Sahibi:
Prof.Dr. Abdurrahim Özgenoğlu

Yayın Kurulu :
Prof.Dr. İsmail Bircan
Uzman Nilüfer Ünal
Osman Kutlu

Editör: 
Gülden A. Pınarcı
Web Tasarım:
Onur Karagöz
             3 Ayda bir yayınlanır.

Edebiyat Köşesi
Gülden A. Pınarcı 
gpinarci@atilim.edu.tr 

ÇOCUK DERGİLERİ


 

Elektronik bültenimizin Edebiyat Köşesi’nde yazı dizisi şeklinde dergicilik tarihimizi inceliyoruz. Bu zamana kadar konularına göre öykü, mizah ve kadın dergilerini ele aldık. Bu sayımızda da bu yazı dizisini devam ettirmek istedik ve sizler için çocuk dergilerini inceledik.

Çocukların dünyasını anlamak zordur. Biz de bir zamanlar çocuk olmamıza rağmen hatırladıklarımız üç beş anının ötesine geçmez ne yazık ki. O hatırlananlardan da aklımızın bir köşesinde -eğer şanslıysak ve eve çocuk dergileri giriyorsa tabii- o zamanın dergileri kalır. Çünkü resimli ve eğlencelidirler. Çocukların ne zaman düşünülüp de onlar için dergi ve gazetecilik faaliyetlerine başlandığına bakmamamızın sebebi de bu güzellikleri canlı tutabilmektir.

Gazetecilikte çocuklara yönelik çalışmalar Tanzimat Dönemi’ndeki yenileşme ve değişim çabalarıyla başlamıştır. Çocuk dergiciliğinin doğuşu Tanzimat’la birlikte hız kazanan sosyal değişimin bir devamıdır. Yeni nesil değişime en açık kitle olarak görülmüştür. Bu düşünce, dönemin aydınlarını çocuklara daha iyi ulaşma yollarının arayışına götürmüştür. Başlangıçta çeşitli edebiyat eserleri yayımlanmış; ancak bunun yanı sıra basında çocuklara yönelik sınırlı yazılar yer almıştır. Ancak doğrudan çocuklara yönelik ürünlerin ortaya çıkması 19. yüzyılın ikinci yarısında mümkün olabilmiştir (Yavuz Bayram, Türk Edebiyatının İlk Çocuk Dergisi: Mümeyyiz (1869-1870)). Bu dönemde ‘dergi’ kavramının net bir anlam kazanmadığı görülmektedir. Bu nedenle çocuklar için hazırlanan yayınlar “gazete, mecmua, ceride, risale” adları altında haftalık, on beş günlük veya aylık sürelerde yayımlanmıştır (Şeyma Gençel, “Çocuk Dergileri”, Türkiye’de Dergiler Ansiklopediler (1849–1984)).

Cemil Meriç “Kültürden İrfana” kitabında çocuk dergileri için “Çocuk dergilerini anmadan çocuk edebiyatı tamamlanmış olmaz. İz bırakan eserlerden çoğu bu dergilerde doğmuştur.” demiştir.  Çocuk dergileri bir ülkede çocuk kültürüne, sanatına ve edebiyatına katkı sağlayan yayınlardır (Mustafa Ruhi Şirin; Çocuk Edebiyatı).



İlk Çocuk Dergisi Mümeyyiz


Tanzimat Dönemi’nde çıkarılmaya başlayan çocuk dergileri genellikle haftada bir ve perşembe günleri yayımlanmıştır. İsim seçimlerinde ise daha çok çocukların hoşlanabileceği ya da çocuklukla ilgili çağrışımlar uyandıran isimler seçilmiştir. 19. yüzyılın sonlarından itibaren dönemin ün yapmış yazarları da çocuk dergilerinde yazmaya başlamışlardır.
Tanzimat Dönemi’nde yayımlanan ilk çocuk dergisi, 1869’da çıkarılan Mümeyyiz’dir. Mümeyyiz, iyiyi kötüden ayıran demektir. Aşağıdaki tespit ve değerlendirmelerden de anlaşılacağı gibi Mümeyyiz’in çocuklar için çıkarılan ilk dergi olduğu konusunda kaynaklar hemfikirdir:

“Türk dergiciliğinde bir ilk olan diğer bir girişim ise 1869 yılında Mümeyyiz’in çıkarılmasıdır. Aynı adla bir gazetenin haftalık eki olarak yayınlanan Mümeyyiz, ilk çocuk dergisi unvanına sahiptir.” (Hasan Refik Ertuğ; Basın ve Yayın Hareketleri Tarihi)

“Bu (Mümeyyiz), Türkiye’deki ilk çocuk dergisiydi.” (Meydan Larousse 1986)
“Haftalık olanıysa (Mümeyyiz), doğrudan doğruya çocuklara yönelik ilk Türkçe gazetedir.” (Büyük Larousse 1986)

Çocuklar için hazırlanan ilk dergi olan Mümeyyiz, aslında aynı adla yayımlanmış gazetenin haftada bir olmak üzere cuma günleri çıkarılan ekidir. İlk sayısı 15 Teşrinievvel (Ekim) 1869’da (Hicrî 9 Recep 1286), son sayısı 14 Teşrinievvel 1870’te (Hicrî 19 Recep 1287) yayımlanmıştır. Bu anlamda Tanzimat Dönemi’nde çıkarılan dergiler içerisinde en uzun süre yayında kalmayı başaran dergi olmuştur. Derginin büyük harflerle yazılı adının altında, “Çocuklar için gazetedir.” ifadesi yer almaktadır.

Mümeyyiz

 

Mümeyyiz’in çıkarılış amacı, en iyi yine derginin sayfaları arasında anlatılmaktadır. Bu amaç, ilk sayıda “Maksûd” başlığı altında, zaman zaman da başka bölümlerde söyle ifade edilmiştir.


“Bu hâlde maksûdumuz, ancak birinci derecede müstehak-ı hizmet olan çocuklara haftada bir def‘a ya‘ni Cum‘a günleri isbu gazeteyi çıkarmak ve hüsn-i ahlâk u terbiyeye vü tahsîl-i ma‘ârif ü kemâlât-ı insâniyeye dâ’ir büyüklerimizin te’lifâtında gördüğümüz bahsleri çocukların anlayabileceği ibârelerle yazmaktır. Umarız ki hulûs-ı ni’yet, sa‘yımızı meskûr u kusûrumuzu ma‘zûr eder ve tezâyüd-i sevk ü gayretimizi mûcib olacak sûrette kabûl-i ‘âmmeye mahzar kılar.” (Mümeyyiz’den Aktaran: Yavuz Bayram, Türk Edebiyatının İlk Çocuk Dergisi: Mümeyyiz (1869-1870))


Mümeyyiz, Yahya Akyüz’ün ifadesiyle: “Usûl-i Cedîd hareketinde emeği geçen Kırımlı Türk eğitimcilerinden” olan Sıdkı Efendi adında bir eğitimci-gazeteci tarafından çıkarılmıştır. (Yahya Akyüz, Türk Eğitim Tarihi) Derginin kadrosunu Sıdkı Efendi dışında Tevfîk, Emîn, Ahmed Fâik, Rıfat Efendi ve Süleyman Fâik gibi isimler oluşturmuştur. Dergi, 215 mm x 290 mm boyutlarındadır. Yazılar ise iki sütûn hâlinde 148 mm x 243 mm ebadında bir çerçeveye yerleştirilmiştir. 41 sayı 4 sayfa, 8 sayı ise 8 sayfa yayımlanan dergi toplam 49 sayı çıkarılmıştır.


Derginin değişik nüshalarında, çocukların ilgisini çekmek ve onları eğlendirmek amacıyla “fıkrat-ı muhtasara”, “latîfe” veya “letâ’if” başlıkları altında fıkralara yer verilmiştir. İçerikleri ve verdikleri mesajlar açısından, bunların ‘eğitici’ nitelikli olmalarına özen gösterildiği anlaşılmaktadır. Amaç, “Bazı muhtasar ve güzel hikâyeler mütalaası çocukların zihinlerinin açılmasına medâr olacağından bundan böyle nasihat olunacak bazı kısa hikâyelerin gazetemize derci münasip görünmüştür.” cümlesiyle 16. sayıda kısaca ifade edilmiştir. (Yavuz Bayram, Türk Edebiyatının İlk Çocuk Dergisi: Mümeyyiz (1869-1870))

Mümeyyiz dergisinin dil konusunda tutumu önemlidir. Çünkü dergi sadece sade dili kullanmakla kalmamış, gücü yettiğince dil konusunda uyarılarda da bulunmuştur. Dergi kimi yerlerde lisan yerine dil sözcüğünü kullanmayı yeğlemiştir. (İsmet Kür; Türkiye’de Süreli Çocuk Yayınları)

Mümeyyiz’i 1875’te Sadâkat izlemiştir. Sadâkat sayfalarında öğretici yazılara yer vermesinin yanı sıra eğlendirirken öğretmeyi amaçlamıştır. Yazıların çoğu yabancı dilden çevrilmiştir. Derginin içeriğinde küçük hikâyeler, soru - cevaplar, okuyucu mektupları, durub-ı emsal (atasözleri) gibi köşeler bulunur. Dili oldukça sadedir. Sık sık lisanımızın Türkçe olduğuna vurgu yapmıştır. Noktalama işaretleri kullanılmıştır.
Sadâkat çok fazla ilgi görmesini 2. sayıda “Teşekkür” başlıklı yazısıyla şu şekilde yansıtmıştır:

Sadâkat (2 Şubat 1877)

 


“Gazetemiz çıktığı gün binbeşyüz nüshası satıldı. Ertesi gün yine gazete isteyenlerin haddi hesabı olmadığı ve adeta matbaaya hücum edercesine adamlar geldiği için birinci nüshayı tekrar bastık. Ondan da bin kadarı satıldı. Bunlar hep çocukların gösterdiği rağbet ile hâsıl olduğundan teşekkür ederiz ve böyle giderse biz de elden geldiği kadar gazeteyi ileri götürmeye çalışacağız. Hemân Cenâb-ı Hakk muvaffak eylesin. Âmin.” (İsmet Kür; Türkiye’de Süreli Çocuk Yayınları)

Sadâkat 6. sayıdan sonra “Etfâl” adıyla bağımsız bir dergiye dönüşmüştür. Çocuklar anlamına gelen Etfâl, Sadâkat’in devamıdır; ancak dili daha ağırdır. Yabancı tamlama ve sözcükler daha fazla kullanılmıştır. Bunun haricinde Sadâkat’ten farklı bir tarafı yoktur. Haftada bir çıkan derginin bir seneliği yirmi, altı aylığı 10 kuruştur. Ayrıca dergi ilan olarak sadece kitap ilanlarına yer vermektedir.
İsmet Kür “Türkiye’de Süreli Çocuk Yayınları” adlı eserinde Etfâl dergisiyle ilgili şu bilgileri vermektedir:

“Etfâl dergisinin eni 21, boyu 30 cm’dir. Kapak dâhil iki yapraktır. Hakkı Tarık Us Kütüphanesi’nde 1. ve 13. sayıları var. Öbür kütüphanelerde adına bile rastlanmadı. Ne yazık ki, ‘paramparça’ya yakın halde. Eski dergilerin tümünün hali acınacak gibi ama sanırım rekor bunda. Sözcükler zorlukla okunuyor, kimi de okunamıyor. 

 

Etfâl (2 Kanunisan 1307)

Dergi Sadakat’la her ne kadar aynı gibi görünse de farklılıklar vardır. En önemli farklılık dilinin ağırlaşmasıdır. İmlada da yenilik falan düşünüldüğü yok. Noktalama işaretlerinin kullanılmasında Sadakat dergisine oranla gerileme görülüyor.”


Tanzimat döneminde İstanbul’da yaşanan gelişmelerle birlikte büyük bir kültür merkezi olan Selanik’te de çocuk dergileri çıkmaya başlamıştır. 1875 yılında  ilk olarak “Ayine” dergisi çıkarılmıştır. Ayine, ayna, Mir'ât, kendisine tecelli ve aksedeni gösteren veya bildiren şey anlamına gelmektedir. (Osmanlı- Türkçe Lügat)


Hem  kadınlara  hem  de  çocuklara  hitap  eden  Ayine,  aile dergisi  görünümündedir. Dolayısıyla tek başına çocuk  dergisi  sayılmaz.  Bu yüzden süreli çocuk yayınıyla ilgili yayımlanan katalog ve kitaplarda adına rastlanmamıştır. Ayine daha çok kadınlara hitap ettiğinden dönemin kadın dergileri içerisinde yer almıştır. 


Batılı Anlamda İlk Çocuk Dergisi Arkadaş


Sadâkat’tan sonra öğreticilik yönü ağrı basan bir başka dergi 1876 yılında yayımlanan Arkadaş olmuştur. Dergi, Osmanlı ve Avrupa basını hakkındaki bilgilerden, Batı’daki yeni gelişme ve keşiflerden okuyucularını haberdar etmeye çalışmıştır. Şekil ve muhteva yönünden Batılı anlamdaki ilk çocuk dergisi olduğu söylenebilir. Dili sadedir. İmlada bazı yeniliklere yer vermesi de dikkat çeken yönlerinden olmuştur.


1880 yılında yayımlanan Bahçe dergisi Avrupa ülkelerinden sık sık bilgilere ve haberlere yer vermiştir. Avrupa’da çocuklar için yüzlerce gazete ve dergi olduğundan bahsetmiştir. Bizde de bu sayının artması için derginin fiyatı 40 paradan 20 paraya düşürülmüştür. Dergide Batı ülkelerinden tercümeler yayımlanmıştır. Eğlendirirken öğretmeyi amaçlamıştır..

Bahçe’den sonra 1882 yılında on beş günde bir Çocuklara Arkadaş dergisi yayımlanmıştır. Derginin Muharriri Sıhıyye Ketebesinden Mehmet Şemseddin’dir. Çocuklara Arkadaş dergisinin sayfa düzeni dönemin diğer dergilerine göre daha güzel tasarlanmıştır. Ayrıca dergide her yazıda bir insan ya da hayvan resmi kullanılmıştır. Derginin dikkat çeken bir yönü de her sayıda mutlaka bir hayvanın tanıtılmasıdır. Dahası söylene yazıla günümüze kadar gelmiş küçük öykülere, masallara ilk bu dergi yer vermiştir. Derginin eni 8,5, boyu 14 cm’dir. 16 sayfa çıkmaktadır.

Çocuklara Arkadaş (Cilt 1, Sayı 1)

 

 

Dergi ağır konuları çocukların anlayacağı türden yazmayı başarmıştır.

Dergideki hemen tüm yazılar kısa, açık ve çocukların ilgisini çekecek türden şeylerdir. Öğretici yazılarda dil daha sadedir. Çeviri yazılara da yer vermiştir.


1883 yılında yayımlanan Çocuklara Kıraat  Avrupa, Avrupa şehirleri, Avrupa eğitim sistemi ve dünyanın diğer bölgeleri hakkında bilgiler vermiştir. Sayfalarında çeviri öyküler de vardır.

 

Çocuklara Kıraat  ( Cilt 1, Sayı )

On beş günde bir çıkan dergi, dilde sadeleşmeyi savunmasına rağmen bazı yazılarda oldukça ağır bir dil kullanmıştır. Dergide diğer dergilere kıyasla başyazı geleneği yoktur.


1881 yılında yayımlanan Çocuklara Arkadaş dergisinde yer alan resimler eleştirilmezken, Çocuklara Kıraat dergisinde yayımlanan insan ve hayvan resimleri eleştirilmiştir.


1883 yılında yayımlanan Vâsıta-yi Terakki dergisiyle ilgili kaynaklara rastlanmamıştır; ancak sadece çocuklara yönelik bir dergi olduğu bilinmektedir:


“Vâsıta-yi Terakki on beş günde bir 6 yaprak çıkmaktadır. Dergide yazılar uzundur ve cümleler karışıktır. Derginin değişik bir özelliği yoktur. Kütüphanelerimizde 4 sayısı var. Büyük bir ihtimalle zaten bu kadar çıkmıştır. Dili, kendinden öncekilerin dilinden biraz daha ağır. İmla konusunda da özel bir tutumu yok.” (İsmet Kür; Türkiye’de Süreli Çocuk Yayınları)

1887 yılında Çocuklara Tâ’lim dergisi yayımlanmıştır. On beş günde bir çıkan derginin bir nüshası 1 kuruştur.  Derginin eni 15, boyu 24 cm’dir. Kapağı ve içi resimli olan derginin her sayısı farklı bir renkle çıkarılmıştır. Öğretmen olan ve daha önce Çocuklara Arkadaş ve Arkadaş dergilerinde yazan Mehmet Şemseddin’in bu dergide de yazıları çıkmıştır. Derginin dil konusundaki tutumu önemlidir. Mehmet Şemseddin’in kendi deyişiyle “salt Türkçeye” varmak çabasındadır. Çocuklara Tâ’lim çocukları öz dillerine götürmeyi amaç edinmiştir. Dergi 6. sayıdan sonra Türkçe sözcükleri açıklamaya başlamıştır.  Ayrıca dergide noktalama işaretleri doğru kullanılmıştır.

Çocuklara Tâ’lim

 

 

Kız Adını Kullanan İlk Dergi Çocuklara Mahsus Gazete

1896 yılına gelindiğinde Çocuklara Mahsus Gazete yayımlanmıştır. Haftada bir çıkan gazetenin bir nüshası 10 paradır. Derginin en önemli özelliği 11 yıldan fazla bir süreyle, hiç aksamadan yayımlanabilmiş olmasıdır. Derginin boyutları, önce 24 x 27,5’tur. Sayfa sayısı 8’dir. Dergi 8. sayıdan sonra biraz küçülmüştür. Ancak sayfa sayısı 8’den 16 sayfaya çıkarılmıştır. Aynı zamanda dergi kapatılmasına yakın tekrar 8 sayfaya düşmüştür.


Eski harfli çocuk dergilerinin en uzun ömürlüsü olan dergi, Avrupa standartlarına yaklaşan dergilerden biridir.

Bu dergiden öncekilerde dergi adlarının altında hep “etfâl-i vatan (vatan çocukları) ve benzeri sözcükler bulunur ve hitaplar daima “Beyler, Efendiler” olurdu. Bu dergide başlığın altındaki yazıda “Zükur ve inas etfâl-i vatan” (erkek ve kız vatan çocukları) kullanılmıştır. Kız adını kullanan ilk dergidir.

Çocuklara Mahsus Gazete
(3 Ağustos 1322)

 

 

İstanbul Dışında Yayımlanan Dergilerin İlki Çocuklara Rehber

Osmanlı çocuk dergiciliğinin zirvelerinden biri olan Çocuklara Rehber dergisi 1897 yılında yayımlanmıştır. Haftada bir çıkan dergi 20 paraya satılmıştır. İstanbul dışında yayımlanan dergilerin ilkidir. Çocuklara Rehber’in sayfalarında çocuk şarkıları, şiirler, ana sınıfı için manzumeler, çocuklar için piyesler, kısa ve ileri bir edebiyat tekniği ile yazılmış hikâyeler, dönemin eğitim kurumlarından verilen haberler, tercüme hikâyeler, Avrupa ve ABD’den aktüel haberler, Latin harfleriyle yazılan Fransızca kelimeler yer almıştır.

Çocuklara Rehber dergisinin çocukla ebeveyni aynı anda eğitmeye çalışması, erkek kız ayrımı göstermemesi de derginin dikkat çeken yönlerindendir.

Çocuklara Rehber (Sene 1, Sayı 13)

 
   

Meşrutiyetle beraber iyice şekillenecek ve zemin bulacak olan çocuk edebiyatının en önemli temelinin Çocuklara Rehber dergisinin takip ettiği yayın politikasıyla, onun sayfalarında atılmıştır demek doğru bir hüküm olur. (Cüneyt Okay; Eski Harfli Çocuk Dergileri, 1999)


1904 yılında Çocuk Bağçesi yayımlanmıştır. Dergide dönemin ünlü yazarlarından Tevfik Fikret, Mehmet Emin, Hüseyin Cahit, Rıza Tevfik, Faik Ali, Ali Ulvi, Raif Necdet yer almıştır. Çocuk Bağçesi dergisinin eni 17, boyu 28 cm’dir.


Derginin ilk sayısında yer alan “İfade-i Mahsusa” başlıklı yazıda; mektep dersleriyle yorulan beyinlerin başka şeylerle meşgul olma ihtiyacının yüz gösterdiği, bir mesele üzerine yorulan fikirlerin, yeniden kuvvetlenmesi ve açılması için bir bahçede gezinerek, değişik çiçeklerle meşgul olmasıyla kalplerin neşeleneceği belirtilmiştir.

 

 

 

 

 

 

 

Çocuk Bağçesi (Sene 1, Sayı 1)

 

   

Ayrıca bütün bu çiçeklerle bezenmiş marifetlerle, bilimlerle donanmış bir çocuk bahçesinin hazırlandığı iddialı ve süslü cümlelerle ifade edilmiştir.

Meşrutiyet Dönemi’nde çıkan bir diğer dergi Musavver Küçük Osmanlı’dır. Bu dergi daha çok okula giden çocuklar için çıkarılmıştır. Dergi sayfalarında yer alan fikirler ve bilgiler soru- yanıt biçiminde verilmiştir.
1909 yılında yayımlanan Arkadaş dergisi iç sayfalarda adını “Mekteblilere Arkadaş” olarak duyurmuştur. Süse meraklı bir dergi olan Arkadaş, genellikle her yazının ilk sözcüğü çok süslü yazılmıştır. 32 sayfa çıkan dergi 6. sayıda el değiştirmiştir. Arkadaş’ta gününün olduğu kadar isimleri yazın tarihimize geçmiş; Cenap Şahabettin, Tevfik Fikret, Fazıl Ahmet, Hüseyin Suat, Celal Şahin’in yazılarına da yer verilmiştir.

Arkadaş (Sayı 2, Cilt 1)

 

 

Yine meşrutiyet yıllarında yayımlanan bir dergi olan Çocuk Dünyası haftada bir çıkarılmıştır. Müdürü Tevfik Nûrettin Azeri Türklerinden olduğu için dergide “Turancılık” da işlenmiştir. Ziya Gökalp de bu çabaya katkı sağlamıştır. Derginin renklenmesini sağlayan,  adları zamanımıza kadar uzanmış İsmail Hakkı Baltacıoğlı, Mehmet Emin Yurdakul, Selim Sırrı Tarcan, Ali Ulvi Elöve, Aka Gündüz gibi yazarları görüyoruz.

Çocuk Yurdu 1913 yılında yayımlanmıştır. Dönemin diğer çocuk dergileriyle kıyaslandığında dili ağır olan bir dergidir.

Aynı yıl yayımlanmaya başlayan Mektebli dergisi alışılagelmişin dışında bir kapak düzeniyle çıkmıştır. Haftalık olarak yayımlanan derginin hemen her sayısında öykü, monolog, oymacılık ve elişleri üzerine yazılara yer verilmiştir.

 

Çocuk Dünyası (Sayı 1, Cilt 1)

Ayrıca dergi içeriğinde Balkan Savaşı’nın intikamının alınmasına yönelik yazılarda kin teması yoğun bir şekilde işlendiği görülmüştür.  Dergide öğrenci yazılarına özen gösterilmiş ve her sayıda yer verilmiştir. Dergi 20. sayıda İskender Fahrettin’in eline geçmiş ve bu sayıdan sonra 8 sayfalık bir ilave yer almıştır. 


Çocuk Duygusu adlı dergi de yine 1913 yılında yayım hayatına başlamıştır. Haftalık çıkan derginin kapakları resimli yayımlanmıştır. Resimlerin çoğunda kadınlar ve çocuklar yer almıştır. Bu dergilerin yayımlandığı yıllar Balkan Savaşı acılarının yaşandığı yıllar olduğu için bu dönemde çıkan çocuk dergilerinde savaşın izlerine rastlanmıştır. Çocuk Duygusu da 6. sayısında bu konuya yer vermiştir.


Dergide yer alan masallarda genelde havyan olarak tavşana yer verişmiştir. Dergi kimi zaman dili çok ağır kullanmış kimi zaman da öz Türkçe kelimelere yer vermiştir.


Aynı yıl yayımlanan bir diğer dergi Türk Yavrusu, dönemin diğer dergilerine kıyasla en zayıfıdır. Bu dergide dikkati çeken, okurlarından bahsederken kadınları ön plana alması olmuştur.  Ayrıca derginin sayfalarında iç ve dış haberlere yer verilmiştir.


Dil ve İmla Konusunda İlk Köklü Değişikliği Gerçekleştiren Dergi Çocuk Bahçesi

 

 

1913 yılın son çocuk dergisi Çocuk Bahçesi’dir. Dergi Osmanlı Dönemi’nde yayımlandığı halde “Osmanlı” sözcüğünün geçmediği tek dergidir. Diğer çocuk dergilerinde olduğu gibi Balkan Savaşı yenilgisinin acıları dergi sayfalarına yansımıştır. Bu dönemde yayımlanan çocuk dergilerin çoğu memleketin sorunlarını çocuklara yansıtma taraftarı olmuşlardır; ancak bu dergilerin hiçbiri bu işi Çocuk Bahçesi kadar bilinçli, düzenli, sürekli ve çocukların anlayabileceği biçimde yapamamıştır.  Ayrıca Çocuk Bahçesi dil ve imla konusunda ilk köklü değişikliği gerçekleştirmiş dergidir.

Çocuk Bahçesi (Sayı 1, Sene 1)

 
   

1914 yılında Çocuk Dostu adıyla bir çocuk dergisi yayımlanmıştır. Bu dergi okul öncesi çocuklara yönelik çıkarılmıştır. Sade bir dil kullanan dergi sayfalarında resme bolca yer ayırmıştır. 


1914 yılından 1922 yılına kadar çocuk dergilerine rastlanmamıştır. Sadece 1918 yılında “çocuklar için çıktığını bildiren” Hür Çocuk yayımlanmıştır. Ancak bu dergi de çocuk dergisinden çok sağlık dergisine benzemiştir. Dergideki yazıların çoğu çocuklar için değil büyükler içindir.


1925 yılına gelindiğinde Bizim Mecmua çıkar. İlk 27 sayısı az resimli çıkan dergi ikinci çıkışında resimli bir dergiye dönüşerek daha hafif konuları ele almıştır.

 

Hür Çocuk (1918)

   

 

 

1923 yılında Musavver Çocuk Postasıyayımlanmıştır. Derginin müdürü Süleyman Tevfik Zorluoğlu’dur. Dergi en çok sayfalarında resim ve karikatürlere yer vermesiyle dikkat çekmiştir.

Musavver Çocuk Postası (Sayı 1, Cilt 1)

 
   

 

Yine aynı yıl çıkan Yeni Yol dergisi düzenli bir şekilde yayımlanmıştır. Okulların tatil olduğu yaz aylarında çıkamayan dergi her sayısında çeşitli yörelerden haberlere, fotoğraflara ve yazılara sayfalarında yer vermiştir. Zengin bir içeriğe sahip olan dergide öyküler, masallar, manzumeler, seyahat, tarih, roman, oyun ve bulmacalar yer almıştır. Derginin 41. sayıdan itibaren kapakları renkli çıkmıştır.

 

Yeni Yol (Sayı 15, Cilt 1)

   

1924 yılına gelindiğinde Haftalık Resimli Gazete yayımlanmıştır.  Dergi başladığı gibi devam etmiş ve sayfalarında ilginç yazılara yer vermiştir. Derginin bir diğer özelliği de dünya ile ilgili haberlere yer vermesidir.


Dönemin diğer dergileri ise şöyle: Sevimli Mecmua (1925), Resimli Mecmua (1925), Çocuk Dünyası (1926), Çicek (1926), Gürbüz Türk Çocuğu (1926), Çocuk Dünyası (1927), Çocuk Yıldızı (1927).

Haftalık Resimli Gazetemiz (Sayı 1 Cilt 1 )

 

Cumhuriyet Dönemi’nde yeni harflerin kabul edilmesinden sonra çocuk dergilerinin hem sayısı hem de baskı sayıları çoğalmıştır. Ancak daha önceki dönemlerde olduğu gibi Cumhuriyet Dönemi’nde de yayın hayatını uzun ve kesintisiz sürdüren çocuk dergileri azdır. (Alemdar Yalçın, - Gıyasettin Aytaş, Çocuk Edebiyatı)Ancak çocuklara yönelik kitapların az olduğu yıllarda Çocuk Sesi, Arkadaş ve Çocuk gibi dergilerin çocukların gelişimini sağlama açısından faydalı olduğu söylenebilir. Cumhuriyet Dönemi’nde yayımlanmış bazı dergiler ise şunlardır: Diyanet Çocuk Dergisi, Elma Şekeri, Şeker Çocuk, Milliyet Kardeş, Milliyet Çocuk Dergisi, Vakıf Çocuk, Türkiye Çocuk, Yeni Can Kardeş, Tercüman Çocuk Dergisi, Kandil Çocuk, Çocuğa Selam, Kumbara, Başak Çocuk, Başaralım, Yavru Türk.

1869-1928 yılları arasında yayımlanan çocuk dergilerde eğitici ve öğretici içeriğin amaçlandığı söylenebilir. Ayrıca bu dönemin dergileri içeriklerinde bulmaca, bilmece ve fıkralara yer vererek çocukları eğlendirirken bilgilendirmeye çalışmıştır.

1928 yılında gerçekleşen oldukça uzun bir hazırlık dönemi gerektiren harf devrimi; beraberinde getirdiği etkin bir yaygın ve örgün eğitim seferberliği nedeniyle okuyan çocuk sayısı artmıştır. 1928-1945 yılları arasında yayın yaşamına 23 çocuk dergisi katılmıştır:

Çocuk Sesi (1928), Gençlik (1928), Şen Çocuk (1932), Afacan (1934), Çalışkan Çocuk(1934), Mektepli Gazetesi (1934),  Oklahoma (1935), Olgun Çocuk (1935), Çocuk (1936), Gelincik (1936), Yavrutürk (1936), Cumhuriyet Çocuğu (1938), Çocuk Gazetesi (1938), Asrın Çocuğu (1938), Binbir Roman (1941), Çocuk Romanları (1941), Bilmece (1943), Çocuk Dünyası (1943), Çocuk Haftası (1943), Türk Çocuğu (1944), Çocuk Gözü (1945), Doğan Kardeş (1945), Şen Çocuk (1945), Can Kardeş (1947), Çocuk Alemi (1947), Küçük Kardeş (1947), Armağan (1950).

Bu dergiler arasında çocuk haklarını savunan bir dergi bulunması, Cumhuriyet Dönemi aydınlarının çocuğa karşı toplumsal sorumluluklarını yansıtması bakımından ilgi çekicidir. (Meral Alpay, Türk Çocuk Edebiyatı)Bu yıllarda yayımlanan dergilerdeki yazarlarının ve yayıncılarının çoğu öğretmenlik mesleğinden gelmiştir. 1940’lardan sonra en çok dikkati çeken çocuk dergileri Çocuk Haftası(1943) ve Doğan Kardeş (1945) olmuştur. 1960’lardan sonra Doğan Kardeş sayfalarını yavaş yavaş çizgi romanlara bırakmaya başlamış ve 1978 yılında da grev nedeniyle kapanmıştır.


1950’lilerde Çocuk Dergilerinin Vazgeçilmezi Amerika’dan Alınan Çizgi Romanlar


1950 yıllara gelindiğinde çocuk dergilerinin sayfalarında Amerika’da alınan çizgi romanlar dikkat çekmiştir. Pekos Bill, Koca Teks, Oklahoma, Bill Kid, Deyvi Kroket, Tom Miks, Zagor, Zembla, Tarkan, Kansas vb. gibi çizgi romanlar dergi sayfalarında bolca yer almıştır. Bu çizgi romanlar dönemde yayımlanan birçok dergiye de isim olmuşlardır. Bu yıllarda yayımlan dergiler şunlardır: Pekos Bill (1951), Pekos Bill’in Harikulade Maceraları (1951), Ateş (1925), Harika (1952), Karınca (1952), Kelebek (1952), Resimli Tomurcuk (1952), Yurt Çocuğu (1952), Çocuk ve Yuva (1953), Koca Teks (1953), Oklahoma (1953), Çocuk Dünyası (1954), Genç Ay (1954), Bill Kid (1955), Dedektif Nik’ın Maceraları (1955), Deyvi Kroket (1956), Roket (1956), Teksas (1956), Tom Miks (1959), Rodeo (1957), Süperman (1958), Dakota (1959), Dirik Daring (1959), Jim Tora (1959), Kansas Kid (1959), Kinova (1959), Kit Taylor (1959), Red Kit (1959), Tom ve Miki (1959), Kovboy (1960), Zagor (1962), Zoro Kara Süvari (1963), Tarkan (1970)… vb.

Ofset baskısının kolaylığında ve maliyetinin düşük olmasından dolayı yayıncıların tercih ettiği bu tarz çocuk dergileri günümüzde de mevcuttur.

Günümüz dergiciliğine bakıldığında görülecektir ki teknolojik olanaklar ve dergi anlayışındaki değişimle bol fotoğraflı, büyük yazılı ve çocukları yeni yeni gelişmelerden haberdar eden bir anlayış yerleşiyor. Bu yerleşen anlayışın çocukların gelişimsel özelliklerine ne kadar uygun olduğu psikolog ve çocuk gelişimcilerin konusu olduğu için çok girmemekle birlikte bunun Tanzimat’tan gelen kültürel birikime sekte vurduğunu söylemek yerinde olacaktır. Tabi ki değişen dünyayı görmezden gelmemek koşuluyla yenilik kavramı ve bunun sonucu olan değişim kavramı anlaşılabilir olgulardır; ancak bunların Ziya Gökalp’ın dediği muasırlaşmak mı yoksa kültürel birikimi koruyarak muasırlığın gereken yönlerini mi almak noktasında çelişkiler taşıdığı açıktır.

Çocuk aile kurumlarının en değerli varlığı olma görevin Tanzimat’tan beri edinmeye başlamış ve bugünlere kadar gelmiştir. Çocuk dergiciliğinden hareketle varacağımız noktada ise görüyoruz ki günümüzde çocuğa verilen önem birikimli bir kültürel belirlemeciliğin sonucu olarak ortaya çıkmıştır.

Kaynaklar
Abdulkadir DURMUŞ, (2007). 1897- 1910 Yılları Arasında Çıkan Eski Harfli Çocuk Dergilerinin Çeviri Metinleri Üzerine, Yüksek Lisans Tezi, Sakarya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sakarya.
Ahmet Hamdi TANPINAR (2006),  XIX. Asır Türk Edebiyatı Tarihi, YKY İstanbul.
Alemdar YALÇIN, - Gıyasettin AYTAŞ, (2005) Çocuk Edebiyatı, 3. Baskı, Akçağ Yay., Ankara.
Büyük Larousse (1986), C:16, Milliyet Gazetecilik, İstanbul.
Cüneyt OKAY , (1999), Eski Harfli Çocuk Dergileri, Kitabevi, İstanbul.
Ferit DEVELLİOĞLU, “Osmanlıca- Türkçe Lügat
Hasan Refik ERTUĞ (1970), Basın ve Yayın Hareketleri Tarihi, C:1, İstanbul Üniversitesi Yayınları, İstanbul.
İsmet KÜR (1991) Türkiye’de Süreli Çocuk Yayınları, Atatürk Kültür Merkezi Yayınları, Ankara.
Meral Alpay, Türk Çocuk Edebiyatı.
Meydan Larousse (1986), C:9, Meydan Yayınevi, İstanbul.
Mustafa Ruhi ŞİRİN,, (hzl), (2000) Çocuk Edebiyatı, 3. Basım, Çocuk Vakfı Yayınları, İstanbul.
Şeyma GENÇEL, (1984) “Çocuk Dergileri”, Türkiye’de Dergiler Ansiklopediler (1849–1984), Gelişim yayınları, İstanbul.
AKYÜZ Yahya (1985), Türk Eğitim Tarihi, Atatürk Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Yayınları, Ankara.
Yavuz BAYRAM, (2005), Türk Edebiyatının İlk Çocuk Dergisi: Mümeyyiz (1869–1870), Hece Dergisi S. 104- 104, Ankara, s. 484- 500.
Dergi kapakları Milli Kütüphaneden temin edilmiştir.