Sahibi:
Prof.Dr. Abdurrahim Özgenoğlu

Yayın Kurulu :
Prof.Dr. İsmail Bircan
Prof.Dr. Oya Batum Menteşe
Uzman Nilüfer Ünal
Editör: Gülden A.Pınarcı
Web Tasarım:
Işıl İşler
Onur Karagöz
             3 Ayda bir yayınlanır.

Sohbet Köşesi
Gülden A. Pınarcı  

 

 

DENİZ ASLI DAVAZ

Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi Vakfı

 

 

 


Kadından bir dünya yaratmak… Onlar bunu başardı. Kim mi onlar? Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi Vakfı kurucuları Jale Baysal, Füsun Akatlı, Şirin Tekeli, Füsun Yaraş ve Deniz Aslı Davaz. Bu beş başarılı kadın bir araya geldi ve kadından bir dünya oluşturdu. Bu dünyaya Kadın Eserleri Kütüphanesi dediler. Burada kadınlar kitapların arasında hayat buldu ve hayat vermeye başladı.
Bu dünyanın kurucularından Deniz Aslı Davaz bize Türkiye’nin ilk ve tek Kadın Eseleri Kütüphanesi’ni anlattı:


“Kadın merkezli kütüphaneler ve arşivler, kadınların ve kadın hareketinin belleğini oluşturur, kadınların tarihteki ‘görünmezlikleri konusunda bilinç yaratırlar. Bu kütüphaneler ve arşivler, kadınlık bilincinin gelişimine paralel olarak büyürler.”


 

Bizimle röportaj yapmayı kabul ettiğiniz ve zaman ayırdığınız için teşekkür ederiz. Kadınlarla ilgili yaptığınız çalışmalardan sizi biraz olsun tanıyoruz. Ama yine de Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi Vakfı’nın kuruluş hikâyesinden önce bize kısaca kendinizden bahseder misiniz? Aslı Davaz kimdir?

 

Derginizde kuruma ayırdığınız bu sayfalar için ben teşekkür ediyorum. İstanbul'da doğdum. İlköğretimimi Türkiye'de tamamladıktan sonra Fransa'da ortaokul ve lise eğitimimi tamamladım. Paris Üniversitesi'nde Fransız Dili ve Edebiyatı bölümünde eğitim aldım. Eğitim hayatının ardından uzun seneler mütercim-tercüman olarak çalıştım.
Deniz Aslı Davaz  

1988 yılında, Türkiye'de kadın konulu bir kütüphane, arşiv ve araştırma merkezi kurma girişimine Şirin Tekeli ile birlikte başlattık. Daha sonra 1989 yılında Prof. Dr. Jale Baysal, Prof. Dr. Füsun Akatlı ve Doç. Dr. Füsun Yaraş-Ertuğ ile birlikte Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi Vakfı'nı kurduk. Kuruluşundan bu yana bu Vakıf'ta aktif olarak çalışıyorum.

Uzmanlık alanlarım; Fransız Dili ve Edebiyatı'nın yanı sıra kadın konulu kütüphanecilik ve arşivcilik, Türkiye'de kadın hareketi tarihi ve vakıf yöneticiliğidir. Kadın konulu kütüphanecilik ve arşivcilikle ilgili yazdığım pek çok makale bulunmaktadır. Ayrıca Cumhuriyet dönemini kapsayan kadın süreli yayınlarla ilgili bir bibliyografya da yayınladım

Soldan sağa; Vakıf Hukuk Danışmanı Avukat Ruhsar Erten, Kurucu üyeler; Şirin Tekeli, Jale Baysal, Füsun Yaraş Ertuğ, Füsun Akatlı ve Aslı Davaz

 

 

 Kütüphanenizin amacı, vakıf kuruluş senedinde “Kadınların geçmişini iyi tanımak, bu bilgileri bugünün araştırmacılarına derli toplu bir şekilde sunmak ve bugünün yazılı belgelerini gelecek nesiller için saklamak” şeklinde belirtilmiştir. Çok geniş sınırları olan bu amacı gerçekleştirmek için ne gibi çalışmalar ve projeler yapılıyor?

Bir Vakıf olarak çalışan bu kurum, amacı doğrultusunda Türkiye’de kadınlara ait yazılı belgeleri, gelecek nesiller için sağlama ve koruma çalışmaları gerçekleştirdi. Bu ülkemiz açısından çok önemli bir kazanımdır. Vakfın kütüphaneye belge sağlamak dışında, diğer bir işlevi, diğer kütüphane ve arşivlerde bulunan kadınlarla ilgili belgeleri bulmaktır. Vakıf bu belgelerden oluşan bibliyografyalar ve kataloglar hazırlamıştır. Ayrıca bu belgelere erişimi kolaylaştırmak için de kadın konulu bir Thesaurus hazırlamıştır. Bu çalışmaların yanı sıra, araştırmacıların belgelere daha hızlı ve kolay ulaşabilmesini sağlamak ve aynı zamanda belgelerin ömrünü uzatmak amacıyla, kütüphanedeki 55.000 belgenin dijital ortama aktarılma projesi çalışmaları devam etmektedir. Böylece araştırmalar elektronik ortam üzerinden daha hızlı ve kolay olacaktır. Ancak bütün bunlar çeşitli sorunları da gündeme getirmektedir.

 

Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi Vakfı Dışarıdan Görünüm

Hem Türkiye’de hem dünyada bu kurumların yaşadığı en önemli ortak sorun, maddi zorluklardır. Çünkü bu kurumlara ne yazık ki ödenek ya hiç ayrılmamakta, örneğin Türkiye’de olduğu gibi ya da Fransa, İngiltere ve İtalya gibi ülkelerde ayrılan bütçeler yetersiz kalmakta ve arzu edilen noktaya kurumlar getirilememektedir.


Bu yıl yaşanan önemli bir sorun da, kuruluşu 1920’lere dayanan İngiltere’nin kadın kütüphanesi ve arşivinin, aniden üniversitenin bir kararı üzerine kapanmayla karşı karşıya kalmış olmasıdır. Ancak dünyadan aldığı bütün destek ve dayanışma sayesinde, bizim Vakfımız da bu kampanyaya aktif olarak katılmıştır, bu sorun çözülmüş ve başka bir üniversitenin desteğiyle 2013’te yeni binasına taşınacaktır. Vakfımızda, maddi imkânsızlıklar nedeniyle arşiv sağlama konusunda yaşanan inişler ve çıkışlar, kesintiler ve duraklamalar, koleksiyonlarımızı, nicel olarak olması gereken noktaya ulaştıramamıştır.

Kadın Eserleri Kütüphanesi Bilgi Merkezi Vakfı’nın İlk Genel Kurul Toplantısı

25 yıl sonra Vakıf ne yazık ki düzenli bir mali ödenek henüz alamamış ve koleksiyonların zenginleşmesi sadece gönüllü bağışlarla sağlanmıştır. Bu konuda, yani belge sağlama sürecini kurumsallaştırabilmek ve mali yetersizliği aşabilmek için, projeler çerçevesinde belgelerin kaynağına ulaşmaya çalışıyoruz. Yaşanan bir başka sorun ise kadın konusunda uzmanlaşmış kütüphaneci ve arşivcilerin henüz yetersiz olmasıdır. Kadın konulu belgeleri sağlayan kütüphanelerde, sadece kütüphaneci ve arşivi olmak yeterli değildir, çünkü bir kadın kütüphanesi uzmanı, topladığı ve peşinde olduğu belgelerin niteliğini de bilmek zorundadır. Bu uzman, çalıştığı ülkenin kadın hareketi tarihini iyi bilirse, neyi nerede arayacağını, nerede nasıl bir belge bulacağını bilir. Örneğin, İtalya’daki kadın kütüphanesi, kendi kütüphanecilerini ve arşivcilerini, kadın hareketi tarihi, feminist kuramlar vb. konularında eğitmek üzere, özel olarak düzenlenen uzmanlık kurslarına göndermektedir. Bu kurslarda yetişen uzmanlar, bu yeni donanımı, kütüphanecilik ve arşivcilik bilimiyle harmanlayarak, kurumlarını daha üst bir noktaya taşımaktadırlar. Bu kurumlar, üniversitelerin kütüphanecilik ve arşivcilik bölümleriyle ortak çalışmalar yaparak bu uzmanları yetiştirebilirler.

 Kadınlarla ilgili eserlerin bulunduğu bir kütüphane kurma fikri kimindi? Böyle bir kütüphanenin kuruluş aşamasında aldığınız tepkiler ne yönde oldu?

Kadınlarla ilgili kütüphane ve arşiv kurma girişimleri dünyada 20. yüzyılın başlarında ortaya çıktı. O dönemde kurulan bu kurumlar öylesine zengin bir koleksiyona sahip oldu ki bazıları isim değiştirerek kadın tarihi enstitülerine dönüştüler. Kadın merkezli kütüphaneler ve arşivler, kadınların ve kadın hareketinin belleğini oluşturur, kadınların tarihteki ‘görünmezlikleri konusunda bilinç yaratırlar. Bu kütüphaneler ve arşivler, kadınlık bilincinin gelişimine paralel olarak büyürler. Türkiye’de 1980’lerde önce İstanbul ve Ankara gibi büyük şehirlerde kadınların kurdukları bilinç yükseltme gruplarıyla başlayan yeni feminist dalga kampanyalar, yürüyüşler, kadınlara karşı ayrımcı yasaların protestoları, sığınma evleri, üniversitelerde kadın araştırma merkezleri ve kadından yana çok çeşitli vakıfların kurulmasıyla devam etti.

Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi Vakfı da Aralık 1989 yılında resmen kuruldu ve 14 Nisan 1990’da açıldı. Özellikle Fransa, İngiltere ve Hollanda’da gördüğüm bu kütüphane ve arşivlerin, Türkiye’de de kurma düşüncemi Şirin Tekeli ile paylaştıktan sonra birlikte bu kuruluş sürecine başladık. Bugün artık kadın konusunda özel konulu bir kütüphanenin ve arşivin varlığı herkes tarafından anlaşılmış ve kabul edilmiştir. Oysa 1989 yılında birçok gazete ve dergide böyle bir kütüphanenin gerekliliği pek anlaşılmamış olmalı ki yanlış hatırlamıyorsam bir günlük gazetede “erkek yazarların bulunması yasak olan yeni bir kütüphane açıldı” gibi bir tepki ile karşılaştık.

 

 
14 Nisan 1990 Kütüphanenin Açılış Konuşması(Konuşma yapan Jale Baysal, (Sol) Şirin Tekeli)

Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi Vakfı’nın kurulma aşamasında ne gibi ön çalışmalar yapıldı?

Şirin Tekeli ile birlikte önemli kadın kütüphane ve arşivlerini ziyaret ettik ve yerinde incelemeler yürüttük. Daha sonra Türkiye’de böyle bir kurumun ne tür özelliklere sahip olması gerektiği konusu aramızda tartışıldı ve özellikle kadın merkezli bir kütüphanenin ve arşivin, tasnifleme sistemlerinin yeniden kaleme alınması ve materyale uygun bir sınıflandırma sisteminin hazırlanması bu ön çalışmaların önemli bir bölümünü oluşturdu.

Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi Vakfı kaç yılında kuruldu? Kurucuları Jale Baysal, Füsun Akatlı, Şirin Tekeli ve Zafer Füsun Ertuğ ile nasıl bir araya geldiniz?

Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi Vakfı daha önce söylediğim gibi resmi olarak Aralık 1989’da kuruldu, açılışı ise 14 Nisan 1990’da yapıldı. Şirin Tekeli ile birlikte yaptığımız kuruluş girişimlerine daha sonra Jale Baysal, Füsun Akatlı ve Füsun Ertuğ da aramıza katıldı.Kuruluş öncesi çalışmalarımız yaklaşık bir yıl sürdü.

Kütüphaneniz Fener Vapur İskelesi karşısındaki tarihi bir binada hizmet veriyor. Bu nostaljik mekânın seçilmesinin bir özelliği var mı?

Bu mekânı seçmemizin nedeni o dönemde binanın restore edilmiş ve boş olmasıydı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi de binayı bize tahsis etmeyi kabul etti.

Kütüphanenizin ismi dikkatimi çekti. Sadece kütüphane değil aynı zamanda Bilgi Merkezi” ifadesi de var? Bilgi Merkezi Vakfı’ndan ve çalışmalarından bahseder misiniz?

Bilgi Merkezi ifadesi, günümüzde kadınları ilgilendiren her türlü verinin ulaşılabileceği bir merkez anlamını taşımaktadır.

Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi Vakfı ilk kaç kitapla hizmet vermeye başladı? Şu an kütüphanenizde kaç kitap bulunuyor? Eserler kütüphaneye nasıl kazandırılıyor?

Kütüphane açıldığında bağış yoluyla elde ettiğimiz 100 civarında kitapla hizmet vermeye başladık.
Bu gün ise sadece kadın konulu 10.000’in üzerinde kitap bulunmaktadır.
Vakıf, ağırlıklı olarak bağış ve zaman zaman satın alma yoluyla, koleksiyonlarını zenginleştirmektedir.

Kütüphanenizde ne gibi koleksiyonlarınız bulunuyor? Bunlardan biraz bahseder misiniz?

Vakfın koleksiyonları, Osmanlı’dan günümüze kadınlarla ilgili benzeri olmayan bir arşiv meydana getirmiştir. Bu koleksiyonlar; kitap, süreli yayınlar, efemeralar, kadın konulu tezler ve makaleler, basın taramaları, kadın örgütleri koleksiyonu, özel arşiv koleksiyonu, görsel koleksiyonlar (kartpostal, afiş, fotoğraf, dia video, kaset )ve sanatçı, yazar ve siyasetçi kadınların biyografik dosyalarından oluşmaktadır.

 Son olarak Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi Vakfı’nın kurucu üyesi olarak 8 Mart Dünya Kadınlar Günü hakkında okuyucularımıza neler söylemek istersiniz?

20 yüzyılın başında kadınlar haklarını elde edebilmek için dünya çapında örgütlenmişlerdir. Bu hakların en başında seçme seçilme hakkı, daha adil ve eşit çalışma koşulları ve yasalar karşısında tam bir eşitlik gelmektedir. Yüzyılın başında kadınlar talep ettikleri hakların önemli bir bölümünü elde etmiş olmakla birlikte, bu eşitliğin toplumda fiilen uygulanması daha uzun yıllar sürecektir. 8 Mart yılda bir kez kadınların sorunlarının daha büyük platformlarda dile getirildiği ve bu sorunlara çözüm arayışlarının tartışıldığı ve aynı zamanda da elde edilen hakların kutlandığı bir gün olarak yaşanmaktadır.