Sahibi:
Prof.Dr. Abdurrahim Özgenoğlu
Yayın Kurulu :

Prof.Dr. İsmail Bircan
Prof.Dr. Oya Batum Menteşe
Uzman Nilüfer Ünal
Editör: 
Gülden A.Pınarcı
Web Tasarım:
Işıl İşler
Onur Karagöz   
               3 Ayda bir yayınlanır.

 

 

  Gülden A. Pınarcı

gpinarci@atilim.edu.tr

 

ÖĞRENCİLERİN GÖZÜNDEN KÜTÜPHANE

 

 

Video izlemek için tıklayınız

Kütüphanemizin taşınmasıyla birlikte öğrencilerin ilgisi her geçen gün arttı. Öyle ki birçok öğrenci kütüphanede bizimle çalışarak yardımcı olmak istedi. Biz de bizimle çalışmak isteyen iki öğrencimizin kütüphane hakkındaki görüşlerini merak ettik. Öğrencilerimizden Batıkan Temizer ve Furkan Kalkan’la samimi bir röportaj gerçekleştirdik. Öğrencilerimiz kütüphanenin onlar için ne ifade ettiğini içtenlikle paylaştılar

Bültenimizin bu sayısında size yeni binamızla merhaba diyoruz. Yeni binamızla merhaba derken aramıza bize yardımcı olan öğrenciler katıldı. Onları sizlere tanıtmak istiyorum. Öncelikle Batıkan Temizer bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız?

Batıkan Temizer: Benim adım Batıkan Temizer, Mekatronik Mühendisliği ikinci sınıf öğrencisiyim. Kütüphanemize ilk açıldığı günden beri geliyoruz. Hocamızla tanıştık. Yardımcı olmak için burada bulunuyoruz.

Geldiğiniz için çok teşekkür ederiz. Furkan Bey siz de kendinizi tanıtır mısınız?

Furkan Kalkan: İsmim Furkan Kalkan, Mekatronik Mühendisliği ikinci sınıf öğrencisiyim. Kütüphanede, şu an sizinle beraber olmaktan mutluyum.

Kütüphanede bize yardımcı olduğunuz için tekrar teşekkür ediyorum. Kütüphanemizi nasıl buldunuz? Yeni binamız nasıl?

Batıkan Temizer: Kütüphane öncelikle bizim beklentilerimizin çok üstünde oldu. Hatta çoğu arkadaşımız da kütüphanenin bu kadar kısa sürede açılacağını düşünmüyordu.  "Biz mezun oluruz ondan sonra kütüphane açılır" diye düşünen vardı. Ama gerçekten beklentimizin çok üstünde, çok kısa bir zaman zarfında açıldı.  Ben ilk gördüğümde çok şaşırdım. Eksik yok denecek kadar az. Ben açılışından, burada görev almaktan, burada bulunmaktan çok memnunum ki birçok öğrenci de memnun. Zaten öğrencilerin genelinde şey vardır; ev ortamında odasının kapısını kapatır, bilgisayarının başında ders çalışmaz. Kütüphane ortamının bizim okulun başarısını yükselteceğine ben canı gönülden inanıyorum.

Peki arkadaşlarınızla bir araya geldiğinizde onların da düşünceleri bu yönde mi ya da nasıl?


Batıkan Temizer: Ben zaten bir bakıma onların düşüncelerini burada söylüyorum. Beklentilerimizin çok üstünde bir kütüphane. Kütüphane hakkında hiç kötü bir şey duymadım. Herkesin beklentisinin çok üstünde, gerçekten çok hızlı oldu.

Öğrencilere hizmet verebilmek için biz de özveriyle elimizden geleni yapmaya çalıştık. Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda?

Furkan Kalkan: Ben de Batıkan arkadaşıma katılıyorum. Çok kısa bir zamanda açıldı, hatta ben kütüphanenin sitesinde temel atma tarihine baktım. Mayıs 2011’de temelleri atılmış ki yani 1 seneden kısa bir süre oluyor. Ben gerçekten kütüphaneyi çok güzel buldum. Burada ders çalışmamak için bir neden yok. Mesela,  diğer çalışma salonlarımızda sürekli olarak ses çıkıyordu, ama burada hiçbir ses yok, tam çalışma ortamı.

 Bu kütüphanemiz yapılmadan önce Rektörlük binamızda hizmet veriyorduk. Oradaki ortamla burayı kıyasladığınızda neler söyleyebilirsiniz?

Batıkan Temizer: Kütüphane orada aslında çok dar bir alandaydı. Yani orası da güzeldi. Kitaplarla biraz daha iç içe olmak tabii ki güzel bir ortam, yani insana ders çalışma hevesi veriyordu. Ben hiçbir şekilde fakültemden çıkıp kütüphaneye ders çalışmaya gitmezdim.

Furkan Kalkan: Orası sıkışıktı sanki, burası çok daha ferah.
Batıkan Temizer: Açıkçası oraya gitmeyi biraz üşeniyorduk. Dersimiz bittiği zaman hafta sonları,  özellikle bizim sınavlarımız Cumartesi günleridir, sınavlarımız bittikten sonra direkt evimize geri dönüyorduk. Benim gibi birçok arkadaşımın da evi gerçekten buraya çok uzak, yolda çok zaman kaybediyoruz. Bu kütüphane bir bakıma bizim zaman kaybımızı da engellemiş oldu. Çünkü bazen hafta sonları oradaki kütüphaneyi kullanamayabiliyorduk ya da iki kişi ders çalışmak için gelince orada sesli konuşmalar oluyordu. Öyle bir ortamda dikkat verip çalışman gereken bir dersi çalışamıyordun. Bu kütüphanede hem sesli çalışma bölümü hem sessiz çalışma bölümü var. En önemlisi de  ortamın genişliği, teknolojiyle desteklenmesidir.

 Şöyle bir soru sorayım. Normalde katalog taraması yaptığınızda ya da kaynakları aradığınızda istediğiniz her kaynağa kütüphanemizde ulaşabildiniz mi ya da farklı kaynaklara baktığınızda bulamadığınız kaynaklarımız var mı?

Batıkan Temizer: Yok, kesinlikle olmadı. Özellike o arama bölümü de gerçekten çok güzel, normalde benim bildiğim kütüphanede şey olur, gidip sessizce birine sorarsınız karşıdaki arkadaşın verdiği cevabı alamadan tekrar kütüphanede saatlerce kitabın yerini ararsınız.

Çok rahat katalog taraması yapabiliyorsunuz o zaman.

Furkan Kalkan: Sistem çok iyi. Normalde kütüphaneciler  kalemle gelip yazarlardı, şu zaman getireceksin derlerdi. Şimdi sanırım her şey online oldu,  o da bence çok güzel.
Biz sosyal medyayı da çok fazla takip ediyoruz. Öğrencilerden gerçekten çok iyi çıktılar oluştu. Hiç kimse kütüphanemiz için, kötü demiyor,  herkes ders çalışacağım diyor. Arkadaşlarımızın çoğu hafta sonları başka kütüphanelere gidiyorlardı. Artık herkes kendi okulun kütüphanesine gelecek ki bu da gerçekten kütüphanemizin güzel olduğunu gösteriyor.

Öğrencilerden böyle izlenimler almak da bizleri çok mutlu ediyor.

 Furkan Kalkan: Sizlerin de güler yüzlü olmanız sayesinde.

Çok teşekkür ederiz.

Batıkan Temizer: Ayrıca okulumuzun kısa zaman içerisinde geliştiğini görmek bizi gerçekten çok mutlu ediyor. Nilüfer Hoca’nın kütüphaneyi yükseltmesi, yükselmesi bizi de gururlandırıyor ve onurlandırıyor. Sonuçta biz bu okuldan mezun olacağız.

Şu an için kütüphanemiz yeni açıldı. Kütüphanemizin öğrencilerimize, kullanıcılara daha iyi hizmet vermek adına çok sayıda projeler var . Onlar da zamanla gerçekleşecektir, yavaş yavaş oluşacaktır. Dolayısıyla kütüphanemiz şu anda siz kullanıcılara, arkadaşlarınıza, öğrencilerimize her zaman hizmet vermeye hazır. Peki Mart ayının son haftası Kütüphane Haftası, sizin kütüphaneyle tanışmanız ilk ne zaman oldu?Kütüphane denildiğinde sizde nasıl bir ortam, nasıl bir mekân canlandı?

Batıkan Temizer: Kütüphaneyle benim tanışmam şöyle oldu. Asker ailesi mensubuyum; annem, babam asker. Ordu evlerinin kütüphaneleri olurdu ama tabii ordu evlerinin kütüphanelerinde de işte ders kitaplarından öte romanlar, hikâyeler, askeri makaleler, daha doğrusu bizim hayat sınırlarımızda onlar kapalı bir yer sistemiydi. Bizim kütüphaneyle tanışmamız öyle oldu. 8-9 yaşlarında tanıştık. Kütüphane ders çalışmaktan öte gidip sadece roman, hikâye gibi kitapların okunacağı bir yermiş. Ama tabi dediğim gibi bu neredeyse bizim bazı hayallerimizin bile üstüne çıkıyor.

Furkan Kalkan: Ben de Batıkan gibi düşünüyorum.  Benim babam da ordu mensubu. Bende kütüphaneyle tanıştığımda sanırım 10 yaşındaydım. Kars’ta kütüphaneye gitmiştim. Kütüphane küçükken benim aklımda şöyle kaldı: O zaman kütüphane çok dar bir ortamdı. Hani böyle çok sıkış kitaplar üstüne üstüne geliyor. Hatta korkmuştum, kütüphane beni çok negatif etkilemişti. Büyük raflar, daha sonra kalın kalın kitaplar. Keşke bu kütüphaneyle küçükken tanışsaydım mesela. O zaman sanırım aklımda daha iyi kalırdı.

Batıkan Temizer: Ordunun çalışanları mesela Furkan da keza öyledir. Genelde asker mensupları böyle sınırlı zaman kütüphaneyi kullanır, o şekilde ayarlarlardı. Ama tabii sonra ileride tanıştıkça daha güzel bir ortamla karşılaştığımızı anladık.

Furkan Kalkan: Bir de  kütüphanede sessiz konuşulur falan, onlar da çok garibimize gidiyordu.

Batıkan Temizer: Çalışma ortamı da güzel, sessiz çalışma ortamı, onun haricinde sesli ders çalışmak için ayrı yerler, bunlar çok güzel şeyler. Başlangıç için bu çok güzel bir adım.

Bizimle birlikte olduğunuz için, bize yardımcı olduğunuz için çok teşekkür ederiz. Size bir soru daha yönelteyim: Kütüphanemizde bizimle niçin çalışmak istediniz ya da çalışmak için kütüphaneyi neden tercih ettiniz?

Batıkan Temizer:Genelde biz öğrenciler eve gittiğimizde, bir gün sonra sınav yoksa ders çalışmak gibi bir  eğilimimiz olmuyor, mesleğimizi ne kadar seversek sevelim herkes de oluyor. Kütüphane ortamında sürekli kitaplarla iç içesiniz, geniş yaygın bir ortam, burada sürekli, çalışmak istiyorsunuz, onu da geçtim bazen açgözlülüğe vuruyorsunuz. Sağ elimle bir dersi çalışayım, sol elimle diğer dersi çalışayım istiyorsunuz. İnsanı moda sokuyor, o kısmı güzel. Bir de burası insanı boğmuyor. Çünkü sırf ders çalışmaktan ziyade biraz bunaldığınızda aşağıya inip kafeteryada çay içip, kendinize gelip rahatlayabileceğiniz bir ortamı da var. O yüzden burası bizi boğmuyor.

Furkan Kalkan: Kütüphane deyince bizim aklımıza sıkışık rafların içerisinde ders çalışmak geliyordu. Burası ferah olduğu için öğrenci çekiyor diyebilirim.

Öğrenci saatlerce kitaba baktığında kafasını kaldırdığında şöyle geniş bir alan olmalı bir ferahlatmalı öğrenciyi, biz de öyle düşündük.

Furkan Kalkan: Bende arkadaşıma katılıyorum. Mesela ders çalışıyoruz ya keşke şurada matematik çalışsam, buradan fiziği alsam, şunu yapsam... İnsan gerçekten açgözlü oluyor, zamanı tam olarak kullanmak istiyor. Ama evde böyle değiliz. Değil mi Batıkan? Evde bu şekilde çalışamıyoruz. Oturuyorsun hemen kalkıp aklına başka bir şey geliyor. Ama burada öyle bir şey yok, oturdun mu en az bir iki saat çalışıyorsun ki bütün arkadaşlarımın da böyle olduğunu düşünüyorum.

Batıkan Temizer: Mesela ben iki gün önce burada İngilizce dersi için sunum hazırladım. Sabah geldim, üç yıldır bu okuldayım, ders çalışmak için erken geldiğim çok nadir olmuştur. O da çok zorda kaldığım zaman gelmişimdir. Ama geçen sabah dersim 11.30’daydı. Ben sunumumu hazırlamak için 8:30’da okuldaydım. Mesela kendi ortamımdan bahsedeyim, evde ders çalışıyorsun, kafanı kaldırıyorsun bembeyaz bir duvar, bir sıkışıklık var ortamda, zaten bunalıyorsun ortam daha da bunaltıyor. Masa düzeni de ona göre yapılmış. Burada ben bilgisayar başında çalışıyorum, sunumumu hazırlıyorum, sonra başımı kaldırıyorum önümde dümdüz, bir bakıyorsun için açılıyor, en azından bir insan görüyorsun. Bu da ders çalışırken çok etkili oluyor.

Furkan Kalkan: Ben Batıkan'a bir şey sormak istiyorum. Arkadaşlarımızdan acaba aynı duyumumu aldık. Kütüphanede en çok ne ilgi çekti?

Batıkan Temizer: En çok girişteki bilgisayarlar ilgi çekti.

Furkan Kalkan: O bilgisayarlar gerçekten çok ilgi çekti.

Batıkan Temizer: Ben elinde olan kitabı burada araştırmak için gelen arkadaşımı biliyorum.

Furkan Kalkan: Ben de kullandım, gerçekten kullanışlılar. Direkt kaynağa ulaşabiliyoruz.

Batıkan Temizer: Çok da hızlılar, benden hızlı düşünüyorlar.

Kütüphanemizde onların dışında sizler için farklı farklı bölümler de düşündük. Örneğin sinema bölümümüz var.

Furkan Kalkan: Onu da gördük, yukarıya çıktığımızda en üst katta.

Çok sayıda filmimiz var,  ilerleyen dönemlerde projelerimizden biri de öğrencilere sürekli film gösterileri  sunmak, kütüphaneyi sadece ders çalışılacak ortamdan çıkartıp sosyal yaşam alanı içerisine sokmak. Bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz ya da istediğiniz farklı bölümler var mı?

Furkan Kalkan: Orası gerçekten güzel dizayn edilmiş. Ben gördüm çok sayıda film var. Seçmeli ders olarak verilebilir. Ben bunu açıkçası düşünüyorum.

Hocalarımız konferanslarını ya da öğrencilerle birlikte belirli derslerini orada yapmayı planlıyorlar.

Furkan Kalkan: Seminer odaları da var. Orada seminerler de olabilir. Faydalı olabilecek şeyler yapılabilir. Neden yapılmasın. Ders olabilir, ben düşünüyorum.

Kütüphanecileri nasıl görüyorsunuz. Yani kütüphaneci sizce nasıl olmalı ya da kütüphanemizdeki kütüphaneciler hakkında neler düşünüyorsunuz?

Furkan Kalkan:  Ben ilk önce şöyle söyleyeyim, kütüphanecileri  hiç bakmayan, sürekli yerinde oturan kişi olarak hayal etmiştim. Ama sizlerle tanıştıktan sonra fikrim değişti. Sizler de bizim gibi gülüyorsunuz, sizler de konuşuyorsunuz. Ben eskiden kütüphanecileri bu şekilde hiç kimseyle konuşmayan, sürekli önündeki kâğıda bakan kişiler olarak düşünüyordum. Ama sizle tanıştıktan sonra fikrimi değiştirdim. Sizinle bunun için çalışıyoruz, buraya gelince gerçekten çok mutlu oluyoruz. Ben bu şekilde düşünüyorum.

Batıkan Temizer: Ben de aynı şekilde hayal ederdim. Gelirsiniz kitabın yerini sorarsınız, ondan sonra bir cevap alırsınız, cevabını bile duymazsınız. Kütüphanecileri öyle kişiler olarak hayal ediyorduk. Furkan’la buraya ilk çalışmak için başvurduk. Buraya gelip sizlerle konuşmamız, ne kadar güleryüzlü sıcakkanlı olduğunuzu görmemiz çalışmak istememizde çok etkili oldu.

Bizde sizlerle birlikte çalıştığımız için çok mutluyuz.