Sahibi:
Prof.Dr. Abdurrahim Özgenoğlu
Yayın Kurulu :
Prof.Dr. İsmail Bircan
Prof.Dr. Oya Batum Menteşe
Uzman Nilüfer Ünal
Editör:
Gülden A.Pınarcı
Web Tasarım:
Işıl İşler
Onur Karagöz
3 Ayda bir yayınlanır.

Editörden

                                                                                                                                                                                      

                                                                                                                                                                                  Gülden A. Pınarcı

gpinarci@atilim.edu.tr

 

“KADIN
Kimi der ki kadın
uzun kış gecelerinde yatmak içindir.
Kimi der ki kadın yeşil bir harman yerinde
dokuz zilli köçek gibi oynatmak içindir.
Kimi der ki ayalimdir.
Boynumda taşıdığım vebalimdir.
Kimi der ki hamur yoğuran,
Kimi der ki çocuk doğuran,
Ne o, ne bu, ne döşek, ne köçek, ne ayal, ne vebal.
O benim kollarım, bacaklarım.
Yavrum, annem, karım, kız kardeşim hayat arkadaşımdır.
                                                                     Nazım HİKMET”


Nazım Hikmet ne güzel anlatmış kadının kendisi için ne demek olduğunu…
Kadınlar Günü’nde nedense hep şiddetten, kadının ötekileştirilmesinden dem vurulur. Doğrudur. Ama hiç mi güzellikler yaşanmamıştır? Hiç mi iyi şeylere mazhar olacak girişimler gündeme gelmez? Belki de, “Kadının çektiği eziyetten onlara sıra gelmiyor” denilecek ama bunlar da olmalı, güzel şeylerden de söz edilmeli. Ne de olsa bir günümüz var. “Güzel günler, güneşli günler” görmek, bir gün değil, her gün anılmak dileğiyle. Kadınlar için baskısız, sömürüsüz, eşitlikten yana bir dünya umuduyla, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü hepimize kutlu olsun.

3 ayda bir yayınlanan bültenimizin bu sayısı mart ayına geldi. Mart ayı birçok özel günü içerisinde barındırıyor (8 Mart Dünya Kadınlar Günü, 15-21 Tüketiciyi Koruma Haftası, 14 Mart Tıp Bayramı, 25 Mart Kütüphaneler Haftası…). Ayrıca mart ayı baharı da müjdeliyor. Biz de 8. yılımızda güzel bir mart ayında yeni binamızda sizlere “merhaba” diyoruz ve kaldığımız yerden yeni projelerle, her geçen gün gelişerek devam ediyoruz. 

Atılım Üniversitesi Kütüphanesi olarak öğrencilerimize daha geniş bir mekânda hizmet verebilmek için herkes özveriyle çalıştı ve kütüphanemiz kısa sürede taşındı. 18 Şubat’ta hizmet vermeye başlayan kütüphanemizi öğrenciler için sosyal yaşamın bir parçası haline getirmeyi amaçladık.

29. sayımızda siz değerli okuyucularımıza dopdolu bir bülten hazırladık. Bültenimizin bu sayısında yer alan konular şöyle:

KAPAK

Atılım Üniversitesi Kadriye Zaim Kütüphanesi:“Yeni Kütüphane Binamız 18 Şubat 2013 tarihinde hizmet vermeye başladı. Kullanıcı merkezli tasarlanan, kullanıcıların kendilerini evde hissedecekleri, sanatın ve bilimin içiçe olduğu yaşayan bir kültür merkezinde tüm Atılım Üniversitesi mensuplarını buluşturmak hedeflerimiz içinde.”

Öğrencilerin Gözünden Kütüphane: “Kütüphanemizin taşınmasıyla birlikte öğrencilerin ilgisi her geçen gün arttı. Öyle ki birço öğrenci kütüphanede bizimle çalışarak yardımcı olmak istedi. Biz de bizimle çalışmak isteyen iki öğrencimizin kütüphane hakkındaki görüşlerini merak ettik. Öğrencilerimizden Batıkan Temizer ve Furkan Kalkan’la samimi bir röportaj gerçekleştirdik. Öğrencilerimiz kütüphanenin onlar için ne ifade ettiğini içtenlikle paylaştılar.”

 MAKALELER

Türkiye Kırsalında Kadın(Yrd. Dr. Gül Güneş): Kadınlar, Türkiye nüfusunun yarısını oluşturmaktalar. On yılı aşkın bir süredir gerek Türkiye gerekse yurtdışı kırsalında gerçekleşen saha çalışmalarım aracılığıyla, bana göre kırsal alanların en değerli varlıkları olan kadınlara ilişkin değişik fotoğraflar çekiyorum. Bu sayede kırsal kadının özelliklerini daha iyi anlama ve yerinde gözlemler yapabilme imkânı da yakalıyorum. Söz konusu deneyimlerimi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü münasebetiyle Türkiye kırsalında kadını anlatan fotoğraf kareleri eşliğinde siz değerli okurlarla paylaşmayı istedim.”

Bizansta Kadınbirbani: ANICIA IULIANA (Pınar Serdar Dinçer): “Anicia Iuliana, Anicius Olybrius ve Placidia’nın kızı, III. Valentinianus’un torunu, II. Theodosios’un eşi Eudokia’nın büyük torunu, sehven İmparator Leo ile akraba olarak tarif edilmiştir. İstanbul’da doğdu. Doğum tarihinin 461’in hemen sonrası olduğu tahmin edilmektedir…”

ANKARA DOSYASI

Yün Deposundan Yaşayan Müzeye ÇENGELHAN: Duvarların dili olsa da konuşsa… Neler anlatırlar kim bilir. Kolay değil, hikâyesi beş yüz yıl önce başlıyor. Beş yüz yıl ayakta durmayı başarmış bir yapı. Bu yapının adı Çengelhan. Her yeri buram buram tarih kokan bu yer insanı içine çekiyor, heyecanlandırıyor. İnsanı adeta zaman içinde yolculuğa çıkarıyor. Bu yolculukta yün ve tiftik deposundan yaşayan bir müzeye kadar birçok şey karşınıza çıkabiliyor. Çengelhan’ın bir yün deposundan yaşayan müze olma hikâyesini Müze Sorumlusu Mine Sofuoğlu’undan dinledik.”

Osmanlı Döneminde Ankara Hanları ve Otelleri (Yavuz İşçen):  İnsanların yiyecek, giyecek gibi çeşitli yaşamsal gereksinimlerini karşılamak üzere birbirleriyle kurmuş oldukları ticari ilişkiler, alışveriş dediğimiz sosyal bir eylemi ortaya çıkarmıştır. Toplumların gelişmesi alışverişi geliştirmiş, alışverişin gelişmesi ise zamanla buna uygun hukuki, mekânsal, yapısal, vb. örgütlenmelerin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Alışverişin daha güvenli şekilde yapılabileceği mekânsal arayışlar pazar yeri, çarşı gibi uygulamaları gündeme getirmiştir. Anadolu’nun çoğu yerinde yaygın örneklerini gördüğümüz kervansaraylar, hanlar ve bedestenler, bu gelişimin bir sonucu olarak ortaya çıkmış yapısal mekânlardır.”

SOHBET KÖŞESİ

Deniz Aslı Davaz (Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi Vakfı): “Kadından bir dünya yaratmak… Onlar bunu başardı. Kim mi onlar? Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi Vakfı kurucuları Jale Baysal, Füsun Akatlı, Şirin Tekeli, Füsun Yaraş ve Deniz Aslı Davaz. Bu beş başarılı kadın bir araya geldi ve kadından bir dünya oluşturdu. Bu dünyaya Kadın Eserleri Kütüphanesi dediler. Burada kadınlar kitapların arasında hayat buldu ve hayat vermeye başladı. Bu dünyanın kurucularından Deniz Aslı Davaz bize Türkiye’nin ilk ve tek Kadın Eserleri Kütüphanesi’ni anlattı.”

EDEBİYAT KÖŞESİ

Kadın Dergileri : Geçmişten günümüze kadar kadınlara yönelik çıkarılan dergilerde kadınlığın değişen tanımlarını görmek mümkün. Bir zamanlar kadınların bilinçlendirilmesi için çıkarılan dergiler, hala aynı misyonu üstlenmektedir. Ancak değişen dünyayla birlikte bu misyon da değişmiştir. Çünkü günümüzde bilinçlendirme kavramının altında yatan “tüketim”dir. Tüketimin önünü açmak için dergiler daha çok tanım, daha çok ürün, daha çok “bilinçlendirme” çabası içindedir. Bu çabayla birlikte dergilerin içeriği de gün geçtikçe değişmektedir. Bu nedenle biz de geçmişten günümüze kadın dergilerinde yaşanan değişime göz atalım istedik.”

Cumhuriyet Tarihimizin Öncü Kadınlarından Sabiha Rıfat Gürayman: “Yaşamak faaliyet demektir. Bir toplumun bir uzvu faaliyette bulunurken diğer uzvu atalet içinde olursa o toplum felç olmuştur. Dolayısıyla toplumumuz için ilim ve fen lazım ise bunları aynı derecede hem erkek hem de kadınlarımızın elde etmeleri gerekmektedir. Kadınların en büyük vazifesi analıktır, ilk terbiye verilen yer ana kucağı olduğu düşünülürse bu vazifenin önemi layıkıyla anlaşılır. Milletimiz kuvvetli bir millet olmaya azmetmiştir. Bugünün gereklerinden biri de kadınlarımızın her hususta yükselmelerini sağlamaktır. Bu sebeple kadınlarımız da ilim ve fen sahibi olacaklardır. Erkeklerin geçtikleri bütün tahsil derecelerinden geçeceklerdir sonra kadınlar erkeklerle yürüyerek birbirinin yardımcısı ve destekçisi olacaklardır…”

 KÜTÜPHANEMİZDEN

Kitapların Gürültüsü:Çok değil bundan altı ay önceydi Atılım Üniversitesi Kütüphanesi ile tanışmam. İçeriye ilk girdiğimde kitaplardan yükselen çığlıkları işittim. Her biri tek tek bağırıyordu: ‘Burada sıkıştık izninizle aşağı rafa geçebilir miyim?’ ‘Mümkün değil burada size yer yok!’ ‘Ah kuzum burası daha sıkışık, inanın…’ Arka fonda da rafların söylenmeleri yükseliyordu: ‘Ben artık dayanamayacağım sizi taşıyamıyorum!’, ‘Biri bana destek olabilir mi lütfen?’ ‘İçindeki bilginin ağırlığını günden güne artıyor mu ne?’ Belli ki raflarda artık sorumluluğunu yerine getirememeye başlamıştı. Her biri yeni binalarına kavuşmak için sabırla gün sayıyordu.”

Kütüphane Müdürlüğü Kısa Film Yarışması:Üniversitemiz kütüphanesinin yeni binasının hizmete açılması nedeniyle ‘KULLANICI GÖZÜYLE KÜTÜPHANE’ başlıklı KISA FİLM YARIŞMASI düzenlendi.”
Slovenya- Ljubljana Gezisi: “Atılım Üniversitesi Erasmus Personel hareketliliği kapsamında 20-27 Ocak tarihleri arasında Slovenya’da bulunan Ljubljana Üniversitesi’ni ziyaret ettik. Üniversitedeki kütüphanelerin sistemlerini inceledik ve kütüphanecilik alanında eğitim aldık. Hazırlanan program kapsamında 6 kütüphaneyi tüm ayrıntılarıyla taradık. Ziyaret edilen kütüphanelerle ilgili tespitlerimizi ve gezi notlarımızı sizlerle paylaşmak istedik.”