Sahibi:
Prof.Dr. Abdurrahim Özgenoğlu
Yayın Kurulu :
Prof.Dr. İsmail Bircan
Prof.Dr. Oya Batum Menteşe
Uzman Nilüfer Ünal
Editör:
Gülden A.Pınarcı
Web Tasarım:
Işıl İşler
Onur Karagöz
3 Ayda bir yayınlanır.

Editörden

                                                                                                                                                                                      

                                                                                                                                                                                  Gülden A. Pınarcı

gpinarci@atilim.edu.tr

 

 

 

“Dünyayı güzellik kurtaracak /Bir insanı sevmekle başlayacak her şey!” demesiyle başlamış Sait Faik, sonra yazmayı bırakamamış. Biz de kitapları sevmekle başladık ve hiç vazgeçmedik onlardan. Sonra da “Sadece biz mi sevmeliyiz yoksa sevdirmeli miyiz herkese! İnsana yaraşan budur, sevmeli ve sevdirmeliyiz.” dedik kendi kendimize. Girdik kitapların arasına, bazen kaybolduk bazen kaybettiklerimizi bulduk ve aslımız olduk, tüm suretlere inat.

 

             ------------------------------------------------------------------------------------------------------

Yeni bir eğitim-öğretim yılına daha giriyoruz. Herkes çok heyecanlı: öğrenciler, öğretim görevlileri ve kütüphane olarak bizler… Bu heyecanla var olduğumuzu hissetmekten mutluyuz. Bu heyecanın meyvesi olan e-bültenin her çıkışında ise yeni bir tazeleniş ve onun sayesinde canlı kalmak da bizler için ayrı bir keyif kaynağı. Kendimizi bir ağacın suya, güneşe, toprağa doyması ve her seferinde baharla yeniden yeşermesi gibi hissediyoruz.

Ve yine hissediyoruz “Bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine” yaşamanın mutlu ve taze kalınışını. Ve biz artık kocaman bir çınar olduğumuzu da görüyoruz. Kökleri derinlere doğru giden, 7 yaşını doldurmuş kocaman bir çınar. Böyle böyle büyümek istiyoruz, ekip ruhunu kaybetmeden, nereden gelip nereye gittiğimizi unutmadan. 

2005 yılında soğuk bir Ankara ayında e-bülten olarak çıkmaya başladık, hava belki soğuktu ama bizim içimiz yeni bir şey üretmenin heyecanıyla sıcacıktı. Bugün 26 sayıyla 7 yaşındayız, o heyecan artarak devam ediyor. O ağaç her gün biraz daha büyüyor. Ağacın gövdesine artık kocaman bir gövde daha ekleniyor. Ankara’nın en büyük 3. kütüphanesi Atılım Üniversitesi’nde açılıyor. O yüzden ayrı bir gurur yaşıyoruz. Ağacımız büyüyor, orman oluyor.

Atılım Üniversitesi Kütüphanesi olarak 27. sayımızla size yeniden “merhaba” diyoruz ve kaldığımız yerden yola devam ediyoruz.

Bu sayımızda siz değerli okurlara farklı dünyalar sunmak istedik ve aşağıdaki konulara ve konuklara yer verdik:

              ------------------------------------------------------------------------------------------------------

AÇILIŞ TÖRENİ

2012-2013 eğitim ve öğretim yılı törenle açıldı. Açılış töreninde Rektör Prof. Dr. Abdurrahim Özgenoğlu, Atılım Üniversitesi Kurucusu ve Mütevelli Heyet Başkanı İ. Yalçın Zaim konuşma yaptı. Akademik yılın ilk dersini  “Ortadoğu’daki Gelişmeler ve Türkiye” konusuyla Prof. Dr. Hasan Ünal verdi.

Atılım Üniversitesinde çalışma hayatında 10 yılını dolduran idari ve akademik personele teşekkür plâketleri verildi. Ayrıca akademik yayın çalışması yapan akademik personellere teşekkür belgeleri takdim edildi.

MAKALELER

İNTERNET DEVRİMİ; Prof. Dr. Ali YAZICI: “Bir zamanlar “analog” olan hayat bugünlerde yerini “sayısal”a bıraktı. Günlük yaşamdaki kitap, banka işlemi, ticaret, oyun, iletişim, medya ve diğer birçok aktivite artık bilgisayarlar ve internet ortamında gerçekleşmekte.”

GLOBALIZATION  AND  THE  LOSS  OF  WOMEN  RIGHTS  IN THE  GEOGRAPHY  OF  BROADENED MIDDLE  EAST  AND  NORTH  AFRICAN  PROJECT; Ayşe Füsun GÖNÜL.

MEÇHUL KÜTÜPHANECİ; Ferhat ÖZEN: “Kültür Bakanlığı ve Kütüphaneciler Derneği’nin hem İstanbul’da hem Ankara’da düzenlediği bir iki etkinliğinde, konuşmacılardan biri olarak “ kültürel ve zihinsel beslenmemiz için yaşamda kitabında olduğunu” anımsatmaya çalıştım. Bu değişikliğin, müzik efektiyle destekli tiyatral bir sunum olması dışında, ana özelliğini, en başta, Adsız Kütüphanecimizin destansı öyküsü oluşturuyordu. 150 okulda, 300’den fazla sunumda ve iki kitabımda yaptığım gibi yine Sayın Metin Erksan’ın bir bilgi notuna dayanarak ‘Meçhul Kütüphaneci’ mizin olağanüstü öyküsünü gün yüzüne çıkarmaya ve bu yıl da özellikle Ankara’ya taşımaya çalıştım. İstedim ki bu kütüphanecimizin ya da adını bilemediğimiz tüm kütüphanecilerimizin anısına bir ‘Meçhul Kütüphaneci Anıtı’ diktirebilelim.”

ANKARA DOSYASI

ESKİ ANKARA BAĞ EVLERİ YAŞANTISI; Mehtap TÜRKYILMAZ: “Bağ evleri 19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başında geleneksel kent yaşantısı içinde mevsimsel hareket doğrultusunda üretim, tüketim döngüsünün deneyimlendiği bir yaşam kültürü olarak karşımıza çıkar. Ana Britannica genel kültür ansiklopedisinde bağ, “Üzüm kütüklerinin bulunduğu yer” olarak tanımlanmaktadır. Yine aynı kaynak “Bağ, duvarları çitlerle çevrili olabilir, içinde alacık da denilen çardak, klube, bağ evi, havuz, kuyu bulunur. Balık, akarsu, göl, gölet gibi yerlere yakın olması gerekir.” diye bir konum tanımı da yapar.”

YOKUŞTAN SESLER: “Ankara, bir zamanlar sadece kale ve çevresinden ibaretken, insanlar tüm ihtiyaçlarını karşılamak için kalenin eteklerinde yer alan “Samanpazarı” denilen yere gelirmiş. Atını eşeğini bağlayan köylü tüm erzağını, giyeceğini, manifaturasını buradan alıp köyüne, yurduna dönermiş. Ankara’da ticari etkinliklerin yürütüldüğü yermiş Samanpazarı.”

SOHBET KÖŞESİ

Kadir AKCAN: “SİHİRLİ KUTU: GRAMOFON”: “Yeni olanın “iyi” olarak tanımlandığı ve teknolojinin bütün ihtişamıyla yaşamımızı kuşattığı bu çağda Kadir Akcan, diğer bir ifadeyle Kadir Usta, gramofon tamir ederek eskiye hayat veriyor.  112 Hızır Acil’de şoförlük yapmış olan Kadir Usta hayat kurtarmaya devam ediyor.  Ama bu sefer kurtardığı insanlar değil, gramofonlar. Gramofonları doktor titizliğiyle onarıyor, bakımını yapıyor ve onlara hayat veriyor. “

EDEBİYAT KÖŞESİ

KUŞ OLUP UÇAN ÖYKÜ DERGİLERİ: “Türk öykücülüğünde kimseye benzemeyen Sait Faik Abasıyanık’ın yazarak özgürlüğe uçtuğu gibi biz de kanadımıza özgürlük takıp öykü dergileriyle uçmadan önce öykünün Türk Edebiyatı’na nasıl girdiğine, yani kuşun uçmayı nasıl öğrendiğine bakalım…”

Özcan KARABULUT:  “Hayat insanın canını acıtıyor. Canım yandığında yazıyorum. Okurun da canını acıtmak istiyorum. Usta öykücümüz Sait Faik’in “Bir insanı sevmekle başlayacak her şey,” sözünü slogan olarak seçiyoruz, “İnsanlarla paylaştıkça anlam kazanır,” diyoruz ve sevginin yanına dostluğu, barışı, öyküyü koyuyoruz. Bunun için 14 Şubat Dünya Öykü Günü diyoruz.”

BİLİM VE TEKNİK

OTUZ ÜÇ KEZ DÖNÜP BİTTİLER; Savaş SÖNMEZ (29 Eylül 2012 Cumhuriyet Gazetesi Ankara Eki’nde yayımlandı.): “Atası  sayılabilecek “Laterna” (Batı Avrupa’da 11. yüzyıldan itibaren manastırlarda koro müziğinde kullanılıp  17. Yüzyıldan itibaren yaygınlaşan “barrel organ”)dan esinlenen  “Fonograf” 1877’de Edison tarafından imal edilir. Fonografın önceleri  “kalay levha”  şeklindeki daha sonra ise  “balmumundan yapılmış silindirik”  ses alıcıları(ki bunlar ilk plak olarak kabul edilebilir),  1881 yılında Graham Bell’in fonografa karşı  “gramofon”u geliştirmesini takiben  “balmumu plak” biçimine dönüşür.