Sahibi:
Prof.Dr. Abdurrahim Özgenoğlu
Yayın Kurulu :

Prof.Dr. İsmail Bircan
Prof.Dr. Oya Batum Menteşe
Uzman Nilüfer Ünal
Editör:  Nilüfer Ünal
             3 Ayda bir yayınlanır.

KÜRESELLEŞEN DÜNYADA, GELECEĞİN ARAŞTIRMA KÜTÜPHANELERİ
 

 

 

 

 

 

 

NİLÜFER ÜNAL

Atılım Üniversitesi

Kütüphane Müdürü

 

 

“...En yüksek kalite güç, bilginin kullanılmasından ortaya çıkar. Aktör Sean Connery, Batista döneminde Küba’da geçen bir filmde, İngiliz bir tüccarı oynuyordu. Hiç hatırlardan çıkmayan bir sahne vardı o filmde. Dikkatörün askeri komutanı, <<Binbaşı,>>diyordu. <<En çok tercih ettiğiniz silahı söyleyin, size hemen bulayım.>> Connery de, <<Akıl,>> diye karşılık veriyordu....Ama son ve daha önemli bir farkı da belirtmek gerekir. Şiddet de, servet de, tanımları itibariyle güçlülerin ve zenginlerin elindedir. Bilginin en devrimsel özelliği ise, zayıfların ve yoksulların da sahip olabileceği bir şey olmasıdır...”  Alvin Toffler

GİRİŞ

Alvin Toffler, “Yeni güçler yeni şoklar, 1991” başlıklı kitabında Küreselleşen dünyada artık bilginin paylaşıldığı ve herkesçe ulaşılabildiği ve kullanılarak üretildiği gerçeğini dile getirmekte. Şöyle ki;

“...bilgi bitmez, her zaman daha fazlasını oluşturabiliriz... Bilgi aynı zamanda kaba kuvvetten de, paradan da çok farklıdır, çünkü kural olarak, eğer ben bir silah kullanırsam, siz de aynı anda aynı silahı kullanamazsınız. Siz bir dolar harcarken, ben aynı anda aynı doları harcayamam. Oysa ikimiz de aynı bilgiyi, birbirimize yararlı ya da birbirimize karşı kullanabiliriz… ve bu süreç içinde daha yeni bilgiler de üretebiliriz.

Günümüzde kütüphane kullanıcıları ve kütüphaneciler bir ara geçiş koridorundan teknoloji ağırlıklı yöne doğru ilerlemekte. Başka bir deyişle kullanıcı profili değişiyor, içerik değişiyor, kullanıcı hizmetleri  değişiyor ve araştırmaya dayalı hizmetlerin formatı değişiyor.

Kullanıcılar ve kütüphaneciler, açısından bakarsak, internet öncesi ve internet sonrası doğanlar var. Marc Prensky,  “Dijital yerliler dijital göçmenler , 2001” başlıklı kitabında, teknolojinin gelişimiyle birlikte büyüyen görsel-işitsel öğelere yatkın, siber-okuryazar, teknolojiye düşkün bir kullanıcı topluluğunu dijital yerliler olarak tanımlamakta. Dijital yerliler, “Kütüphaneye ihtiyacım yok, orası çok büyük ve çok komplike, Internet bütün bunların hepsini kapsıyor, Kütüphane katalogları on-line, ihtiyacım olduğunda materyallere ulaşabilirim”  görüşünü savunmaktalar. Dijital göçmenler olarak tanımlanan  kütüphane kullanıcıları ki, onlar Internet öncesi doğanlardır; Onlar hızla gelişen teknolojiye ayak uydurmak için gayret sarfetmekte bilgi ve hizmetlere erişmek için fiziksel kütüphaneleri kullanmakta. Dijital yerliler olarak tanımlanmakta olan bu  kullanıcı gurubu; kütüphane kullanımında  “Olabilir, fakat her ne kadar on-line tarama mevcutsa da ben daima önce kütüphaneyi kullanırım, kütüphanenin sahip olduğu nadir kitaplara da ihtiyacınız olur.” görüşündeler.

Kütüphanelerde halen, basılı kitaplardan vazgeçmeyen, teknolojik gelişmelere yabancı olan kullanıcıların yanısıra, teknolojik gelişmeleri yakından takip eden ve onlar için olmazsa olmaz olan hizmetleri bekleyen  kullanıcılar mevcut.

GELİNEN BU NOKTADA KÜTÜPHANELER HİZMETLERİNDE NASIL BİR YOL HARİTASI İZLEYECEKTİR?  

Dünyamızda, sosyolojik, ekonomik, kültürel ve siyasal anlamda bütünleşme yaşanmakta. Bilgi hızla artmakta ve hızla artan bu bilgilere dijital ortam aracılığı ile kolaylıkla ulaşmak mümkün. Bugün Google  kütüphanelerin sunabildiğinden daha fazlasını sunmakta. Bugünün kütüphane kullanıcıları çok daha kolay ve hızlı olması nedeniyle ilk olarak sanal ortama başvuruyorlar.   

Küreselleşme olarak tanımlanmakta olan bu bütünleşmede; bilgi ve iletişim teknolojilerinin gelişimi dijital devrimin yaşanması ve araştırma-geliştirme faaliyetlerinin ve bilginin hızla artması her meslek dalında olduğu gibi kütüphanecilerin de  kendilerini ve verdikleri hizmetleri yenilemesi gerekliliğini doğurmuştur.

Kütüphanelerin kullanıcıların alışkın oldukları ortamlardan ayrılmalarına gerek kalmadan sosyal ağlar içinden görünebilir ve kullanılabilir olabilmeleri gerekmekte.  Dijital kullanıcıların toplandıkları, zaman harcadıkları ve “yaşadıkları” sosyal ağlarda ve sanal ortamlarda, daha çok kaynak ve hizmet bulunmakta. Dolayısıyla kütüphaneler de  kaynaklarını ve hizmetlerini dijital kullanıcıların bulundukları sosyal ağlara ve sanal ortamlara ( web ortamına, google ile taranan ortama) taşımaları gerekiyor.  Özellikle akademisyenler ve üniversiteler için önemli olan Google schoolar da  görünen her türlü doküman üniversitelerin görünürlüğünü ve itibarını artırıyor.

Günümüzde kullanıcının beklentileri ve ihtiyaçları da değişmekte.  Bunun sonucu olarak kütüphane hizmetlerinin, basılı kaynakların yanısıra bilgiye, tam-metin ve kaynakların çeşitliliği (ses, görüntü vb.) ile de sunulması zorunluluğu da söz konusudur. 

Bilginin indekslenmesi, e-basımların ortaya çıkması, bilgi alışverişinin dijital ortamlar üzerinden gerçekleşmesi kullanıcının günün her saatinde- istediği anda bilgiye erişimini kolaylaştırmış ve bunun yanısıra artık kaynağın içeriğine hızlı bir şekilde erişim söz konusudur. (yazardan, kitap adından, anahtar sözcüklerden, konu başlıklarından)

Kütüphanelerin hedefi öncelikle, salt teknoloji tüketicisi olmak yerine teknolojiyi kullanarak üretmek, bilgi üretmede disiplinlerarası işbirliğini teşvik etmek, bilgi kaynaklarına ulaşmayı kolaylaştırmak üzere yeni teknoloji ve yöntemler kullanmak, hizmet süreç program ve kaynakların sürekli geliştirilmesi için sistematik olarak kullanıcı tatmini konusunda veri toplamak olmalıdır. 

Kullanıcının istediği bilgiye hızlı ve  istediği anda ulaşmasına olanak sağlayan veri tabanları ile kütüphanelerarasında kaynak entegrasyonu sağlanmıştır. Bugün istediğiniz bilgiye google, e-mail veya skype yoluyla ulaşmak  veya danışma kütüphanecisinden facebook ‘ta sorularınıza cevap alabilmeniz mümkündür. Artık geleneksel kütüphane hizmetlerinin yerini, sohbet odaları, dijital arşivler almıştır.

DİJİTAL KÜTÜPHANELER

Nobel Edebiyat Ödüllü (1946) Hermann Hesse şöyle der. “Kelimelersiz, yazısız, kitapsız tarih olmaz, insanlık kavramı olmaz.” Kütüphaneler, bu belgeleri kayıt altına alan ve kullanıcılarına ulaştıran merkezlerdir. Geçmişte kütüphaneler bu belgeleri  koruma altına alır ve isteyen kullanıcıların hizmetine açardı. Ama günümüzde bu belgelerin  dijital ortama aktarılarak yoğun olarak  kullanıcıların paylaşımına açma zorunluluğunu söz konusudur. Başka bir deyişle, araştırmacıların beklentileri ve ihtiyaçları değişmektedir.  Bunun sonucu olarak kütüphane hizmetlerinin, basılı kaynakların yanısıra bilgiye, tam-metin ve kaynakların çeşitliliği (ses, görüntü vb.) ile de sunulması zorunluluğu söz konusudur.  Özetle, farklı coğrafi uzaklıklardaki sayısız insanın büyük çapta, değerli koleksiyonlara ulaşmaları, dijital kütüphaneler, geniş ölçekli ve hızlı bilgi ağlarının kullanımı ile mümkündür.

Dünyada bu alanda projeler de başlatılmış ve hayata geçmiştir. Örneğin, Kaliforniya Üniversitesi Elektronik Çevre ve Biyoloji Kütüphanesi’nin  projesinde, çevre ile ilgili tam metin dokümanlar, harita, fotoğraf, uzaydan çekilmiş görüntüler, ses ve video görüntülerine yer verilmektedir.

Üniversitemiz kütüphanesinde oluşturulmuş olan “ANKARA DİJİTAL KENT ARŞİVİ” nde Ankara ile ilgili veriler ve “ATILIM ÜNİVERSİTESİ KURUMSAL ARŞİVİ”nde ise üniversitemizde yapılan etkinlikler video görüntü, fotoğraf, ses kaydı ve tam metinlerle dijital ortamda hizmete sunulmaktadır.

KÜTÜPHANE BİNALARI

Kütüphane hizmetlerinin sanal ortama taşınması kütüphane binalarına gerek varmı sorusunu da beraberinde getirmekte. Nasıl bir kütüphane binası olmalı, kütüphane hizmetlerinin sanal ortama taşınması sonucunda hizmetler küçük bir oda da mı yoksa büyük binalar da mı verilmeli?

Umberto Eco "Eğer kütüphane evrenin bir modeliyse, o zaman onu insana yaraşır bir evrene, başka bir deyişle, insanların zevkle gittiği bir kütüphaneye dönüştürmeliyiz." demekte.

Herşeyden önce dijital alanda yapılan hizmetler kütüphanelerin görünümünü tamamen değiştirmiştir. Çünkü geleceğin kütüphane kullanıcılarının ihtiyaçları değişmekte bu da kütüphane binalarının planlanmasında yeni planlama ilkelerinin oluşmasına neden olmuştur. Binaların yapımında dikkate alınacak en önemli kriterler;

ü  Kaynaklara erişim alanları herkes tarafından kolaylıkla erişilebilir olmalı, 

ü  Konforlu çalışma ortamı ve İlham verici atmosfer oluşturulmalı

ü  Kullanıcıların kütüphanecilere kolaylıkla ulaşabilecekleri geniş alanlar oluşturulmalı

ü  Her özellikteki kullanıcının rahat ve güvende hissetmesini sağlayan bir öğrenme ortamı oluşturmalı

ü  Kütüphane binası bilimsel felsefesini ve amacını layıkıyla temsil etmeli

Bu ilkeler çerçevesinde kütüphaneler kültür merkezlerinin rolünü de üstlenmiştir. Bundan böyle kütüphaneler kullanıcılarına, kullanıcı merkezli, öğrencilerin kendilerini evde hissedecekleri bir çalışma ortamı yaratmak, öğrenci katılımına açık, buluşma noktası, sosyalleşme alanı ve  7/24 yaşayan bir nevi modern arena yaratabilmeyi hedeflemektedir.

Küreselleşen dünyamızda yukarıda sözünü ettiğimiz gelişmeler doğrultusunda  Üniversitemiz kütüphanesinde de bu gelişmelere paralel olarak çalışmalar yapılmaktadır.  Yapımı devam etmekte olan ve 2013 Şubat ayında bitirilmesi planlanan Kütüphanemiz binası 8.800 metrekarelik bir alanı kapsayarak, Üniversite kütüphaneleri arasında Ankara’nın 3. Türkiye’nin ise 6. büyük üniversite kütüphanesi olacaktır.

Böyle bir ortamda; planlanan bazı sosyal ve kültürel anlamda çalışmalar hedeflenmektedir. Örneğin,

ü  Kitapları yayınlanan öğretim üyelerimizle öğrencilerimizi buluşturmak,

ü  Yazarlar, sanatçılar ve başarılı öğrencilerimizle kullanıcılarımız buluşturmak

ü  Öğrencilerin derslerinde veya kişisel olarak ürettikleri ürünlerini kütüphane sergi salonunda sergilemek ve onlarla söyleşiler düzenlemek

ü  Kullanıcılar istedikleri her saatte film izleyebilecek, müzik dinleyebileceklerdir

ü  Üniversitenin bulunduğu çevreye katkıda bulunması için beyin fırtınaları düzenlemek ve öğrencilerle konu uzmanlarını biraraya getirmek.  

 

SONUÇ

Dijital kullanıcıların toplandıkları zaman harcadıkları ve yaşadıkları sosyal ağlarda ve sanal ortamlarda daha çok kaynak ve hizmet bulunmaktadır. Dolayısıyla kütüphanelerde kaynaklarını ve hizmetlerini dijital ortama taşımalıdırlar. Tüm bu nedenlerle günümüzde bilgiye erişim hizmetleri, kütüphanecilik mesleğini de etkileyeceği gibi kütüphanecilerin de web tasarımcısı, ağ yöneticisi vb. bilgi ve becerilere sahip olması gerekmektedir. Dünyadaki gelişmeleri takip eden, kendini yenileyen, güleryüzlü, işbirlikçi ve yaratıcı kütüphanecilerle kütüphane hizmetlerinde başarı düzeyi yükselecektir. Gelecek için üniversite kütüphanelerinin izleyeceği yol haritası, salt teknolojiyi tüketmek  değil teknolojiyi kullanarak üretmek olmalıdır.

Küreselleşmenin getirdiği  dijitalleşme olgusu  verilen hizmetlerin yanısıra, kütüphanelerin, sadece kitaplardan ibaret bir dünya değil, 7/24 yaşayan bir nevi modern arena yaratabilmeyi de zorunlu hale getirmektedir.

 KAYNAKÇA

ü  Akbaytürk, Tuba: Dijital çağda kütüphanelerin yeni yüzü; Bilgiye erişim merkezleri, Power point sunum

ü  Hohmann, Tina: New aspects of library design; Lıber Quarterly, 16, 2, 2006

ü  Law, D. (2009), Academic digital librarries of the future; An environment scan. New Review of Academic Librarianship, 15, 53-67

ü  Marc Prensky,(2001): Dijital yerliler dijital göçmenler

ü  Toffler, Alvin (1991) : Yeni güçler yeni şoklar. 

ü  Tonta, Yaşar: Dijital yerliler, sosyal ağlar ve kütüphanelerin geleceği, Türk Kütüphaneciliği 23, 4(2009), 742-768