Sahibi:
Prof.Dr. Abdurrahim Özgenoğlu
Yayın Kurulu :

Prof.Dr. İsmail Bircan
Prof.Dr. Oya Batum Menteşe
Uzman Nilüfer Ünal
Editör:  Nilüfer Ünal
             3 Ayda bir yayınlanır.

Yansımalar

Neden okumuyoruz?..

Google'ın Türkiye'ye büyük ayıbı

Taşiyomi'li günler dileğiyle...

Hanımlar, bahaneniz kalmadı bu kitaplıklara yer açın artık!

Kayseri'nin bilinen ilk kütüphanesi yeniden açılıyor  

Harvard'da 13 milyon Boğaziçi'nde 375 bin kitap

Osmanlı için dünyanın en büyük arşivi kuruluyor

Osmanlı arşivleri için yeni merkez kuruluyor

Türkiye, dijital kitap hayalini gerçekleştiriyor

İş birliğinden güç birliği doğuyor...

400 yıllık el yazma eserler 2,5 yıldır depoda çürüyor
 

 

http://i.milliyet.com.tr/YazarResimleri/fft6_mf143861.JpegAbbas Güçlü Diyalog

Neden okumuyoruz?..

MİLLİYET /  6 Kasım Cuma 2009

Televizyon, internet derken neredeyse okumayı-yazmayı unuttuk. Peki, bütün dünyada böyle mi? Ya da okumamanın başka nedenleri var mı? Bu konuda söylenecek o kadar çok söz var ki, hepsi de çok önemli.
Önceki gece, 28’incisi düzenlenen
TÜYAP Kitap Fuarı’nda gerçekleştirdiğimiz Genç Bakış’ta bu konuyu ele aldık. İşte okuma ve okumama üzerine söylenenler:

Altan Öymen (Gazeteci, yazar)
- Okumak güzeldir. İnsan okurken aynı zamanda hem eğlenebilir, zevk alabilir, hem de öğrenebilir.
- Ben hiç, okumayın diyen bir başbakan hatırlamıyorum.
Sn. Özal en azından Red Kit okurdu. Gazete de, karikatür dergisi de okurdu. Menderes’in eski Türk Edebiyatı ve de hitabet sanatıyla ilgilenirdi. Böylece güzel cümleler kurar, güzel konuşurdu. Dünyada da okumayın diyen başkan yoktur herhalde. Bu bize mahsus bir şey.
- 1980’de 7-8 bin kitap başlığı varken şimdi bu rakam 28 bin olmuş.
Şimdi daha çok çeşit kitap var. Yani kitap, internet gibi teknolojik ürünlere rağmen varlığını sürdürüyor.
- Okumak dinimizin emri olduğuna göre, Sn. Başbakan’ın da okumayı teşvik etmesi gerekir. Başbakan’ın gazete okumayın demesi belki bir dil sürçmesidir. Yine iyimser olalım, gazete, kitap okumamayı tavsiye eder gibi düşünmeyelim.
- Son kitabım “Öfkeli Yıllar” 1950’lerin ilk yarısına ait bir kitap. O yıllar
Soğuk Savaş dönemi ve her yerde öfke var.
-
12 Eylül’den sonra devletin insanları siyasetten uzaklaştırma çabası oldu. O sağ-sol kavgaları okumak yüzünden olmuş gibi bir hava oluşturuldu ve okumamak gençlere ilk o zaman tavsiye edildi.
- Devlet okul kitaplarını bedava dağıtmaya başladı. Fakat bir nokta gözden kaçırıldı. Bu kitaplar Anadolu’nun her tarafındaki kitapçılara giderdi ve oradan satın alınırdı. Bu sayede o kitapçılar kendilerini geçindirirler başka kitapları da satma imkânı bulurlardı. Şimdi birçoğu kapanmaya başladı. Oysaki o kitapçılar kitap okumanın yaygınlaşmasında önemli müesseseler. Buna bir çare bulunması gerek.

Doğan Hızlan (Eleştirmen, yazar)
- İnsanın kendisini, çevreyi, dünyayı tanıması için okumaktan başka çaresi yoktur.
- Okulda ve ailede kitap okumayı aşılamak gerek. Ama halen okul kütüphanelerimiz bile yeterli değil. Çünkü okulların gerekli kitapları alacak paraları yok.
- Kitap her darbede korkulan bir unsur olarak takdim edildi, evde bulunması tekin olmayan bir şey gibi aşılandı.
- Öncelikle liderlerin okumayı aşılaması gerek. Örneğin, hatırımdan gitmeyen bir sahne vardır; merhum
İsmet İnönü bir seçimde, seçim sonucunu beklerken, koltuğa uzanmış, elinde “Mitoloji” isimli bir kitap var. Bakın bir lider, en heyecanlı zamanında oturmuş kitap okuyor. Bu unutulmaz bir örnek.
- Yaşar Kemal
Akdeniz ödülü aldığında Barcelona’ya gittik. Devlet Başkanı, Yaşar Kemal’e kendi yazarlarını anlattı. Cervantes hakkında bilgi verdi. Bizim kaç tane siyasetçimiz, yöneticimiz çıkacak da Türk edebiyatı hakkında konuşma yapacak, Yaşar Kemal’i, Halit Ziya’yı anlatacak?
- Kitapların hepsi çok pahalı değil. Ama ne yazık ki biz ihtiyaç listemizde kitabı en sona koymuşuz.
- Evlerimizde her türlü mobilya var ama kitaplık yok. Mahallelerimizde mahalle kitaplıkları yok. Peki, kitaba para veremeyecek durumda olan insanlar, nerede, nasıl kitap okuyacak?
- Televizyonlarda
edebiyat eserlerinin uyarlamaları yayımlanıyor. Bunun iyi yanı şu ki; bu kitaplar satılıyor. Şimdi Aşk-ı Memnu, Hanımın Çiftliği, Binbir Gece çok satıyor. Halit Ziya’nın, Orhan Kemal’in satması çok güzel şeyler.
- Biz sözel bir toplumuz. Birbirimize her şeyi sözle anlatıyoruz, yazmıyoruz. “Söz, uçar, yazı kalır” sözü bizim için pek geçerli değil. Bakın
Türkiye’de bugüne kadar kaç lider anılarını yazdı? Tiyatro-sinema dünyasında kaç kişi yazdı? Çok az.
- Biz ders kitabı okumayla, başka kitabı karıştırmışız. Çocuk tatilde kitap okumaya kalktığı zaman birçok aile; bütün kış okudun zaten, git eğlen, denize filan gir diyor. Oysa çocuk, kendini, çevresini, dünyayı tanıyacak, algılayacak kitaplar okumuyor.
- Bizi baştan çıkaran çok şey var artık. Şimdi evde ayaklarımızı uzatıp istediğimiz filmi izliyoruz, 100’den fazla televizyon kanalı var.
- Bir buzdolabını nasıl satıyorsak, kitabı da öyle satmamız gerek. 

Deniz Kavukçuoğlu  (TÜYAP Genel Koordinatörü)
-
Makarna ve çikolata yiyince insanda mutluluk hormonu salgılanır. Ben de aynı durum kitap okurken de söz konusu. Kitap insana mutluluk verir.
- Biz yalnız
İstanbul’da değil, birçok ilde kitap fuarları gerçekleştiriyoruz. Seneye Diyarbakır’da ilk kez bir kitap fuarı gerçekleştireceğiz.
- Hayat zenginleştikçe kitaplar da çeşitleniyor. Örneğin, 20-25 yıl önce
bilgisayar kitapları, Floransa Gezi Rehberi, köpek bakımı gibi kitaplar yoktu.
- Uzun yıllar yaşadığım
Almanya’da o dönemler yönetimde olan başbakanlara baktığımızda, örneğin Willy Brandt’ın 14 cilt kitabı var.
Meclis başkanının yazdığı 7 kitap mevcut. Yani yurtdışında politikacılar ne kadar okuyor değil, ne kadar kitabı var diye soruluyor.
- Bizim eğitim sistemimiz okuma merakını teşvik etmiyor. 70’li yılların ortasından itibaren uyguladığımız test sistemiyle artık çocuk ihtiyacı olduğu kadar, o şıkları bulabileceği kadar okuyor. Farklı kitaplara yönelmiyor.
- Kitap pahalı sözüne çok inanmıyorum. Çok ucuza da çok pahalıya da kitap var. Fuara giriş ücretli sözü de çok doğru değil.
- Varlıklı kesime sorulduğunda maalesef vaktimiz yok, okuyamıyoruz diyor. Ben de onlara diyorum ki; okuyamıyorsanız, okutun.
Özetin özeti: Okumak isteyene bahane çok. İsteyen de ne yapıp edip okuyacak bir şeyler buluyor...

[Başa dön]

 

 

Google'ın Türkiye'ye büyük ayıbı

hurriyet.com.tr, 8 Aralık 2009Google'ın Türkiye'ye büyük ayıbı

 

Google'ın sözlük hizmeti sessiz sedasız hizmete girdi. Birçok dile bünyesinde yer veren Google Dictionary'de Türkçe dilinin olmaması ise büyük şaşkınlığa neden oldu.

Arama devi Google, geçtiğimiz günlerde sessiz sedasız bir şekilde Google Dictionary'i kullanıcıların hizmetine sundu.

Google'ın kendi tanım veritabanının yanı sıra Dictionary sitesinden de aldığı sonuçları kullanıcılara aktaran hizmetin pek çok yararlı özelliği var. Kelimeleri yıldızla işaretleyerek daha sonra tekrar görmek, en son aramaları bulmak, diğer diller için çeviri kaynaklarına geçmek çok kolay.

Google Translate'den ayrı bir hizmet olan Google dictionary, internet üzerinde hizmet veren sözlük sitelerinin ziyaret oranlarını oldukça düşürecek gibi görünüyor.

Google'ın yeni hizmetinden en ağır etkilenecek sitelerden birisi Answers.com. Daha önce Google aramalarında yer alan "definition" yani tanım bağlantısı, Wkipedia benzeri Answers.com'a bağlantı sunuyordu. Artık bu bağlantı Google Dictionary hizmetine yönlendiriyor.

Merriam-Webster, Oxford ve diğer ciddi dil kurumlarıyla yakından çalışan Alex Zaudin, Paragon Software'in sahibi. Zudin, Google'ın hizmetinin düşük seviye tüketici hizmetlerne cevap verdiğini, ancak öğrenciler ve profesyonellerin daha yüksek kalite ve tutarlılıkta sözlüklere ihtiyaç duyduğunu belirtti.

Google'ın sözlük hizmetinde "Google"ı aratınca çıkan sonuç "İnternette Google arama motorunu kullanarak bilgi aramak"; verilen örnekler ise "Partide tanıştı kadını Google'ladı"; "Çocuklarım bütün gün Google'lıyor" oluyor.

Google Dictionary'de listelenen diller şu şekilde: "İngilizce, Fransızca, almanca, İtalyanca, Korece, İspanyolca, Rusça, Çince (Geleneksel), Çince (Basitleştirilmiş), Portekizce, Hintçe, Arapça; Bengal dili, Bulgarca, Hırvatça, Flemenkçe, Fince, Yunanca, Gujarati dili, İbranice, Kanada dili, Malayalam dili, Marathi, Sırpça, Tamil dili, Telugu dili, Tayland dili. Bu diller ile sadece İngilizce arasında sözlük hizmeti var.

Google'ın büyük ayıbı, bu kadar dile sözlük hizmeti sunup da Türkçe'yi hizmetine dahil etmemiş olması.

Google Dictionary hizmetine www.google.com/dictionary adresinden ulaşabilirsiniz

  [Başa dön]

 

Taşiyomi'li günler dileğiyle...

 

Taşiyomi... Japonların kendi ürettikleri bir kelime... Anlamı “ayakta kitap okumak”... 

Evet, yanlış okumadınız kelimenin anlamı aynen bu.  Tabi bizim gibi oturarak kitap okuyanların sayısının bile büyük azınlıkta olduğu düşünülürse, bu kavrama şaşırmamak elde değil. Japonlar kitap okumayı bir boş zaman aktivitesi olarak değil, aksine mümkün olan her an yapılması gereken önemli bir aktivite ve hayatın vazgeçilmez bir parçası olarak görüyorlar.  Bu yüzden de metroda, trende, uzun bir kuyruktayken veya birini beklerken, bizim gibi hangi koltuk boşalacak diye insanları gözlemek, iki de bir saatine bakmak, günlük sigara içim limitlerini --hele ki açık havada birini bekliyorsak-- doldurmak yerine kitap okuyorlar.  Bu yüzden de yayın sektörü bir de küçük cep kitapları yapmış. Hemen hemen her Japonun çantasında ya da cebinde bir kitaba rastlarsınız. 

Milli Eğitim Bakanlığının hazırladığı rapora göre bir Japon yılda 25, İsveçli 10, Fransız 7 kitap okuyor. Oysa Türkiye’de, 1 kişi ortalama 6 yılda 1 kitap okuyor!  İşte gelişmiş ülkelerle aramızdaki uçurum bu kadar derin:  Yani söz konusu rapora göre, ortalama bir Japon ortalama bir T.C. vatandaşından 150 kat daha çok kitap okuyor.   Durum böyle olunca da şaşırmamak lazım bu küçük adamların büyük buluşlara imza atmalarına…        

Bacon “Okumak insanı olgunlaştırır; konuşmak ustalaştırır; yazmak ise daha somut, daha kalıcı bir bilgi sağlar. Dolayısıyla az yazanın iyi bir hafızası, az konuşanın keskin bir zekası, az okuyanın ise bilmediğini biliyormuş gibi göstermek için kurnaz olması gerekmektedir” demiş.  Hal böyle olunca şaşırmamak lazım bizde kurnazlığın prim yapmasına... Çevrenize bir bakın: kulaktan dolma duyumları ve enformasyon parçacıklarını, allayıp-pullayıp sanki konuda çok okumuş da, derince bilgi sahibi olmuş gibi satmaya çalışma kurnazlığına tevessül eden ne çok kişi var...  

Neyse, ben yine de umudumu kaybetmek istemiyorum.  Gelecekte bir gün, metroda kitap okuyan birine uzaydan gelmiş gibi şaşkın şaşkın bakıldığı bir ülke değil, elinde kitap olmayanın garipsendiği bir ülke düşlüyorum. Kızılay’da Gima’nın, YKM’nin, Ulus’ta Heykel’in önünde randevulaşanların  “Ha geldi mi, gelecek mi?” diye ikide bir, bir sağa bir sola bakmak yerine, elindeki kitaba daldığı bir Ankara düşlüyorum.  Okumanın boş zaman aktivitesi olarak görüldüğü ve son okunan kitabın adının hatırlanmadığı bir ülkede, sahi çok mu realiteden kopuk şeyler düşlüyorum ben? 

Hepimize bol taşiyomili günler dileğiyle!

Başkentte Yaşam, KORAY AVCI ÇAKMAN
 

  [Başa dön]

 

 

 Türkiye'nin e-kitap Platformu

http://cdn1.cnnturk.com/handlers/file.ashx?FileID=274191&Width=292&Height=0&BlackWhite=False

İnternette kültür ürünleri satıcısı idefix.com, e-kitabı Türk okuyucusuyla buluşturmak için oluşturduğu "Türkiye'nin e-kitap Platformu" projesini, 28. TÜYAP Kitap Fuarı'nda okuyuculara tanıttı.


Konuya ilişkin yapılan yazılı açıklamaya göre, idefix.com'un, Türkiye
Teknoloji Geliştirme Vakfının (TTGV) desteği ve Bahçeşehir Üniversitesinin iş birliğiyle gerçekleştirdiği proje kapsamında ilk e-kitabın 2010'un Ocak ayında okuyucuya sunulması hedefleniyor.

Yayınevleriyle birlikte ve telif sahiplerinin haklarını koruyacak şekilde hazırlanan e-
kitap projesi ile baskı, stok ve dağıtım gibi maliyetler olmayacağından kitap fiyatları yarı yarıya ucuzlayacağı için korsana olan ilginin e-kitaba yöneleceği, bu sebeple sektörün korsana kayan hacmi tekrar sektöre ve telif sahiplerine geri kazandırılacağı belirtiliyor.

İdefix'in oluşturduğu e-
kitap platformu, tüm e-ink (elektronik mürekkep) teknolojisine sahip cihazları, bilgisayar ve cep telefonu uygulamalarını destekleyecek bir altyapıya sahip olacak ve bu sayede okuyucular belirli cihazlar ile kısıtlanmayacak.

Baskısı olmayan kitaplara kavuşacağız

İdefix'in 130 bin kitaplık veritabanında yer alan kitapların yüzde 40'ının baskısının tükendiği, satış frekansı düşük olduğu için yayınevlerince yeniden basılması karlı görülmeyen bu kitaplar, e-
kitap platformu ile yeniden sektöre geri kazandırılacak. Okurlar ise bütün kitaplara uygun fiyatlarla, kolay ve hızlı bir şekilde ulaşabilir olacak. Ortalama büyüklükteki her 200 adet kitap için 1 adet yetişkin çam ağacı kesiliyor.

E-
kitap projesinin başlamasıyla kitap için kesilen ağaçların sayısı azalacak. E-kitap teknolojisi ise dünyada yaygınlaşıyor. Amazon'un mürekkep ekranlı cihazının satışlarına bakıldığında 2008'de 500 bin, 2009'da ise 1 milyon adet satıldığı görülüyor. Cihaz başına ise ayda ortalama 3 e-kitap satın alınıyor.
 

 

  [Başa dön]

 Hanımlar, bahaneniz kalmadı bu kitaplıklara yer açın artık!

Evin dağınıklığının faturası hep kitaplara kesilir. Kitaplık evde yer işgal eder, bunun da sorumlusu erkeklerdir! Hanımların bu bahanesini elinden alacak, hem erkekler hem de kadınlar için güzel bir haberimiz var. Tasarımlarıyla, işlevleriyle ve tabii ki görünümleriyle estetik kitaplıklar sayesinde hanımlar artık kitaplara yer açacak.

Mutfaklar, kadınlar için evin en güzel köşesi. Bu yüzden de mutfakların dekorasyonundan düzenine varana kadar en ince ayrıntılarına dikkat edilir. Mevzu mutfak ise harcamadan da pek kaçınılmaz. Sonra sıra yatak odalarına gelir, o da kadınlar için vazgeçilmezdir. Perdesinden yatak örtüsüne, gardırobundan aynasına kadar bir ahenk içindedir. Sıra kitaba ve kitaplığa gelince yüzler asılır! Evin dağınıklığının faturası kitaplara kesilir. Kitaplık evde çok yer işgal eder, aslında bunların sorumlusu da erkeklerdir...

İşte şimdi size hanımların bu bahanesini elinden alacak, kitaplara ve kitaplığa yer açacak bir haberimiz var. Tasarımlarıyla, işlevleriyle ve tabii ki görünümleriyle estetik kitaplıklar sayesinde hanımlar artık bu kitaplıkları çok sevecek. Böylece beyler de rahat nefes alacak!

Son yıllarda artık bir sektör halini alan kütüphane tasarımları, standart kalıplarından çok öteye geçmiş durumda. Dünyaca ünlü mağazalarda ihtiyacınıza göre tercih edebileceğiniz ürünler, sizi 'kitaplarımı nereye koysam' derdinden kurtarıyor. Eğer kitaplığım hem dekoratif hem de fonksiyonel olsun diyorsanız, bunun için kişisel tercihinizi tasarımcılara belirtmeli ya da kitaplığınızın mimarı siz olmalısınız.

İsviçreli 25 yaşındaki Malin Kollman, kendi kitaplığının tasarımını yapan bir kitap tutkunu. Kitaplarına çok yakın olma arzusuyla merdivenden bir kitaplık çizmiş. Basamaklara oturup kitap seçimi yapabiliyorsunuz.

Kişilerin mesleklerine ve ruhlarına göre tasarladığı kitaplıklar hem dünyada hem ülkemizde bir trend haline geldi. Matematikçiler geometrik desenlerde, çevreciler ağaç şeklinde kitaplık tasarlıyor. Ülkemizde sıradışı kitaplık yapan firmalardan biri Çanakkale'deki Kitapix. Modelleri inceledikten sonra www.kitapix.com adresinden sipariş verebiliyorsunuz.

Her meslek grubuna, ideolojiye, yaşam şekline göre tasarlanan kitaplıkların yanında evinin her yerinden kitap fışkıranlar için ferahlatıcı çözümler de unutulmamış. Evinizde elinizi her attığınız yerde kitap bulanlardansanız, üreticiler, merdiveninizden tavanınıza, hatta kirişlere kadar birçok yeri kitaplık haline getirip size dekoratif ve fonksiyonel çözümler sunuyor. Sıra dışı dizaynları ile dikkat çeken kitaplıklar, kolay seçim yapacağınız bir görsellikte tasarlanıyor. Klasik ve standart kitaplıkların yaygın olduğu ülkemizde de artık kişisel ürün tasarlayan firmalar ve iç mimarlar ön plana çıkmaya başladı. Yapmanız gereken, okumayı çok sevdiğiniz kitaplarınızı en iyi şekilde saklamak. Peki, buna nasıl mı karar vereceksiniz? Sizin için hazırladığımız küçük ipuçlarını takip ederek... ZAMAN 30 Ekim 2009, Cuma

Kitaplığınızı yapmanın ve düzenlemenin yolları

Kitaplarınızı boyutlarına ve türüne göre ayırabilirsiniz.

Kitapları yazarların soyadlarına göre sıralayabilirsiniz.

Kitaplıklarda organize etmesi zor olan dergileri dekoratif magazinliklerin içine başlıklara ve aylara göre dizebilirsiniz.

Hep atmak istediğiniz, ileride işe yarayacağı düşüncesiyle atmadıklarınızı etiketli dekoratif kutularda saklayabilirsiniz.

Kütüphanenize dizdiğiniz kitapların aniden rafa yığılmasını önlemek istiyorsanız kitap destekleri kullanabilirsiniz.

Yeni bir kitaplık alırken nelere dikkat edilmeli?

*Kitaplık alırken ya da yaptırırken içine ne koymak istediğinize karar verin. Gerçek bir kitaplık, yalnızca kitapların yerleştirilebileceği derinliğe sahip; vazo, çerçeve gibi aksesuarlar olmayan raflar bütünüdür.

*Kitapların üstünde fazla boşluk kalmasını istemiyor ve yerden kazanmaya çalışıyorsanız raf yüksekliklerinin ayarlanabilir olmasına dikkat edin.

Hanımlar, bahaneniz kalmadı bu kitaplıklara yer açın artık!

*Kitaplığınızın yer alacağı mekan küçük ya da dar ise büyük bölümün kapaklı olması, kitaplığınızın mekanda dağınıklık hissi yaratmasına engel olur.

Sıra dışı tasarımlar

Kitapix: Çanakkale'deki Kitapix'te dekoratif kitaplıklar bulabilirsiniz. İnternetten sipariş verilebiliyor. Tel: 0286 317 43 73

Nurus: Dünyaca ünlü markaların yanında kendi tasarımlarını da pazarlıyor. Tel: 0312 844 00 40

Mudo Concept: Yenilikçi, dinamik kitaplık modelleri için tercih edebileceğiniz bir yer. Tel: 0212 456 07 07

Moda Bagno: Ufak çözümlerle fonksiyonel hale gelen kitaplıklar mevcut. Tel: 0212 278 63 00

Habitat: Sade ama dekoratif, bir o kadar kullanışlı kitaplıklar almak istiyorsanız Habitat'ı tercih edebilirsiniz. Tel: 0212 320 82 82

Home life: Dikkat çekici, düzenleyici, gözünüze hitap eden kitaplıkları buradan alabilirsiniz. 0 216 422 53 72

İkea: Türkiye'nin birçok yerinde bulunan İkea'da modern, bir o kadar sade modellere ulaşabilirsiniz.

Vitrinlerin yerini kitaplıklar alacak

Selim Kavaklıoğlu (Kitapix'in Sahibi): "İnsanlar, atıl duvarlarını modern kitaplık tasarımları ile hem değerlendirmiş oluyorlar hem de mekana bambaşka bir hava katıyorlar. Önümüzdeki 5 yıl içerisinde yemek odalarıyla satılan camlı vitrinlerin yerini modern kitaplıklar alacak. Vitrinler fonksiyonel bir amaç için değil, dekoratif amaçlı kullanılıyordu ancak modern kitaplıklar bu iki ihtiyacı birden karşılıyor. Bir diğer trend de kitaplık modellerinin, TV standları fonksiyonlarını da kazanarak daha işlevsel hale gelecek olması.

Kitaplığın evimizdeki yeri farklı

Derin Sarıyer (Mobilya tasarımcısı): "Kitaplıklar karşımıza farklı senaryolar ile çıkar. Kitaplıkları evlerde ve çalışma ortamlarında farklı bir yere sahip görüyorum. Son zamanlarda kullanımının da artmasıyla depolama ihtiyacına cevap veren kitaplıklar, aradığımızı rahat bir biçimde bulma ihtiyacını doğurduğundan tasarımlar daha fonksiyonel ve dekoratif çizgilerin olduğu üretime doğru yöneldi."

 

 

  [Başa dön]

Kayseri'nin bilinen ilk kütüphanesi yeniden açılıyor


Kayseri'de, Kanuni Sultan Süleyman döneminde uzun yıllar kadılık yapan Bedrettin Mahmud tarafından kurulan kentin bilinen ilk kütüphanesi, yeniden açılıyor.

Tarihçi-yazar Mehmet Çayırdağ, AA muhabirine yaptığı açıklamada, dönemin Kayseri kadısı Bedrettin Mahmud'un 1552 yılında evinde kütüphane kurduğunu ve burası ile ilgilenmeleri için de memurlar görevlendirdiğini söyledi.

Kadı Mahmud Kütüphanesinin Kayseri'nin bilinen ilk kütüphanesi olduğunu ifade eden Çayırdağ, şöyle devam etti:

''Kadı Mahmud, vakfiyesinde kütüphanede bulunan 278 kitabın isimlerini ve bunların hangi şartlarda ödünç verileceğini tek tek yazmış. Kendisi öldükten sonra da kütüphanenin Bedesten'e taşınmasını istemiş. Ancak, kütüphanenin Bedesten'e taşınıp taşınmadığını bilemiyoruz. Kütüphanenin ne zaman kapatıldığına ilişkin de bilgi de yok.''

Kadı Mahmut Kütüphanesi Sorumlusu İpek Erciyes de kütüphanenin Kadı Mahmud Vakfının bir kültür hizmeti olarak yeniden kurulduğunu kaydetti.

Kütüphanenin herkese açık olduğunu, ancak daha çok araştırmacıların yararlanabileceği kitapların yer aldığını dile getiren Erciyes, ''Kütüphanemizde vakfedilen 400 ciltlik kitaptan 292 cildinin yeni basımı yer alıyor. Vakfiyede yer alan kitapların tamamına ulaşmak kütüphanemizin amaçları arasında geliyor. Bu konuda gerekli çalışmaları yaparak koleksiyonumuzu tamamlamak istiyoruz'' diye konuştu.

Erciyes, kütüphanede yaklaşık 8 bin kitap bulunduğunu, bunların birçoğunun Osmanlı Tarihi, Cumhuriyet Tarihi, Atatürk, Genel Türk Tarihi ve Türk Kültürü içerikli kitaplar ile İslam eserleri olduğunu belirterek, özel olarak hazırladıkları ''Kayseri Köşesinde'' ise Kayseri'yi konu alan, Kayseri'de yayımlanan, Üniversite ve belediye yayınlarına, Kayserili şair ve yazarların 2 binden fazla eserine yer verdiklerini sözlerine ekledi.

Kadı Mahmud Vakfı Mütevelli Yahya Cüneyt Kocabay da ilgili yıllarda matbaa baskısının söz konusu olmadığı, kitapların tamamının el yazması olduğu dikkate alındığında, bugün az gibi görünen 400 cilt kitabın ne kadar ayrı bir değer taşıdığının daha iyi anlaşılabileceğini anlattı.

Birçok kaynakta esnaf ya da bedesten kütüphanesi türüne örnek gösterilen Kadı Mahmud Kütüphanesinin, aslında öğrenciler için kurulmuş bir kütüphane olduğuna dikkati çeken Kocabay, şöyle konuştu:

''Vakfiyede, kefalet ya da rehin karşılığı emanet kitap alım şartları tüm detayı ile tanımlanmıştır. Ayrıca vakfiyede, 'Her yıl ramazan ayında mütevelli, nazır ve kütüphane muhafızı, evlat elinde bile olsa bütün kitapları toplayıp sayacaklar. Onları toz ve zarar veren şeylerden temizledikten sonra, defterde yazıldığı şekilde yerlerine koyacaklar. Memleketi terk edecek, kitaba bir zarar verebilecek, kendinde alıkoyarak talebenin istifadesine mani olacak kişilere istenildiğinde kitap verilmeyecek' denmektedir. O dönemde bu kadar detaylı düşünülerek oluşturulmuş kütüphane kuralları, gerçekten bizleri bugün hayret içinde bırakmaktadır. Aynı zamanda kitaplara verilen değeri anlamamıza da imkan vermektedir.''

Melikgazi Mahallesi'nde 225 metrekare alan üzerine kurulan Kadı Mahmud Kütüphanesi, 6 Kasım Cuma günü törenle hizmete açılacak.
aa. 05 Kasım 2009, Perşembe

  [Başa dön]

 

Harvard'da 13 milyon Boğaziçi'nde 375 bin kitap

 

Yöneten İhsan Yılmaz,  01 Aralık 2009

Kütüphaneler, insanlık birikiminden yararlanmanın en kestirme adresi olmuştur hep. Dolayısıyla, kütüphane ve kütüphanelerde bulunan kitap sayısı, kültürel gelişmişliğin en önemli göstergelerinden birisidir.
 

Kütüphaneler, insanlık birikiminden yararlanmanın en kestirme adresi olmuştur hep. Dolayısıyla, kütüphane ve kütüphanelerde bulunan kitap sayısı, kültürel gelişmişliğin en önemli göstergelerinden birisidir. Bu açıdan bakıldığında, Türkiye, hem ülkesiyle, hem de üniversiteleriyle felaket bir manzara sergiliyor. Rusya Devlet Kütüphanesi'nde 43 milyon kitap varken, bizim Milli Kütüphane'de sadece 1 milyon 136 bin kitap yer alıyor. Üniversiteler açısından da durum farklı değil.


Sefa KAPLAN
ASLINDA öyle çok fazla rakama da ihtiyacımız yok. Memleketimizin entelektüel atmosferi, bu atmosferden gazetelere, dergilere, televizyon ekranlarına yansıyan son derece kısır tartışmalar, neyin ne olduğunu gayet iyi gösteriyor. Kitaplarla ve kütüphalerle kurduğunuz ilişkiyle yakından ilgili bir atmosfer bu. Çünkü, neresinden bakarsanız bakın kitap ve kütüphane, en azından zihinsel gelişmişliğin somut göstergesi. Oysa, bizdeki durum içler acısı.

THE Europa World of Learning tarafından 2009 yılı için yapılan bir araştırmaya göre, Türkiye, hem ülkeler, hem de üniversiteler sıralamasında kütüphane fakiri bir ülke. 2009 yılı itibariyle 20 milyondan fazla cilt kitabı bulunan ülkeler sıralamasında Moskova'daki Rusya Devlet Kütüphanesi ilk sırada bulunuyor. Bu kütüphanede tam 43 milyon kitap ve periyodik yayın mevcut. Bunu, 32 milyon cilt kitabıyla St. Petesburg'daki Rusya Ulusal Kütüphanesi takip ediyor. Washington'daki Kongre Kütüphanesi 29 milyon, Pekin'deki Çin Ulusal Kütüphanesi ise 22 milyon cilt kitapla bunların arkasında sıralanıyor.

Ermenistan'ın başkenti Erivan'daki Ermenistan Bilim ve Teknoloji Enformasyon Merkezi 22 milyon cilt kitabıyla dikkat çekerken, St. Petesburg'daki Rusya Bilimler Akademisi Kütüphanesi 20 milyon ciltle öne çıkıyor. Türkiye'nin birikimini yansıtan Milli Kütüphane'de ise sadece 1.136.997 cilt kitap yer alıyor.

En fakirde beş milyon

Üniversiteler açısından bakıldığında da durum farklı değil. Üniversiteler sıralamasında ilk iki sırayı Amerikan üniversiteleri paylaşıyor. ABD'nin Harvard Üniversitesi Kütüphanesi'nde 13 milyon 143 bin, Yale Üniversitesi Kütüphanesi'nde 10 milyon 500 bin kitap yer alıyor. Bunları Kanada'nın Toronto kentindeki Toronto Üniversitesi Kütüphanesi takip ediyor. Bu kütüphanede 10 milyon 342 bin kitap mevcut. Bunları da sırasıyla Columbia (9 milyon 400 bin), Illinois (8 milyon 840 bin), Hannover (8 milyon 200 bin), Tokyo (8 milyon 120 bin) ve Oxford (7 milyon 800 bin) izliyor. Almanya'daki Leipzig ve ABD'deki Princeton üniversitelerinin kütüphaneleri ise beşer milyon cilt kitapla ‘yoksul' üniversite kütüphaneleri arasında bulunuyor.
Türkiye mi? Türki-ye'nin durumu hiç de parlak değil ne yazık ki. Ama biz yine de rakamlara bakalım. Ankara Üniversitesi Kütüphanesi 722 bin ciltle ilk sırada, İstanbul Üniversitesi Merkez Kütüphanesi 500 bin ciltle ikinci sırada, ODTÜ Kütüphanesi 478 bin ciltle üçüncü sırada yer alıyor. Önemli üniversitelerimizden Boğaziçi'nin kütüphanesinde 375 bin, İTÜ Mustafa İnan Kütüphanesi'nde ise 372 bin cilt kitap mevcut.

  [Başa dön]

 

 Osmanlı için dünyanın en büyük arşivi kuruluyor
 

İstanbul'da 4 ayrı mekânda dağınık halde bulunan Osmanlı arşiv üniteleri nihayet toplanıyor. İmparatorluğun belge ve defterlerini bir araya getirmek ve modern arşivcilik ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla TOKİ tarafından ihalesi gerçekleştirilen 'Osmanlı Arşiv Sitesi' Kâğıthane'de yapılacak.

Dünyanın en büyük arşivi olma özelliğini taşıyan Osmanlı sitesi yaklaşık 56 dönüm arazi üzerine inşa edilecek. Sitede, Osmanlı arşivinde bulunan 100 milyon civarında belge ve 370 bin defter bir araya getirilecek. Merkezde idari bina, 350 kişilik araştırma salonu ve enstitüsü, kütüphane ve müze, dijital arşivleme ünitesi, sosyal tesisler ile 2 bin 500 kişilik kongre merkezi yer alacak. Arşiv depoları, kaya tepelik alan oyularak içine gömülecek. Böylece site yalnız sele karşı değil, deprem, kimyevi ve biyolojik saldırılara karşı da korunmuş olacak. Sitede bulunacak müzede, İngiliz ve Amerikan arşivlerinde olduğu gibi özel malzemelerin birer örneği sergilenecek. Vatandaşlar ve öğrenciler müzeye geldiklerinde, Avrupa topraklarındaki ilk insan hakları bildirgesinden biri olan 'Fatih'in Bosna fermanını', 'Karlofça anlaşmasını', 'Baltalimanı sözleşmesini' ve diğer devletlerle yapılan ve öğrencilerin tarih dersinde okuduğu anlaşmaların birer nüshasını görecek. Kongre turizmine de açık olacak merkezde, mekânın ruhuna uygun toplantılar düzenlenecek. Site, 2012 başında hizmete girecek. İSTANBUL AA ZAMAN 04 Kasım 2009, Çarşamba

[Başa dön]

 

 

Osmanlı arşivleri için yeni merkez kuruluyor

İstanbul'da 4 ayrı mekanda dağınık olarak bulunan Osmanlı arşiv ünitelerini bir arada toplamak ve modern arşivcilik ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla Kağıthane'de ''Osmanlı Arşiv Sitesi'' yapılacak.

AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğünün talebiyle Cendere Vadisi'nde İstanbul Büyükşehir Belediyesine ait arsanın bir bölümü ile Hazine tarafından Milli Eğitim Bakanlığına tahsisli arsanın bir bölümünden oluşan toplam 55 bin 809 metrekarelik alan site için tescillendi.

Hassa Mimarlık tarafından projeleri hazırlanan arşiv sitesinin ihalesi, TOKİ tarafından gerçekleştirildi. Arşiv sitesi inşaatının 2011 yılı sonunda bitirilerek, 2012 yılı başında hizmete girmesi planlanıyor.

Arsanın dere yatağına yakın olması nedeniyle, projede binanın dış duvarının dere yatağına uzaklığı 52 metre, ana giriş kapısına uzaklığı da 152 metre olarak planlandı. Binanın deniz seviyesinden yüksekliği 10 metre, dere yatağına göre yüksekliği de 15 metre olarak düzenlendi.

Kağıthane Deresi'nin 1996 yılında yapılan ıslah çalışmasında 500 yıllık taşma alanlarının incelenerek ıslah edilmesi de proje hazırlanırken dikkate alındı.

-SİTEDE YER ALACAK BİRİMLER-

Toplam 115 bin metrekare inşaat alanına sahip olacak site içinde 10 blok inşa edilecek. Bloklarda, ''İdari bina'', ''350 kişilik araştırma salonu'', ''Araştırma enstitüsü'', ''Kütüphane ve müze'', ''Dijital arşivleme'', ''Restorasyon, yayın ve tanıtım hizmetleri'', ''Tasnif çalışmaları ve destek hizmetleri ünitesi'', ''Yemekhane ve sosyal tesisler'' ile ''2 bin 500 kişilik kongre merkezi'' yer alacak.

Site içindeki arşiv depoları da kaya tepelik alan oyularak kaya oyuğunun içine gömülecek ve böylece arşiv yalnız sele karşı değil, deprem, kimyevi ve biyolojik saldırılara karşı da korunmuş olacak.

Sitede 3,5 kat olarak planlanan depo üniteleri, tamamen raf kurulu olduğunda 150 bin metre raf alanı oluşacak ve yaklaşık 1000 personel çalışacak.

-OSMANLI ANLAŞMALARI MÜZEDE SERGİLENECEK-

Dünyanın en büyük tarih arşivi olma özelliğini taşıyan Osmanlı arşivinde, 370 bin civarında defter, 100 milyon civarında da belge bulunacak. Osmanlı coğrafyasında yaklaşık 40'a yakın devletin tarihine ait bilgi ve belgelerin Osmanlı arşivinde olması nedeniyle bu devletlerin tarihçileri, kendi tarihlerini yazmak için Osmanlı arşivine geliyor. O nedenle Osmanlı arşivi yurt dışındaki akademisyen ve tarihçiler tarafından çok iyi bilinen bir arşiv olma özelliği taşıyor.

Site içinde yer alacak müzede, İngiliz ve Amerikan arşivlerinde olduğu gibi özel malzemelerin birer örneği sergilenecek.

Vatandaşlar, araştırmacılar ve öğrenciler müzeye geldiklerinde, Avrupa topraklarındaki ilk insan hakları bildirgesinden biri olan ''Fatih'in Bosna fermanını'', ''Karlofça anlaşmasını'', ''Baltalimanı sözleşmesini'' ve diğer devletlerle yapılan ve öğrencilerin tarih dersinde okuduğu anlaşmaların birer nüshasını görecek.

Kongre turizmine de açık olacak merkezde, mekanın ruhuna uygun kongreler ve toplantılar düzenlenecek.

-''TARİHİ DOKUYA UYGUN MİMARİ TASARIM...''-

Kağıthane Belediye Başkanı Fazlı Kılıç, projeye ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, çok dağınık alanda hizmet veren Osmanlı arşivlerinin modern ve çok daha kullanışlı bir mekana ihtiyacı olduğunu ve Kağıthane'nin de hem tarihi kimliği, hem de ulaşım açısından bu merkez için en uygun yer olduğunu söyledi.

Arşiv binasının, Dolmabahçe-Kağıthane tünelinin Kağıthane çıkışında bulunduğunu ve bu güzergahın hava alanına kadar devam edecek bir aks olduğunu anımsatan Kılıç, bölgede 2 tane yeni metro aksı oluşacağını, bunlardan birinin Dolmabahçe'den gelip Tekstilkent'e ulaşacağını ve Osmanlı arşivlerinin kurulacağı alana yürüyerek 2-3 dakika mesafede olacağını bildirdi.

Kılıç, diğer metro hattının da Seyrantepe'den Zeytinburnu'na ulaşacağını ve o hattın da arşiv merkezinin tam önünden geçeceğini anlattı.

Merkezin tarihi dokuya uygun bir mimari tasarımla ortaya çıkacağını, yurt dışından ve Türkiye'nin her yerinden gelecek insanların rahat ulaşabilecekleri ve rahat çalışma ortamı bulacakları modern bir bina olacağını ifade eden Kılıç, ''Kağıthane için çok önemli prestij bir proje olacak'' dedi.

[Başa dön]

 

Türkiye, dijital kitap hayalini gerçekleştiriyor
 

Yayıncılık sektörünün ve kitap meraklılarının merakla beklediği haber, Kültür Bakanlığı'ndan geldi.

Telif Hakları ve Sinema Genel Müdür Yardımcısı Günay Kiracı, hazırladıkları otomasyon sisteminin son aşamaya geldiğini ve 2010'dan itibaren yazar ve yayıncıların internetten kitaplarını yayımlayabileceklerini söyledi. Türk yayıncılığı için önemli bir dönemeç olan sistem şöyle işleyecek: Tescil-bandrol işlemlerinin tamamlanmasının ardından, eser önce yayınevinde işaretlenecek. Ardından da Yayıncılar Meslek Birliği'nin onayından geçecek. Eser sahibi, bu aşamalardan sonra kendisi adına oluşturacağı elektronik imzayla eserini Kültür Bakanlığı'nın elektronik sistemine aktaracak. Son aşamada ise Kültür Bakanlığı Telif Hakları ve Sinema Genel Müdürlüğü onay vererek eseri elektronik ortamda tescil edecek.

Bakanlık bu elektronik ortama, Cumhuriyet döneminde yayımlanmış tüm kitapları aktarmayı planlıyor. Sistemi hayata geçirdikten sonra üniversite kütüphaneleriyle ilişkiye geçecek olan bakanlık, dijital ortamdaki eserlere ulaşma imkânı verecek. Bir sonraki adım ise dijital eselerin fotokopi merkezlerinde satışının yapılması. Yayıncılıkta gerçek devrim ise Kültür Bakanlığı'nın elektronik sisteme aktardığı tüm eserlerin, internet ortamına aktarılmasıyla gerçekleşecek. ZAMAN 03 Kasım 2009, Salı / FATİH VURAL İSTANBUL

[Başa dön]

 

 İş birliğinden güç birliği doğuyor...

SEKTÖREL IP  (haber: Şenol Karadeniz)

Özel bir firma Kitap Network adlı bir proje geliştirmiş. Özetle, PTT ile varılan anlaşma gereğince, istenilen kitabın, en yakın PTT merkezinden, bedelini ödeyerek alınabildiği bir sistem. Firma web sayfasında Kitap Network iş platformu sayesinde ulaşılamayan, temin edilemeyen kitap kalmayacağını belirtmiş.

 İlginizi çekebilir

 

http://www.sektorelvb.com.tr/images/PROJELERKitap%20Network%20.jpg

 

 

http://www.sektorelvb.com.tr/images/PROJELER%20(%20Kitap%20Network%20).jpg

 

http://www.sektorelvb.com.tr/images/(%20Kitap%20Network%20).jpgHayaller teknolojik gelişimin yaşam kaynağıdır. Yayıncılık sektörü için geliştirilen ilk özel iş uygulaması olan Kitap Network ile hayalden öte rasyonel çözümler sunuyoruz.

Kitap Network ,Yayınevlerinin, Dağıtıcıların  ve  Kitabevlerinin bildik operasyonel sorunlarını çözmekle kalmıyor, aynı zamanda yepyeni bir iş modeli ile kendi aralarında daha verimli, daha hızlı ve etkin iş yapmalarını sağlıyor.

Kitap Network iş platformu sayesinde ulaşılamayan, temin edilemeyen kitap kalmıyor.


Bir yandan stok, konsinye, sipariş, teslimat ve ödemeler online takip edilirken, diğer yandan yeni çıkan kitaplar, satış performansları, piyasa araştırmaları gibi bilgiler güncel ve güvenilir olarak ihtiyaç duyan firmalara anında sunuluyor. 

Garanti Ediyoruz;
nokta1Satış trendlerini ve karlılığını artıracak,
nokta1Firma dinamiklerini ve imajını olumlu etkileyecek,
nokta1Performans ve hizmet kalitenizi yükseltecek,
nokta1İstikrarlı ve verimli çalışma olanağı kazandıracak,
nokta1Karar süreçleriniz için rasyonel veriler oluşturacak,
nokta1Üst düzeyde müşteri ve çalışan memnuniyeti sağlayacak. 

Kısacası sizi daha başarılı ve karlı bir ticari platforma taşıyacak. Kitap Network uygulaması hakkında detaylı bir tanıtım almak için lütfen bizimle temasa geçiniz.

HABERLER.COM

 

Haber Yayın Tarihi: 01 Aralık 2009 Salı Saat 01:37

http://www.sektorelvb.com.tr/images/KITAP-NETWORK-ONLINE_Baslik.jpg

 

 

http://www.sektorelvb.com.tr/images/PROJELER%20(%20Kitap%20Network%20).jpg

 

http://www.sektorelvb.com.tr/images/kitnetres.jpg

Teknoloji herkes için erişilebilir olmalıdır. Yeni nesil web uygulamaları ile her boyda kuruluşa fırsat eşitliği sağlamak mümkün. Kitap Network Online bu misyonla oluşturulmuş bir B2B uygulamasıdır.

Kitap Network; yayıncılık sektöründeki tüm kuruluşların katılımıyla büyüyecek ve kullanıcılarına daha kapsamlı ve rasyonel faydalar oluşturacak bir iş platformu sunmaktadır.

 


Kitap Network Online uygulaması, işlem hacmi veya ihtiyaçlar bakımından küçük kitapevlerine veya ürün kalemleri arasında kitap da bulunan diğer firmalara makul bir abonelik ücretiyle Kitap Network uygulamasının temel hizmetlerini alabilmelerine ve Kitap Network sistemine katılabilmelerine olanak sağlamaktadır.


Kitap Network Online, abonelerine yeni çıkan kitaplar hakkında detaylı bilgiler verir, yayınevi veya dağıtıcılardan temin durumunu göstererek online kitap siparişi verilmesini sağlar. Ayrıca, çok satan kitaplar, kampanyalar ve sahaf kitapları hakkında bilgiler sunar ve forum ortamı ile diğer kullanıcılar arasında bir ortak platform kurar.
 
Kısacası, Kitap Network Online, küçük kitapevlerinin büyük işler başarmasını sağlar.

Kitap Network Online uygulaması hakkında detaylı bir tanıtım almak için lütfen bizimle temasa geçiniz.

http://www.sektorelvb.com.tr/images/KITAP-BILGIBANKASI_Baslik.jpg

 

 

http://www.sektorelvb.com.tr/images/KİTAP.jpg

 

http://www.sektorelvb.com.tr/images/RESIM-4-kitap-bilgi.jpg

Sektörel VB , Kitap Network Projesi ile yayıncılık sektörüne yönelik en kapsamlı çözümünü geliştirirken, puzzle’ın en önemli parçası olan “okuyucuları” da unutmadı.

Türkiye’nin en geniş kitap bilgi bankası olmayı hedefleyen  
www.kitapbilgibankasi.com , hem arama motoru, hem de yeni çıkan yayınlar konusunda bilgilenme platformu olacak.


Okuyucular, ilgilendiği ya da aradığı kitapları, en yakın hangi kitabevinden edinebileceklerini sorgulayabilecekler.

http://www.sektorelvb.com.tr/images/PROJELER%20(%20Kitap%20Bilgi%20Bankasi%20)alt.jpg

 

[Başa dön]

 

 

400 yıllık el yazma eserler 2,5 yıldır depoda çürüyor

Bursa İnebey Medresesi'nde hizmet veren Tarihi Yazma ve Eski Basma Eserler Kütüphanesi'ndeki binlerce değerli yazma ve eski basma eser 2,5 yıldır devam eden restorasyon sebebiyle büyük zarar gördü.
Küçük bir odada istiflenen paha biçilmez binlerce kitap, rutubet ve haşerattan olumsuz etkilendi. Uzmanlar, restorasyon yapılan bir alanda böyle değerli eserlerin tutulmasını vefasızlık olarak değerlendiriyor. Türk-İslam medeniyetinin binlerce değerli yazma ve eski basma eserini bünyesinde bulunduran tarihi binanın restorasyonu Kültür Müdürlüğü ve İl Özel İdaresi tarafından yürütülüyor. Bibliyografik danışmanlık hizmeti veren Yazma ve Eski Basma Eserler Kütüphanesi, 2007'de başlayan restorasyon nedeniyle kapalı. 17. yüzyılda Fahrettin Razi tarafından yazılan ve felsefi yorumların yer aldığı elyazması, Kâtip Çelebi'nin 1730 tarihli Cihannüma'sı, Osmanlı döneminde basılan ilk atlas ve VIII. yüzyıla ait Kur'an-ı Kerim sayfası gibi birçok tarihi kitabın bulunduğu kütüphanede, 9 bine yakın yazma, 18 bin civarında da basma eser yer alıyor.

İsminin açıklanmasını istemeyen bir görevlinin verdiği bilgiye göre, 40 m²'lik alanda istiflenen paha biçilmez eserler, 2,5 yıldır nem, küf ve haşeratın zararına maruz kaldı. Kitap sayfalarında mantar oluştu. Uzmanlar, düzenli olarak kimyasal dezenfeksiyon yapılması gereken eserlerin, böcekler ve kemiricilere karşı korumasız kaldığını dile getiriyor. Uludağ Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Hasan Basri Öcalan, yazma eserlerin akademisyenler için çok önemli olduğunu söylüyor.

Kütüphanenin, Türkiye'nin en önemli yazma eser kütüphanelerinden birisi olduğuna dikkat çeken Öcalan, buranın Bursa'da çalışan akademisyenler için vazgeçilmeyen mekanlardan birisi olduğunu kaydetti. Dr. Öcalan, şunları ifade etti: "Son 10 yıldır, idarecilerin tutumlarından dolayı bu kütüphane işlevini yerine getirememektedir. Akademisyenler buraya gidemiyor."

Bursa İl Kültür Müdürlüğü yetkilileri ise bu konuda açıklama yapmaktan kaçındı. Yetkililer, restorasyon sürecinde kitapların zarar görmediğini iddia etti. ZAMAN  ADEM ELİTOK, 15 Aralık 2009, Salı