Sahibi:
Prof.Dr. Abdurrahim Özgenoğlu
Yayın Kurulu :

Prof.Dr. İsmail Bircan
Prof.Dr. Oya Batum Menteşe
Uzman Nilüfer Ünal
Editör:  Nilüfer Ünal
             3 Ayda bir yayınlanır.

Nazif Berat, Atılım Üniversitesi Mühendislik Fakültesi  Bilgisayar Bölümü Öğrencisi

Nazif Berat  mütevazi  bir Anadolu ailesinin ikinci çocuğu olarak 1986 yılında  dünyaya gelmiştir. Babası  yurtdışında işçi,  anneside ev hanımıdır. Ortaokul ve lise yıllarında çok sayıda okuduğu kitapların hedeflerini belirlemesinde çok büyük payı olduğunu düşünen Nazif, küçüklükten beri hayali olan Bilgisayar Mühendisliği  bölümünü  2005’te Atılım Üniversitesi’ne girerek  gerçeğe dönüştürmüştür.   Üniversite yıllarında  irili ufaklı bir çok projeye öncülük etmiş ve farklı etkinlikte de  yer almıştır. Avrupa Birliği projelerinde sıklıkla yer alıp  ve bunlardan en önemlisi olarak 2008 yılında Almanya’daki bir etkinlikte ülkemizi  temsilen katılmış ve başarıyla temsil etmiştir. Bunun dışında Yerleşke2023 adlı bir dergide yazar olarak çalışmakta ve  Atatürk Çocuk Yuvası’nda da gönüllü abi olarak  görev almaktadır. Son zamanlarda ise Microsoft Student Partner programına dahil olup yüzlerce öğrenci arasından  Microsoft’un öğrenci temsilcisi olarak seçilmiştir. Bunun dışında da Türklerin Dünyaya Açılan Projesi olarak adlandırılan Marro.ws  ekibinde yer alıp  Marro.ws’un Türkiye'deki Üniversitelerden Sorumlu Yöneticisi  olarak görev yapmaktadır.  Nazif Berat halen yaşantısına  Atılım Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği son sınıf öğrencisi olarak devam etmektedir.

 

Nazif Berat’ın geleceğe dönük  düşüncelerini şöyle özetlemekte: “…devlet gençlerine değer  veriyor , destek veriyor. Politikalarını ona gore yönlendiriyor. Bizde maalesef durumlar öyle değil.  Bu ülkenin sorunlarını gençlere bıraksınlar inanın çok güzel sonuçlar çıkacaktır. Ben böyle düşünüyorum.,,, Ben zaten hep “Veren el toplayan eldir” sözünü hayatımda uygulamaya çalıştım…”   …Sürekli okumak, araştırmak yeni şeyler öğrenmek günümüz dünyasında diğer global rakiplerimizle yarışabilmemiz için artık şart. Sadece okula gel-git bence yeterli değil. İş dünyası cidden çok zor…”

 

 

“…sizin çalışma hırsınıza, azminize, hedeflerinize bağlı olarak kendinizi dilediğiniz kadar geliştirebilirsiniz; bu bence gayet basit birşey… Otur,çalış,başarılı ol! Ama sosyal çalışmalar öyle değil. Mesela benim ortalaması 3.80 olan bir arkadaşım toplum içinde konuşamaz, soru soramaz, sunum yapamaz vs.vs. Staj görüşmesine bile arkadaşıyla beraber gitmiş, düşünün artık... Şimdi bizler toplumun birer parçasıyız ve diğer insanlarla sürekli iletişim halindeyiz. Herkes kendi içine kapansa, kimse kimseyle konuşmasa nasıl olurdu sizce? Gelişim olur muydu?...Bence sosyal yönü kuvvetli olan kişiler teknik alanda daha başarılılar. Onların önü açık:) Bakınız Microsoft, Google, Facebook, Apple gibi şirketlerin tarihine.., hep bunu görürüz. Hep genç yaşlarda başlamışlar ve genelde Ceo'ların özelliği çok girişken olmaları…”

Sayın Berat, söyleşimizi kabul ettiğiniz için öncelikle teşekkür ederiz. Üniversitemizde Mühendislik Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü öğrencisisiniz. Kendinizden biraz bahseder misin bizlere?

Şöyle cevaplayayım :) Aslında sıradan bir mühendislik öğrencisi profiline uygun olmadığımı rahatça söyleyebilirim. Monoton bir yaşam tarzı benim kitabımda yok :) Stres üstü (overstress) dedikleri vakitler en çok zevk aldığım zamanlar mesela, ilgi çekici değil mi? Aynı anda birden çok işle uğraşıp üstesinden gelmek en sevdiğim şeyler arasında. Şiir yazıyorum, Avrupa Birliği projeleriyle ilgileniyorum, gönüllü çalışmalarda yer alıyorum, ulusal bir dergide yazarlık yapıyorum, tasarım yapıyorum, dünyayı geziyorum, NLP ile ilgileniyorum, hipnoz ve transla uğraşıyorum dediğim vakitler insanlar soruyor. Yahu kardeşim sen mühendis olmayacak mısın? Elbette, evet diyorum:) “Ee bunlarla niye uğraşıyorsun o zamandiyorlar.

Peki bu kadar çalışmayla ne için uğraşıyorum? Teknik olarak kendime güvenmediğimden değil elbette. Teknik şeyler zaten yeteri kadar zaman ayırdığınız vakit çözülüyor, sizin çalışma hırsınıza, azminize, hedeflerinize bağlı olarak kendinizi dilediğiniz kadar geliştirebilirsiniz; bu bence gayet basit birşey! Öğrenmesi zor biliyorum ama işleyiş anlamında basit. Otur,çalış,başarılı ol! Ama sosyal çalışmalar öyle değil. Mesela benim ortalaması 3.80 olan bir arkadaşım toplum içinde konuşamaz, soru soramaz, sunum yapamaz vs.vs. Staj görüşmesine bile arkadaşıyla beraber gitmiş, düşünün artık... Şimdi bizler toplumun birer parçasıyız ve diğer insanlarla sürekli iletişim halindeyiz. Herkes kendi içine kapansa, kimse kimseyle konuşmasa nasıl olurdu sizce? Gelişim olur muydu? Psikolojik sorunları olan hasta bir toplum olur çıkardık. Kendimi çok yönlü olarak geliştirmeye çalışıyorum. Evde iyi bir evlat, işyerinde iyi bir çalışan, topluma faydalı bir birey olmak en önemli hedeflerim. Bence sosyal yönü kuvvetli olan kişiler teknik alanda daha başarılılar. Onların önü açık:) Bakınız Microsoft, Google, Facebook, Apple gibi şirketlerin tarihine.., hep bunu görürüz. Hep genç yaşlarda başlamışlar ve genelde Ceo'ların özelliği çok girişken olmaları. Bütün bunları düşündüğüm vakit kendimi eğer sosyal anlamda iyi şekilde geliştirebilirsem hedeflerime daha kolay ulaşabileceğimi düşündüm.  Onun içinde sosyal içerikli yüzlerce etkinliğe katıldım ve onlarca etkinliği organize ettim.

“…Bioyakıtların kullanımının arttırılmasıyla ilgili olarak geçen sene Kasım ayında Almanya’ya gittim. Avrupa için tabi bu çok önemli bir konuydu çünkü Rusya’ya enerji konusunda %68 bağlılar ve bu onları çok korkutuyordu. Bunun üzerine değişik fikirlere ihtiyaç duyuyorlardı. Ben ve dünyanın her yerinden gelen  genç beyinler bu konuya çözüm bulmaya çalıştık.  Avrupa Birliği ülkeleri bu konuda çok zekice davranıyor. Kendi toplumsal sorunlarını genç beyinlere sorup ona göre hareket ediyor. Bizim ülkemize baktığımız vakit nüfusun büyük bir çoğunluğu genç olmasına rağmen mesela bana kimse gelipte birşey sormuyor yada ülkenin sorunları hakkında hiç fikrimi almıyor…”

Peki bu çalışmalarınızı biraz daha açabilir misiniz?

Elbette.  Okulumuzun Sivil Girişim ve Gönüllü çalışmalar koordinatörlüğünde  kimsesiz çocuklar için etkinlikler düzenlendi. Bu etkinliklerin öğrenci tarafında sorumlusu bendim. Zaten yaklaşık 3-4 senedir  Atatürk Çocuk Yuva’sında gönüllü abilik yapıyorum.  Buradaki arkadaşlarımızla ilgilenmek bana inanılmaz bir haz veriyor.  Bunu sadece ben yapmıyorum .  Aslında bizim bir ekibimiz var bu konularla ilgilenen. Bu organizasyonları hep beraber yürütüyoruz.

Bunun dışında  Avrupa Birliği çalışmalarım mevcut. Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde çeşitli etkinlikler düzenlendi. Aslında ülkemizde de bu etkinliklerle ilgilenen bir kurum mevcut: Ulusal Ajans. Ama ben direkt olarak yurtdşındaki ulusal ajanslara başvurdum.  Nedenini sorarsanız Türkiye’de yeteri  kadar ilgiyi göremedim.  Bioyakıtların kullanımının arttırılmasıyla ilgili olarak geçen sene Kasım ayında Almanya’ya gittim. Avrupa için tabi bu çok önemli bir konuydu çünkü Rusya’ya enerji konusunda %68 bağlılar ve bu onları çok korkutuyordu. Bunun üzerine değişik fikirlere ihtiyaç duyuyorlardı. Ben ve dünyanın heryerinden gelen  genç beyinler bu konuya çözüm bulmaya çalıştık.  Avrupa Birliği ülkeleri bu konuda çok zekice davranıyor. Kendi toplumsal sorunlarını genç beyinlere sorup ona gore hareket ediyor. Bizim ülkemize baktığımız vakit nüfusun büyük bir çoğunluğu genç olmasına rağmen mesela bana kimse gelipte birşey sormuyor yada ülkenin sorunları hakkında hiç fikrimi almıyorJ  Örnek vermek gerekirse; Başbakan Erdoğan, Perez’i   azarladıktan bir hafta sonra   hemen  öğrenci danışmanları vasıtasıyla İsrail’li öğrenciler İsrail’de bir etkinlik düzenlendiler. Türkiye-Filistin ve İsrail’in öğrencileri katılıp bu sorun hakkında görüş alışverişi içerisinde bulunacaktı. Fakat ben daha önce Suriye’yede gittiğim için vize konusu sıkıntı oldu gidemedim. Yani anlatmak istediğim olay şu; devlet gençlerine değer  veriyor , destek veriyor. Politikalarını ona gore yönlendiriyor. Bizde maalesef durumlar öyle değil.  Bu ülkenin sorunlarını gençlere bıraksınlar inanın çok güzel sonuçlar çıkacaktır. Ben böyle düşünüyorum.

Bunun dışında  takip ettiğim Salto,Youth in Project, AEGEE  gibi kurumlar mevcut.  Belki ilgilenen arkadaşlar çıkabilir okulumuzdan. 

Yerleşke2023 adlı ulusal eğitim ve gençlik dergisinde yazar olarak çalışmaktayım. Yazmak en sevdiğim uğraşlardan birisi.  Aynı zamanda yazdıklarımın Türkiye’deki tüm üniversitelere gitmesi ve onların geri dönüşlerini almak beni  inanın çok geliştiriyor. Ben zaten hep “Veren  el toplayan eldir” sözünü hayatımda uygulamaya çalıştım. Nedense insanlar paylaşmayı sevmiyor. Böyle olunca gelişim olmuyor. Gözlemlediğim şey şu: Eğer bir şeyi paylaşırsan onun değeri artıyor. İnsanlar beğeniyor,eleştriyor yada şöyle yapsaydın daha güzel olurdu gibi önerilerde bulundukları zaman  ufkunuz genişliyor ve sizde daha verimli yazılar üretmeye başlıyorsunuz. Bu sadece yazın dünyası için değil herşey için geçerli. Zaten gelecek Kasım ayında kısmetse kitabımı çıkartmayı panlıyorum. Bakalım herşeyin hayırlısı…

“…Microsoft Student Partners (MSP) programı,… bu program, Microsoft yazılım geliştirme teknolojilerinin üniversitelerdeki tanınırlık ve kullanılırlığının artırılmasına yönelik olarak Microsoft'un dünya çapında yürüttüğü çalışmalar kapsamındadır… Kendiniz hakkında bir video çekiyorsunuz. Niçin MSP olmak istiyorsunuz…,MSP olduktan sonraki planlarınız neler, bugune kadar neler yaptınız vs gibi birçok soruya cevap vermeniz gerekiyor. Tabi bu videonun dışında okulda başarılı ve popüler bir öğrenci olmanız gerekiyor. Sağolsunlar hocalarım referans oldu. Zaten Microsoft hem Microsoft tarafında hemde okul tarafında sizden referans istiyor. Bu sizin için artı bir durum.  Bunların dışında  paylaşmayı seven,okuyan araştıran bir kişi olmanız gerekiyor. Bir blog tutup Microsoft teknolojilerinde bildiklerinizi paylaşmanız gerekiyor.  Bütün bunlar üst üste eklenince Microsoft Student Partner seçildim. 

Biraz da teknik çalışmalarınızdan bahsedelim.

Teknik çalışmalar benim için büyük önem arz ediyor ben sonuçta şair yada diplomat olmak için okula gelmedim. Öncelikli hedefim donanımlı bir mühendis olabilmek. Bunun içinde uğraşıyorum. Şuan iki çalışmam mevcut. Birisi Microsoft  tarafı. Microsoft Student Partners (MSP) programı, başarılı ve yetenekli bilgisayar bilimleri ve benzeri BT alanlarında eğitimlerine devam eden öğrencilerin ve yanısıra iletişimi, pazarlama yeteneklerini güçlü yanı olarak gören ve bu özelliklerini geliştirmek/pekiştirmek arzusunda olan öğrencilerin ortaya çıkarılmasına yardımcı olmayı amaçlamaktadır. Bu ünvana sahip olan öğrencinin, teknolojik bilgi ve becerilerini geliştirebilmesine ortam da sağlanarak, programa katılım yeterliliği ve teknoloji tutkunları ile meraklılarına yardımcı olma isteği takdir edilmektedir.

Bu program, Microsoft yazılım geliştirme teknolojilerinin üniversitelerdeki tanınırlık ve kullanılırlığının artırılmasına yönelik olarak Microsoft'un dünya çapında yürüttüğü çalışmalar kapsamındadır. Akademik dünyanın Microsoft yazılımları sayesinde kişisel potansiyellerini keşfedebilmelerine olanak sağlanmaktadır. Ağustos ayında bunun başvuru süreci var.  Kendiniz hakkında bir video çekiyorsunuz. Niçin MSP olmak istiyorsunuz, Microsoft’u niçin seçtiniz? ,MSP olduktan sonraki planlarınız neler, bugune kadar neler yaptınız vs gibi birçok soruya cevab vermeniz gerekiyor. Tabi bu videonun dışında okulda başarılı ve popular bir öğrenci olmanız gerekiyor. Sağolsunlar hocalarım   referans oldu. Zaten Microsoft hem Microsoft tarafında hemde okul tarafında sizden referans istiyor. Bu sizin için artı bir durum.  Bunların dışında  paylaşmayı seven,okuyan araştıran bir kişi olmanız gerekiyor. Bir blog tutup Microsoft teknolojilerinde bildiklerinizi paylaşmanız gerekiyor.  Bütün bunlar üstüste eklenince Microsoft Student Partner seçildim.  Elbettebir bilgisayar mühendisliği öğrencisi için güzel bir olay. Böylesine büyük bir kurumsal  şirkette öğreneceğim  çok şey olduğunu düşünüyorum. 

Peki MSP’ler tam olarak neler yapıyor? Atılım Üniversitesi öğrencilerine ne faydası var?

MSP’lerin belli başlı görevlerini şöyle özetlemek mümkün.  Microsoft'un akademik dünyaya yönelik yürüttüğü çalışmaların öğrencilere akatarılabilmesine katkıda bulunmak; MSP olarak kendisine yöneltilen yazılı ve sözlü soruları, gerekiyorsa araştırma yaparak, doğru ve etkin şekilde yanıtlamak; Microsoft teknolojilerinin ve akademik programların bilinirliğinin artmasına yönelik seminer, eğitim, çalıştay vb. etkinlikler düzenleyerek öğrencilerin aktif katılımının sağlanması için gerekli alt çalışmaları planlamak, organize etmek ve gerçekleştirmek; bölüm derslerinde Microsoft ve akademisyenlerle ilgili olası işbirliği çalışmalarına yardımcı/yönlendirici olmak; öğrenci kulüpleriyle iletişim halinde olarak çift taraflı koordinasyona katkıda bulunmak; www.msakademik.net Akademik Yazılım Geliştiriciler topluluk sitesine makale, içerik sağlamak ve/veya sağlayabilecek kişileri belirleyerek gerekli yönlendirmeyi yapmak; katıldığı etkinliklerde video röportajlar vs hazırlayıp, işleyebilmek ve paylaşabilmek; kişisel websitesi/blog tutarak bilgi paylaşımına aktif katkı sağlamak; bu ve benzeri çalışmalar için belirli bir zamanını gönüllü olarak ayırmak.

Okulumuzda formal ve informal şekilde şimdiye kadar çeşitli etkinlikler düzenledim. İkinci dönemde yine özellikle yazılımla ilgilenen arkadaşlarımız için sürprizlerim mevcutJ

Halen Marro.ws’nin Türkiye sorumlususunuz.. Marro.ws nedir, ne tür çalışmalar yapmaktasınız?    

Türkiye'den çıkan bir proje olan marro.ws, bu noktadan hareketle, sadece internet adreslerini değil, metinleri de saklamamıza sağlayan bir internet girişimi. İnternet üzerinde yer alan tüm metin tabanlı bilgileri kolayca saklayıp, dileğimiz yerden PDF, HTML, TXT gibi değişik formatlarda çıktılarını alabileceğimiz servis ile içeriklerimizi dilersek kendimize özel dilersek de herkese açık bir şekilde tutabiliyoruz.

Kullanıcılarına kolay içerik ekleme için Internet Explorer yada Firefox eklentisi de sunan Marro.ws'ye, bir sitede dolaşırken beğendiğiniz içeriğin tamamını ya da sadece belli bir bölümünü seçerek üzerine sağ tıklayarak anında kaydedebiliyorsunuz. Marro.ws'ye eklenen her içerik için akılda kalıcı bir kısa link oluşturuluyor. Bu da içeriklere erişimi daha da kolaylaştırıyor.

Ben ekibe Eylül ayında katıldım. ABD’de açılmış bir şirket mevcut. Şu an Türkiyedeki Üniversitelerden Sorumlu kişi benim. Gelecek vadeden bir proje. Umarım güzel işler çıkaratabiliriz.

Son olarak üniversitede okuyan arkadaşlarınıza neler tavsiye edersiniz?

Üniversitede okumak bir ayrıcalık, öncelikle bunun farkında olmamız gerekiyor. Bu bence hangi üniversite olursa olsun farketmez, yeter ki iyi değerlendirmesini bilelim. Öğrenciyken bir çok fırsat elinizde oluyor gerisi size kalmış. Ben arkadaşlarıma ellerinden gelen gayreti göstermelerini tavsiye ederim. Aktif olmak çok önemli. Sürekli okumak, araştırmak yeni şeyler öğrenmek günümüz dünyasında diğer global rakiplerimizle yarışabilmemiz için artık şart. Sadece okula gel-git bence yeterli değil. İş dünyası cidden çok zor. Okul bittikten sonra  iyi yerlere gelmek istiyorsak şimdiden donanımlı olmak için çok çalışmaya ihtiyacımız var. Bütün arkadaşlarıma şimdiden bu yolda başarılar dilerim.