Sahibi:
Prof.Dr. Abdurrahim Özgenoğlu
Yayın Kurulu :

Prof.Dr. İsmail Bircan
Prof.Dr. Oya Batum Menteşe
Uzman Nilüfer Ünal
Editör:  Nilüfer Ünal
             3 Ayda bir yayınlanır.

İlker Bay, Bilgi İşlem Müdürü

İlker Bay, Bilgi İşlem Müdürü. Genç,  dinamik,   güler yüzlü ve pozitif bir karaktere sahip, doktorasının tez aşamasında. Çalışma arkadaşları da genç ve dinamik. Hepsinin hedefleri Bilgi İşlem Müdürlüğü hizmetlerinin geliştirilmesi. Yoğun ve stresli bir çalışma tempoları olmasına karşın güleryüzlü ve saygılı ilişkiyle çalışmalarını sürdürüyorlar. Tabii bu ortamın yaratılmasında Sayın Bay’ın katkısı yadsınamaz kuşkusuz.

Aşağıda İlker Bay’la gerçekleştirdiğimiz keyifli söyleşi yer almakta.

 

 

 

Sayın Bay, bize kendinizi tanıtır mısınız?

1981 Gaziantep doğumluyum. 2004 yılında Lefke Avrupa Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümünden mezun oldum. 2007 yılında Gazi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümünde master ‘ı tamamladım ve aynı yıl Gazi Üniversitesi Elektronik ve Bilgisayar Eğitimi bölümünde doktoraya kabul edildim. Halen tez çalışmalarıma devam etmekteyim. Yüksek Lisans için geldiğim Ankara’da çalışmaya başladım. 2007 yılı sonuna kadar Altındağ Belediyesinde Sistem Yöneticisi olarak çalıştım.  TÜRMOB/Luca’da 7 ay veritabanı yöneticisi olarak çalıştıktan sonra Atılım Üniversitesi Bilgi İşlem Müdürü olarak çalışmaya başladım.

Üniversitemiz gün geçtikçe büyüyor ve iş yoğunluğunuz  da artıyor, Neler yaptınız bugüne kadar.

“...2008 yılından bu yana sunucu alt yapımızı tamamen değiştirdik, bütün servislerimizi daha performanslı sunucular üzerine taşıdık, İnternet erişim hızımızı 80 mbit/ps çıkardık ve aynı zamanda da daha güvenli bir internet erişimi için gerekli çalışmaları yaptık. Bu değişiklikleri yapmak ve bu servisleri yönetmek gerçekten donanımlı bir personel profili gerektiriyor. Mevcut personelimizin mesleki gelişimine yatırım yaparak ve bir kaç personel takviyesi yaparak en az aksama ile gerekli servislerimizi verir duruma geldik...”

Gerçekten de henüz bir buçuk yıldır görev yapıyor olmama rağmen gerek Üniversitemizin büyümesi gerekse de teknolojiye yapılan büyük yatırımlar sebebi ile iş yükümüz ilk güne göre çok artmış durumda, Atılım Üniversitesinde işe başladığım sıralar yaklaşık 10 yıl önce kurulmuş bir ağ ve sistem alt yapısı vardı. Teknolojinin çok hızlı ilerliyor olması herkesin malumu, bu hızlı ilerleme yatırımların da çok hızlı eskimesi sonucunu doğuruyor, çünkü gerek ağ gerekse sistem tarafında ki performans gereksinimleri sürekli artıyor buna bağlı olarak kullanılan alt yapının da gereksinimleri karşılar durumda olması gerekiyor. 2008 yılından bu yana sunucu alt yapımızı tamamen değiştirdik, bütün servislerimizi daha performanslı sunucular üzerine taşıdık, İnternet erişim hızımızı 80 mbit/ps çıkardık ve aynı zamanda da daha güvenli bir internet erişimi için gerekli çalışmaları yaptık. Bu değişiklikleri yapmak ve bu servisleri yönetmek gerçekten donanımlı bir personel profili gerektiriyor. Mevcut personelimizin mesleki gelişimine yatırım yaparak ve bir kaç personel takviyesi yaparak en az aksama ile gerekli servislerimizi verir duruma geldik.

Üniversitemiz de 1000 e yakın bilgisayar ve kullanıcı var, bu bilgisayarlar akademik ve idari personellerimiz tarafından aktif olarak kullanılıyor, bu kullanıcıların yanında bir de öğrencilerimiz var tabi, Bilgi İşlem Müdürlüğü olarak kullanıcılarımızın yaşadığı sıkıntılara hızlı bir şekilde etki etmeye çabalıyoruz, sınırlı sayıda teknik servis personelimizin çalışma süresini çok etkin kullanmamız gerekiyor ve takibini yapmak gerekiyor, bu yüzden bir “Arıza ve Talep Bildirim Sistemi” kurduk, kullanıcılarımız taleplerini bu sistem üzerinden biz iletiyor, bizde işin atamasını ve takibini bu sistem üzerinden yapıyoruz.

Bilgi İşlem Müdürlüğü olarak gerekli servisleri vermenin yanında yasal sorumluluklarımız da var, AtılımNET adını verdiğimiz Üniversite ağımızı kullanan kullanıcılar yasalara aykırı davranışlarda ya da etik olmayan davranışlarda bulunabilirler, tabi bizim de bu kullanıcıları belirlemek ve isteyen mercilere iletmek gibi bir yasal sorumluluğumuz var, bu yüzden gerekli çalışmaları yaptık ağımıza erişimi daha kontrollü bir hale getirdik.

Biraz da gelecekte neler yapmayi planliyorsunuz, ondan söz edelim.

“...2009-2010 akademik yılına yeni bir Öğrenci İşleri Bilgi Sistemi ile girdik, aslında bu sisteme Üniversite Otomasyonu demek daha doğru olur, çünkü bu sistem değişikliği ile Üniversitemizin bütün birimlerinin birbiri ile entegre olduğu bir sistemi hedefledik, tabi bu çok kapsamlı bir çalışma ve halen devam ediyor, bir süre de devam edecek, hedefimiz bütün birimlerimizin entegre olduğu bir sistemin yanında, hocalarımız ve öğrencilerimizin de sistemi aktif olarak kullanmaları, çünkü sistem sadece ders kaydı ve not girişinden ibaret değil, çalışmalar tamamlandığında, iletişim için ve ödev alış verişi için, görev tayini ve duyurular için kullanılabilir durumda olacak...”

Üniversite ağımız da kullanılan kontrolsüz ve güvensiz bütün kablosuz erişim noktalarını topladık, sebebi yine yasal sorumluluklarımız ve bu cihazlardan bağlanan kullanıcıları ve ağ trafiğini kontrol edemiyor olmamız, Üniversitemizde kablosuz ağ erişimi olmaması tabi ki büyük eksiklik, bu yüzden biz de 2010 yılı başında kablosuz kampüs ağımızı hizmete sokmayı hedefliyoruz. Atılım Üniversitesi’nin bütün kapalı ve açık alanlarından ağa erişilebilecek şekilde çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Bildiğiniz gibi web artık en etkili iletişim aracı, bunun farkında olarak web üzerinde ki çalışmalarımızı Üniversitemiz ana sayfasını daha kullanışlı bir hale getirerek başlattık, bunu takiben bir çok birimimizin web sayfalarını yeniledik, bu yıl sonuna kadar bütün birimlerimizin web sayfaları yenilenmiş olacak ve çok daha etkili kullanılıyor hale gelecek.

2009-2010 akademik yılına yeni bir Öğrenci İşleri Bilgi Sistemi ile girdik, aslında bu sisteme Üniversite Otomasyonu demek daha doğru olur, çünkü bu sistem değişikliği ile Üniversitemizin bütün birimlerinin birbiri ile entegre olduğu bir sistemi hedefledik, tabi bu çok kapsamlı bir çalışma ve halen devam ediyor, bir süre de devam edecek, hedefimiz bütün birimlerimizin entegre olduğu bir sistemin yanında, hocalarımız ve öğrencilerimizin de sistemi aktif olarak kullanmaları, çünkü sistem sadece ders kaydı ve not girişinden ibaret değil, çalışmalar tamamlandığında, iletişim için ve ödev alış verişi için, görev tayini ve duyurular için kullanılabilir durumda olacak.

Biraz da “Bilgilendirme Ekranlarından ” söz edelim.

Bildiğiniz gibi Üniversitemizin birkaç noktasında bilgilendirme ekranları kurduk ve devreye aldık, buna bir deneme adımı diyebiliriz, bundan sonra bu çalışmamız da artarak yeni uygulamalar ile devam edecek, hızlı bir şekilde teknolojik imkanları etkin ve faydalı şekilde kullanmaya başlıyoruz diyebilirim. Öğrencilerimiz ve çalışanlarımız da bunu fark edecek ve memnun olacak diye umuyorum.

Üniversitemiz güvenliği için ihtiyaç duyulan kameraların çok kapsamlı bir altyapı çalışması yapıldı, kurulan kameralar İP kameralar olduğundan ağ üzerinde çalışıyor ve çok yüklü bir görüntü veri alış verişi var, Bilgisayar ağımızı etkilememesi için ve bu kameraların gün geçtikçe artacağını da düşünerek kameralar için ayrı bir iletişim ağı kurduk ve devreye aldık.

Bunlar Bilgi İşlem Müdürlüğü olarak geçen bir buçuk yıl içinde yaptıklarımızdan önemli konu başlıklarıydı. Ama benim için en büyük kazanım göreve geldiğimde son derece düşük ve yetersiz durumda olan Bilgi İşlem çalışan profilinde ki gelişmedir, Bütün çalışanlarımız üzerine düşenin fazlasını yapıyor ve hızla daha tecrübeli ve yeterli hale geliyor.

Bütün Birimlerimizi bize ihtiyaç duydukları noktalarda elimizden gelen en etkin şekilde desteklemeye çabalıyoruz, sizinle de ortak yürüttüğümüz bir çok çalışma var, umarım başarılı oluyoruzdur.

Yaptığımız çalışmalara ve devam eden projelere Üniversite yönetiminin çok büyük desteği var, tabi ki bu destek olmadan hiç bir şey yapılamaz. Bilgi işlem Müdürlüklerinin en büyük problemi çoğu yerde yönetim ve diğer birimler tarafından anlaşılamamaktır, bir çok noktada bizi anlayan ve bizimle paralel hayallere sahip olan bir yönetime sahip olduğumuzu düşünüyorum.

Teknoloji hızla ilerliyor. Tam bunu öğrendim derken yeni bir buluşla  karşı karşıya kalıyorsunuz. Üniversitelerde eğitim ve öğretim sisteminde, gelişen teknolojiyle orantılı olarak nasıl bir model uygulanmalı?

Teknoloji eğitim ve öğretim sistemini kesinlikle çok değiştirdi, mesela artık sınıfa arkasını dönüp saatlerce yazı yazan öğretici kalmamıştır sanırım, bu çok basit bir örnek, son yıllarda teknoloji yoluyla gelen en büyük değişim web üzerinden öğrenme bence, her alanda olmasa da bir çok nokta da örgün eğitimin önünde olduğunu düşünüyorum, ben uzaktan eğitim adı verilen sistemin örgün eğitimde de destekleyici olarak kullanılması gerektiğini düşünüyorum. Ve sanırım yakında böyle bir çalışma yapacağız.

Temel mimari ve elektronik derslerini saymazsak, benim aldığım Bilgisayar Mühendisliği Eğitimi bugün verilmeye kalkılırsa sanırım hiçbir anlamı olmazdı, Bilişim Sektörüne yönelik eğitim veren Bölümlerin inanılmaz hızla güncellenmesi gereken eğitim içeriği ve müfredatı var, iletişim, Bilgisayar Programcılığı ve Bilgisayar Teknolojilerinin bütün dalları çok hızla ilerleyen dallar, bu yüzden Öğreticilerin de, öğretim olanaklarının da sürekli gelişmesi gerekiyor.

Tabi ki bu süreçte Teknolojinin imkanlarını daha iyi kullanan her zaman bir adım önde olacaktır.

Sanıyorum, ülkemizde bu sektörün  “programcılık”  yanı çok zayıf. Ben hep hayal etmişimdir, üniversitemizde kütüphane programı üretelim ve gelişen teknolojiye paralel olarak her yıl update edelim. Siz ne düşünüyorsunuz.

Kendi sektörünüzü eminim benden daha iyi analiz etmişsinizdir, firmalar maddi kaygılar taşımaktalar ve bu kaygıları taşımakta haklılar, çok iyi ve hızlı kod yazan yazılımcılar, konusuna hakim sektörel danışmanlar, ürünün desteğini veren elemanlar vs. bunların hepsi firmalar için maliyet, ve bunlardan her hangi birinde meydana gelen aksaklık yazılımın aksamasına sebep oluyor.

Atılım Üniversitesi Kütüphanesi her halde bir yazılımın yapılabileceği en ideal ortam, hem sektörel tecrübeniz, hem de daha önce kullandığınız yazılımlarda meydana gelen problemlerden olsa gerek yazılım konusunda ki ihtiyaçlarda ki detaylarınız fazlasıyla yeterli. Gerekli ihtiyaç analizi yapıldıktan sonra neden güzel bir Kütüphane Otomasyonu ortaya çıkmasın.

Size göre mesleğinizin en güzel yanı nedir?

Bilişim teknolojilerinde meydana gelen gelişmeler bütün sektörleri değiştiriyor, bu sebeple bilişim çalışanları gün geçtikçe her sektörde kilit noktada olmaya başlıyor, hatta artık bütün Ülkelerin geleceğini Bilişim Sektörüne verdikleri önem belirleyecek diye düşünüyorum. Bunlar insanı motive eden mesleğe daha çok bağlayan unsurlar.

Nasıl bir yöneticisiniz, kendinizi nasıl değerlendirirsiniz ?

“...Benim mesleğimde başarılı olmam ve verimli çalışmam için çalıştığım kurumu sahiplenmem gerek, bunun bütün kurum çalışanları için geçerli olduğunu düşünüyorum, çalıştığı kurumu sevmeyen bir çalışanın faydalı iş üreteceğini de düşünmüyorum...”

Tabi ben iyi yada kötü yönetici olduğumun takdirini yapacak durumda değilim, fakat daha önce de söylediğim gibi tarz olarak makine ve sistem altyapısından çok çalışan alt yapısının gelişimine önem veriyorum, ne kadar maddi yatırım yaparsanız yapın, ne kadar güçlü sistemleriniz olursa olsun, sonuç olarak bu sistemleri yöneten kişilerin yetenekleri ve çözümleri ile sınırlısınız. Bu yüzden çalışan profilini her zaman güçlü tutmaya çalışıyorum. Bilişim çalışanlarını en fazla motive eden durum yeni şeyler öğrenmek, öğrenme ortamını sürekli korumak ve stresten uzak çalışmak bizim için en önemli durumlar.

Yaş itibari ile çok genç olduğumdan, birim çalışanları ile yönetici-çalışan ilişkisi kurmak kolay olmuyor, ama bunun avantajlı yanları da var tabi.  

Benim mesleğimde başarılı olmam ve verimli çalışmam için çalıştığım kurumu sahiplenmem gerek, bunun bütün kurum çalışanları için geçerli olduğunu düşünüyorum, çalıştığı kurumu sevmeyen bir çalışanın faydalı iş üreteceğini de düşünmüyorum.

Bazen dışarıdan birim çalışanlarına karşı korumacı olduğum gözlemlenebilir fakat özellikle Teknik Servis sürekli diğer birimlerle çalışır durumda ve çok yoğun bir temposu var,bir hastanenin acil servisi gibi başı sıkışan koşuyor, o yüzden bazen stresli ve sinir bozucu olabiliyor, Arıza ve talep bildirim sistemi ile bir nebze problemleri çözdük, artık daha planlı çalışıyoruz. En başta dediğim gibi iyi yada kötü yönetici olduğumun takdiri bana ait değil.

Unutamadığınız bir anınızı bizimle paylaşır mısınız.

Atılım Üniversitesine ilk geldiğim ve Bilgi İşlem çalışanları ile tanıştığım günü unutamam, sadece bir yazılımcı ve üç tane Teknik Servis çalışanı vardı, o gün ve ondan sonra ki birkaç ay benim için çok sıkıntılı günlerdi.

Öğrencilik yıllarında yada halen Kütüphaneyi kullanıyor musunuz  ve sizce  kütüphaneci nasıl olmalı?

Kütüphaneyi kapsamlı olarak Yüksek Lisansa başladıktan sonra kullanmaya başladım diyebilirim, Lisans öğrencisi iken daha çok sınav dönemleri ders çalışmak için kullanırdım, ama en büyük zevkim eski dergileri ve gazeteleri okumaktı, Kütüphane’ de bazı gazetelerin yıllık ciltleri vardı, sanırım 1990 yılından başlayarak Hürriyet gazetesinin 2003 yılına kadar olan büyük bölümünü okudum, şimdi bana da garip geliyor ama öyle bir zevkim vardı , her fırsatta gidip kaldığım günden devam ederdim.

Eskiden oh ne güzel iş, akşama kadar otur kitap oku, ara sıra kitap ödünç ver sonra yine okumaya devam et diye düşünürdüm, ama biraz işle alakalı olunca ne kadar emek gerektiren ve detaylı bir iş olduğunu gördüm, ama teknolojinin nimetleri kütüphaneler için de var ve gördüğüm kadarı ile kütüphanecilerde bu nimetlerden faydalanmaya gayret ediyor.

Kütüphanecilerin şu dönemde diğer meziyetlerinin yanında teknoloji tarafı ile de ilgili olması gerektiğini düşünüyorum.

Bu keyifli söyleşi ve dergimize verdiğiniz katkıdan dolayı teşekkür ederiz.

Ben teşekkür ediyorum, çok değerli bülten çalışmanızda Müdürlüğümüze’de  yer verdiğiniz için.