Sahibi:
Prof.Dr. Abdurrahim Özgenoğlu
Yayın Kurulu :

Prof.Dr. İsmail Bircan
Prof.Dr. Oya Batum Menteşe
Uzman Nilüfer Ünal
Editör:  Nilüfer Ünal
             3 Ayda bir yayınlanır.

Ankara İle İlgili Kitaplar & Dergiler

 Hazırlayanlar :S. Baytur & H. N. Özağ & G. Ercan & Ö. Orhan

ATATÜRK ORMAN ÇİFTLİĞİ (A.O.Ç.) / Ensar Kılıç, S. Gökşin Seylam. Ankara : TMMOB Harita Mühendisleri Odası, 2000.

Ulusal Kurtuluş Savaşı sonrası, ekonomik, toplumsal ve kültürel kalkınma hamlelerine girişen

ulu önder M. K. Atatürk’ün ekonomide tarıma ve tarımsal kalkınmaya verdiği öneme güzel bir örnektir Atatürk Orman Çiftliği (AOÇ). Kuruluşunda, onun modern tarım tekniklerinin uygulanacağı örnek bir çiftlik kurmak istemesinin yanısıra, bozkır ortasına kurulmuş Başkent Ankara’ya güzel bir mesire yeri kazandırma arzusu da etkili olmuştur.

Başkent’te yaşayan hemen herkesin AOÇ ile ilgili bir anısı vardır kuşkusuz. Sütünü içtik, dondurmasını yedik yıllar boyu... Ayrıca Çiftlik alanında piknik yaptık; hayvan dostlarımızı ziyarete gittik. Ya da sevdiğimizle buluştuk...

Gel zaman git zaman, ülkemizde pek çok alanda yaşanan olumsuzluklara benzer biçimde, AOÇ de gitgide unutulmaya yüz tuttu. İhmal edilmeye, daha da kötüsü, arazisi çeşitli kurumlarca yağmalanmaya başladı. Kısaca bir yok oluş süreci...

TMMOB Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası’nca yayımlanan bu kitap, işte bu sürece dikkat çekmek üzere hazırlanmış. Önce AOǒyi gündeme getiriş nedenini açıklayan yazarlar, sonra AOǒnin kuruluş amacı, Hazine’ye devri, mal varlığı, kuruluş yasası

hakkında bilgi veriyorlar. Daha sonra, çıkarılan özel yasalarla AOÇ arazisinin çeşitli kurumlara devrini belgeleriyle birlikte ortaya koyuyorlar.

“Ulusal kurtuluşun simgelerinden biri, Atatürk’ün mirası;  toplumsal kalkınma projesi niteliği, 1954 yılında çıkarılan 5659 sayılı AOÇ Yasası ile talancı zihniyete karşı duramamış, sözümona Atatürkçüler timsah gözyaşları eşliğinde AOǒyi parça parça yok etmişler ya da yok olmasına çanak tutmuşlardır.

Dondurması ile sütü hala evlerimize gelip bizlerle buluşabiliyor. Ancak AOÇ fiziki olarak ellerimizden koparılıyor.”

Kuşkusuz, yağma o günden bugüne süregelmiştir. Süreceğe de benziyor. Engellemenin yolu sorunun anlaşılabilmesinden geçiyor. Bu açıdan, bu araştırmanın önemli bir işlevi olduğunu düşünüyoruz.


Bir Ankara ailesinin öyküsü (Yaşantı-Belgesel) / Orhan Karaveli. İstanbul: Pergamon, 1999. 203, [16] s.

ISBN: 975-96826-0-5

Bir araştırmacı-yazar olan Orhan Karaveli’nin bu eseri yazmaktaki amacı önsözünde belirttiği üzere kendi ailesini tanıtmak değil, “sıradan ailelerin de sıra dışı olayların içinden geçebileceği biçiminde bir mesaj vermek”. Karaveli Ailesi’nin anıları paylaşılırken bir devre ışık tutacak olaylardan bahsedilmektedir. Eserde Vatan ve Tercüman gazetesi olaylarının perde arkasına değinilmiştir.

İçindekilerden seçmeler:

Abdülhamit Valisine verilen ders

Hürriyet ilan oldu / Halil Efe kurban oldu

Atatürk Ankara’da

Atatürk Yunanistan’ın Nobel adayı

Dedemin konuğu Mehmet Akif  “İstiklal Marşı”nı yazıp ilk kez anneme okuyor

Atatürk’ü görüyorum

“Türk olduğumuzu bilmezdik”

İstanbul’da bir Ankara ailesi

Vatan Gazetesi’nde heyecanlı bir “Genel Kurul”

Kefaletle (!) alınan Tercüman Gazetesi’nin sonu


Ankara Rüzgarı: Gençlerbirliği Tarihi / Tanıl Bora. Ankara: Kozan Ofset, 2003. 413 p.

ISBN: 975-92422-0-6

“Ankara Rüzgarı” adlı bu çalışma Türkiye’nin en eski futbol kulüplerinden biri olan Gençlerbirliği’ni anlatmaktadır. Bu eser, Gençlerbirliği’nin 80. yıldönümüne özgü bir çalışmadır. Dünden bugüne Gençlerbirliği tarihini bulabileceğiniz bu eserde gözünüze çarpacak önemli bir nokta, Gençlerbirliği’nin öğretmenler ve öğrenciler tarafından kurulmuş olmasıdır. Gençlerbirliği, isim olarak Ankara ismini takınmamış bir Ankara takımıdır.

“…Gençlerbirliği'nin adı bile "başka"dır! Bir ilin, şehrin veya semtin adını takınmamış olan, sadece "kendine mahsus" bir isim taşıyan ender kulüplerden biridir, bu ülkede. Gençlerbirliği'nin hayat hikayesi de "başka"dır., kendine mahsustur, özgündür. Öğrenci ve öğretmenler tarafından kurulmuş... Taze başkent Ankara'nın "tahsilli zümresi" tarafından kıskançlıkla sahip çıkılarak yaşatılmış, büyütülmüş... Ülkenin birçok kıdemli kulübü gibi alt kümelerde unutulmuşluğa terk edilmekten mucizevi bir gayret ve dirençle kurtulmuştur. Bugün geldiği noktada ise Gençlerbirliği, altyapısı, organizasyonu ve perspektifiyle, bir futbol Kulübü olmanın ilerisinde, bir "futbol kurumu"dur...” 

İÇİNDEKİLER

SUNUŞ                     İlhan Cavcav / Gençlerbirliği Kulübü Başkanı

KURULUŞ                Muallimler ve Talebeler

ZİRVEYE                  1924-40: Ankara’nın Şampiyonu

ŞAMPİYON              941 ve 1946: Zafer Yılları

DURAKLAMA          Profesyonellik Sancıları

HEYECAN               Milli Ligde 1960’lı Yıllar

DÜŞÜŞ                     Ağlaya Ağlaya İkinci Lige

ÇİLE                          İkinci Ligde 13 Yıl

EN DİBE                   Amatör Kümenin Kıyısında

VUSLAT                    Birinci Lige Dönüş

TUTUNMA                Birinci Ligde Kalma Mücadelesi

KUPA!                       Karışık Duygular

KAZA                         İkinci Ligde Bir Yıl Misafir

DÖNÜŞÜM              Bir Futbol Kurumu

YENİDEN                 2000’lere Kupa İle…

UFUK AÇIK              Artık “Hedeflere” Doğru

KARNE                     Liglerde 80 Yıl


ÇankayaLife: Çankaya'nın dergisi ; 2009-
Sahibi: Canan Kaya

Ayda bir yayınlanan dergi Türkçe ve İngilizce olarak yayınlanmaktadır.

 


Ankara TheBest: Şehrin En iyi'leri; 2008-
Sahibi: Levent Kaptan

Altı ayda bir yayınlanan dergi Türkçe ve İngilizce olarak yayınlanmaktadır.