Sahibi:
Prof.Dr. Abdurrahim Özgenoğlu
Yayın Kurulu :

Prof.Dr. İsmail Bircan
Prof.Dr. Oya Batum Menteşe
Uzman Nilüfer Ünal
Editör:  Nilüfer Ünal
             3 Ayda bir yayınlanır.

Üniversite Birincisi, Zeynep Öztürk

Zeynep Öztürk, Mühendislik Fakültesi Malzeme Mühendisliği bölümü mezunu. Not ortalaması 4 ve okul birincisi. Başarılı bir mühendis olmak istiyor. Çevresine duyarlı, sade, mütevazi, akıllı, saygılı bir kişiliğe sahip ve geleceğe umutla bakan hedefleri olan bir genç.  Büyük bir rastlantı sonucu “Editörden” sayfamızda da ısrarla vurgulamak istediğimiz, savunduğumuz ve dile getirdiğimiz  “İlkokuldan Üniversiteye Kadar  Ezbersiz Eğitim” programını savunarak şöyle diyor; “...Üniversiteler sadece derslere girilip çıkılan ezberci eğitimin hüküm sürdüğü dershaneler olamaz. Üniversiteler, laboratuvar ve araştırma olanaklarının günbegün arttırıldığı, özgür koşullarda bilim üreten kurumlar olmalıdır. Üniversitemiz de bu ilkeler doğrultusunda hareket etmekte ve  araştırma olanakları konusunda sürekli gelişim çizgisini korumaktadır. Bu yüzden üniversitemle gurur duyuyor ve sayın Rektörümüz ve Mütevelli Heyetimize bu konuda sonsuz teşekkür ediyorum...” Aşağıda arkadaşımız Pınar Demirtaş’ın, Öztürk'le yaptığı söyleşinin videosu ve söyleşi metni yer almakta.

Genç mühendisimizin geleceğe dönük duyguları, heyecanları ve ideallerini okurken siz de heyecanlanacaksınız.

Pınar Demirtaş: Röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için çok teşekkür ederiz ve mezun olduğuz için de tebrik ederiz.

Zeynep Öztürk: Çok teşekkür ederim.

Pınar Demirtaş: Bize biraz kendinizi tanıtabilir misiniz?

Zeynep Öztürk: Malzeme Mühendisliğinden mezun oldum. Fen Lisesi mezunuyum. İyi bir mühendis olmak istiyorum.

Pınar Demirtaş: Üniversitemizdeki eğitim sistemi hakkında neler söyleyeceksiniz

Zeynep Öztürk: Üniversiteler sadece derslere girilip çıkılan ezberci eğitimin hüküm sürdüğü dershaneler olamaz. Üniversiteler, laboratuvar ve araştırma olanaklarının günbegün arttırıldığı, özgür koşullarda bilim üreten kurumlar olmalıdır. Üniversitemiz de bu ilkeler doğrultusunda hareket etmekte ve  araştırma olanakları konusunda sürekli gelişim çizgisini korumaktadır. Bu yüzden üniversitemle gurur duyuyor ve sayın Rektörümüz ve mütevelli heyetimize bu konuda sonsuz teşekkür ediyorum.

Pınar Demirtaş: Üniversitemizdeki öğrencilik yıllarınızı değerlendirebilir misiniz?

Zeynep Öztürk: Aslında çok iyi geçtiğini söyleyebilirim. Yani hiçbir sorun yaşamadım. Hocalardan, idareden, mütevelli Heyeti olsun, Rektör olsun hepsinden çok memnunum. Bunu samimi duygularımla söylüyorum. Çok mutlu dört yıl geçirdim.  Planladıkları projelerle, tek amacı insanlığa faydalı olmak olan tüm akademisyenlerimizi ve mühendislerimizi saygıyla selamlıyorum. Onların varlığı güzel bir gelecek hayal etmemiz için yeterlidir. 

Pınar Demirtaş: Okulu birincilikle tamamladınız, çok büyük bir başarı elde ettiniz. Peki, hayattan neler bekliyorsunuz, ilerisi için planlarınız neler?

Zeynep Öztürk: Büyük konuşmak istemiyorum. Sadece belli ilkelere sadık kalarak, iyi bir mühendis olup çevreye, insanlığa yararlı projelerde çalışabilirsem bu bana yeter. Bundan sonraki hayatımda yalnızca insanlığa faydalı olacak işlere imza atan, insan hayatını herşeyin önünde tutan, başı dik, bilimin doğrularından ve mühendislik etiği ilkelerinden şaşmayan, bilimi kendi çıkarları doğrultusunda kirletmeye çalışanlarla her koşulda mücadele edebilen onurlu bir mühendis olmak istiyorum.

Pınar Demirtaş: Peki, öğrenciliği devam eden arkadaşlarımıza söylemek istediğiniz şeyler var mı?

Zeynep Öztürk: Herkese başarılar dilerim. Bir ülkeyi ayakta tutan, geliştiren, asıl olarak, o ülkenin bilim insanları ve mühendisleridir. Bu yüzden, ülkemizi ve insanlarımızın hayatını etkileyecek tüm kararlarda bizlerin söz hakkı temel olmalıdır. Bilime dayandırılmadan yapılan her işi M. Kemal Atatürk’ün şu sözleriyle sorgulamak boynumuzun borcudur. “Dünyada herşey için, medeniyet için, hayat için, başarı
için en gerçek yol gösterici ilimdir, fendir. İlim ve fennin dışında yol gösterici aramak gaflettir, cahilliktir, doğru yoldan sapmaktır. Tüm mezun arkadaşlarımı  kutluyorum ve  hayal ettikleri geleceğe kavuşmalarını diliyorum…

Pınar Demirtaş: Kütüphanemizle ilgili birkaç soru sormak istiyorum. Üniversiteye ilk geldiğinizde kütüphanemize olan bakış açınızla, mezun olurken ki bakış açınız arasında farklar var mı?

Zeynep Öztürk: Kütüphanedeki ilerlemelerin farkındayım. Dört yıl içerisinde yaşanan kitap kapasitesinin arttırılması vs bizim kendi bilimsel kaynaklara ulaşabilmemiz, bunlarda büyük bir gelişme olduğunu düşünüyorum. Özellikle ben kendi bölümüm açısından biliyorum. Bizim ihtiyacımız olan temel ve bilimsel kaynakların alındığını biliyorum. O açıdan teşekkür ederim ve bu ilerlemenin süreceğini düşünüyorum. Benim kütüphane konusunda bir tek istediğim çalışma yerinin olmasıdır. Ben hiçbir zaman kütüphanede çalışamadım. Böyle bir sıkıntım oldu. Umarım bundan sonraki yıllarda daha geniş, daha rahat alanlara kavuşursunuz.

Pınar Demirtaş: Kütüphanemizle öğrenciler arasındaki iletişimi nasıl değerlendiriyorsunuz? Herhangi bir sıkıntı yaşadınız mı?

Zeynep Öztürk: Yok, gayet olumlu, her şey pratik işliyor. Ben bir tek şunu bilmiyorum. Proxy ayarlarına dışarıdan ulaşım oluyor mu?

Pınar Demirtaş: O konuda çalışmalarımız devam ediyor. Kısa zamanda inşallah o da olacak. Peki, kütüphane, ihtiyaçlarınız açısından size cevap verebildi mi? Yani kütüphane kullanımı, yer olarak, oturma kapasitesi olarak yetersiz ama bunun dışında veri tabanları, basılı kaynaklarımız açısından nasıl buluyorsunuz?

Zeynep Öztürk: Kesinlikle kullandım. İlk başta dediğim gibi, mühendislik kaynakları daha da arttı, gittikçe genişliyor. O açıdan bir sıkıntı yaşamadım.

Pınar Demirtaş: Peki biz çok teşekkür ediyoruz size.

Zeynep Öztürk: Ben teşekkür ediyorum

Pınar Demirtaş: Tekrar tebrik ediyoruz, hayatta başarılar diliyoruz.

Zeynep Öztürk: Sağolun teşekkür ederim.