Sahibi:
Prof.Dr. Abdurrahim Özgenoğlu
Yayın Kurulu :

Prof.Dr. İsmail Bircan
Prof.Dr. Oya Batum Menteşe
Uzman Nilüfer Ünal
Editör:  Nilüfer Ünal
             3 Ayda bir yayınlanır.

Öğrenci Gelişim ve Danışma Merkezi

 

Öğrenci Gelişim ve Danışma Merkezi

Toplumda “gençlik” olarak dile getirdiğimiz nesil, literatürdeki görüşlere göre 12–24 yaş arasındaki bireyleri kapsamaktadır. Çocukluktan gençliğe geçiş dönemi olan üniversite gençliği ise 18-22 yaş arasındaki genç nüfusunun %10’nu kapsamaktadır. Bu % 10 luk genç nüfus Üniversitede öğrenci olarak kendi kimliğini bulma, toplum değerlerini benimseme ve kendi değerleri ile  toplum değerleri arasında uzlaşma arama çabası içindedir.

 Üniversite gençliğinin bu zor dönemini Hacettepe Üniversitesi öğretim üyesi Özgüven şöyle tanımlamaktadır. “...Çocukluktan yetişkinliğe geçme döneminin sıkıntılarını taşımaktadır.Kendi kimliğini bulma, toplumsal yönden yerel ve çocukluk döneminin değerlerini daha geniş toplumun ulusal ve evrensel değerlerini benimserne ve uzlaştırma, toplum değerlerine uyum sağlama, sosyal  olgunluğa-erişme durumundadır. Üniversite gençleri, sosyal olgunluğa erişmenin iki önemli boyutu olan "bağımsızlık" ve "cinsel" kimliğine uygun olan davranışları kazanmak zorundadır...” ( Prof. Dr. İ. Ethem ÖZGÜVEN H. Ü. Eğitim Fakültesi Dergisi 1992 Sayı: 7 Sayfa: 5- 13 )

Bu düşüncelerden hareketle, Hazırlık  Okulu teşkilatı içinde bulunan  “Öğrenci Gelişim ve Danışma Merkezi” ile ilgili olarak Hazırlık Okulu  Yöneticisi Sayın Aytuna Kocabıyıkoğlu ile söyleşi gerçekleştirmek ve Merkezin çalışmaları hakkında bilgisine başvurmak istedik.  Aslında Sayın Kocabıyıkoğlu, çalışmalarının tamamını ve öğrencilere verilen psikolojik destek  sonuçlarını şu cümleyle özetliyor. “Öğrencilerin farklı alanlardaki sorunlarında verilen psikolojik desteklerin neticelerini almak bazen aylarca sürebiliyor. Büyük sabır ve uğraşı gerektiriyor. Ama inanın olumlu neticelere ulaştığımız zaman duyduğumuz haz ve sevinç o kadar çok ki  tüm uğraşılara değiyor. Şunu kesinlikle  gözlemliyoruz ki kendisiyle ve çevresiyle barışık gençler daha çok başarılı oluyorlar

 

 AYTUNA KOCABIYIKOĞLU

HAZIRLIK OKULU MÜDÜRÜ

 

 “...Hazırlık Okulunda derse girdiğim ilk yıllarda bir kız öğrencim sınıfta son derece mutsuz, huzursuz, hatta öfkeli gözüküyordu. Sınıfa  gelip gidiyor, ama arkadaşları ile iletişim kurmuyor, dersi takip etmiyor ve derse katılmıyordu. Hatta, sınıf içinde olmasına rağmen, quiz ve sınav sorularını cevaplamıyor, boş kağıt veriyordu. Benim ve diğer derse giren hocaların uyarı ve ikazlarının hiçbir etkisi olmamıştı. Bu öğrenci ile iletişim kurmakta bayağı zorlanıyorduk.... Ofisimde yaptığım ilk özel görüşmemde ona öncelikle bu davranış ve tutumunun nedenini sordum. Cevabı  “Benim tepkim siz hocalarıma değil, onlarla bir alıp veremediğim yok, benim tepkim (Tanrıyı kastederek) Yukardakine” oldu. Sebebini sorunca, “18 yaşındayım, bu zamana kadar iki dileğim için Tanrıya dua ettim, ikiside gerçekleşmedi” dedi.  Bende “peki, Tanrının sana sen istemeden verdikleri  için ne diyeceksin?” diye sorunca, biraz şaşırdı. “Ne gibi  yani?” dedi. Tanrının ona, o istemeden verdiği fiziksel ve zihinsel sağlığını, güzel yeşil gözlerini, üniversitede okuma şansını,  okul masrafını karşılayan ailesini örnek olarak verdim. Bir an  yüzündeki sert ifade kayboldu, dudaklarında hafif bir gülümseme belirdi.

“Hiç böyle düşünmemiştim” dedi...”

Sayın Kocabıyıkoğlu, öncelikle bu yoğun programınız içinde bize zaman ayırdığınız için teşekkür ederiz. Öncelikle sizi okuyucularımıza tanıtmak isteriz.

Orta ve lise eğitimimi TED Ankara kolejinde tamamladıktan sonra, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi, İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümünden 1968 yılında mezun oldum. Yurtiçi ve yurtdışında ELT alanında bir çok seminer ve kurslara katıldım. Çeşitli kuruluş ve okullarda öğretmen, sınav ve materyal hazırlayıcısı, koordinatör ve yönetici olarak çalıştım. Atılım Üniversitesinin kuruluş tarihi olan 1996 yılından beri Hazırlık Okulunda ders hocası, sınav hazırlama bölüm başkanı, akademik koordinatör ve 6 senedir de yönetici olarak çalışmaktayım. Hazırlık Okulu teşkilatının ve eğitim  kalitesinin gelişmesinde, özellikle ELT alanındaki en gelişmiş sistem olan kur sisteminin okulumuzda yerleşmesinde, büyük katkılarım oldu diye düşünüyorum. Programda okuttuğumuz “Path to Proficiency” kitabının ve ders kitaplarına destek amacıyla oluşturulan çeşitli kitapcıkların üretiminde bizzat görev aldım.
 

“...Öğrencilerin üniversite yaşamlarının ilk yıllarında, üniversite hayatına uyum sağlamaları  önemli bir sorun. Üniversitemizin kuruluş tarihi olan 1996 yılı itibariyle faaliyete geçen  Hazırlık Okulunda 2001 yılına kadar geçen eğitim süresi içinde,  ortalama %50 civarında öğrencinin psikolojik yardıma ihtiyacı olduğu görülmüştür. Yöneticiler ve hocalar bu alandaki bilgileri çerçevesinde öğrencilere yardımcı olmuşlardır. Ancak ciddi sorunlar hocaların bu alandaki sınırlarını aşmış ve alanında uzman kişilere ihtiyaç duyulmuştur...” 

Söyleşimizin ana konusu olan “Öğrenci Gelişim ve Danışma Merkezi”nden bahsetmek istiyoruz.   Merkezin kurulmasına neden gereksinim duyuldu?   

Öğrencilerin üniversite yaşamlarının ilk yıllarında, üniversite hayatına uyum sağlamaları  önemli bir sorun. Üniversitemizin kuruluş tarihi olan 1996 yılı itibariyle faaliyete geçen  Hazırlık Okulunda 2001 yılına kadar geçen eğitim süresi içinde,  ortalama %50 civarında öğrencinin psikolojik yardıma ihtiyacı olduğu görülmüştür. Yöneticiler ve hocalar bu alandaki bilgileri çerçevesinde öğrencilere yardımcı olmuşlardır. Ancak ciddi sorunlar hocaların bu alandaki sınırlarını aşmış ve alanında uzman kişilere ihtiyaç duyulmuştur.  Bu ihtiyaç, belge ve gözlem bilgileriyle Rektörlük makamına anlatılmıştır. Böylece 2001-2002 akademik yılında Atılım Üniversitesi Hazırlık Okulunun bünyesinde, Öğrenci Gelişim ve Danışma Merkezi kurulmuştur.  Aslında, zamanımızda, Üniversite teşkilatlarında, bu tip merkezler, yaygın bir şekilde yer almaktadır. Gençlerin üniversite yaşamlarına uyum sağlamalarında, var olan potansiyellerinin ortaya çıkarılmasında, başarılarına mani olacak sorunları aşmalarında, kişiliklerinin gelişiminde, bu merkezlerin yararı tüm Üniversitelerce bilinmektedir.

Bu nedenle de aşağıdaki hedefler çerçevesinde çalışmalarımızı başlattık.

  • Öğrencilerin üniversite hayatına ve Ankara dışından gelen öğrencilerinde Ankara            yaşantısına uyum sağlamalarına yardımcı olmak,

  • Üniversite kimliği kazandırmak,

  • Varolan potansiyellerini ortaya çıkarmak,

  • Başarıya mani olacak psikolojik, eğitsel, sosyal sorunları aşmalarına yardımcı olmak,

  • Öğrenmeyi öğrenmede destek olmak,

  • Okutmanlara verilen hizmet içi eğitim sürecinde, okutmanlara yönelik sınıf içi disiplin ve iletişimi kolaylaştırma amacıyla belirlenen konularda seminer vermek,

  •  Hazırlık Okulunda uyguladığımız, Akademik  danışmanlık sistemini yürütmek,

  • Öğrencilerin  sorunlarına ve gelişimlerine yönelik bireysel ve grup psikolojik danışmaları yapmak,

Merkezin Hazırlık  Okulu teşkilatında yer almasını nasıl değerlendiriyorsunuz?Öğrenci Gelişim ve Danışma Merkezinin, bir çok üniversiteden farklı olarak  Hazırlık Okulunun teşkilatında yer alması Hazırlık Okulunun ayrıcalıklarından biridir.Öğrencilerin üniversite yaşamlarının ilk yıllarında, üniversite hayatına uyum sağlamaları, Ankara dışından gelenlerin ki bizde bu oran %50 civarındadır, Ankara yaşamına adapte olmaları, ailelerinden uzakta olan bu öğrencilerin kendi ayakları üzerinde durabilmeleri, üniversite kimliği kazanmaları gibi konularda birinci derecede Hazırlık Okulu öğrencisinin ihtiyacı olduğu gözönüne alınarak, bu Merkezin  Hazırlık Okulunda faaliyet  göstermesi uygun görülmüştür. Son zamanlarda bazı ileri giden üniversite Hazırlık Okullarında da bu ihtiyaç göz önüne alınarak Merkez  veya birim Hazırlık Okulunda görev yapmaktadır.

 

Bu Merkez yalnızca Hazırlık Okulu öğrencilerine mi hizmet veriyor?

Merkezden yardım almış Hazırlık Okulu öğrencileri, bölümlerine geçince de ihtiyaçlarına göre, yardım almaya devam etmektedirler. Ayrıca bölümlerdeki akademik danışmanların yönlendirmeleri ile de  sorunlu öğrencilerin Merkezden destek alması sağlanır.

Merkez bu sorumlulukları yerine getirmek için ne tür çalışmalar yapmaktadır?

Merkezimiz kurulduğundan bu yana kendini geliştirmiş, çeşitli araştırmalar, ihtiyaç analizi ve anketler yaparak öğrencilerin ihtiyaç, sorun ve gelişimlerine en iyi hizmeti verir hale gelmiştir.

Merkezin çalışmalarını belli başlı  şöyle özetleyebilirim;.

  1. Hazırlık  Okulu  öğrencilerine  yönelik  etkili  öğrenme  teknikleri  ile  ilgili seminer düzenler. Akademik yıl başında yapılan bu seminere tüm öğrencilerin katılımı sağlanır.

  2. Atılım Üniversitesi Hazırlık Okulu öğrenci profiline ilişkin anket uygular ve  değerlendirir.

    Bu anketin içeriği şu alanları kapsar.

    Öğrencilerin;

    ·         Mezun oldukları lise türü

    ·         Cinsiyet

    ·         Sene kaybı durumu

    ·         Üniversitemizi seçme nedenleri

    ·         Ebeveyn eğitim düzeyi

    ·         Ortaokul - lise başarı durumları

    ·         Ortaokul – lise eğitim kalitesine bakış açıları

    ·         Plan – program yapma alışkanlıkları

    ·         Geleceğe ait hedefleri

    ·         Hobileri

    ·         Zamanı etkili kullanma alışkanlıkları

    ·         Kitap okuma alışkanlıkları

    ·         Başladıkları işi tamamlayabilme durumları

    ·         Aile içi iletişim durumları

  3. MSLQ, Öğrenme Alışkanlıkları Ölçeği  uygular ve değerlendirir.

    Bu  ölçeğin içeriği şu alanları kapsar;

    ·         Bilgiyi kodlama, depolama ve geri getirme becerileri

    ·         Sınav kaygısı düzeyi

    ·         Çalışma sürecine ilişkin kişisel denetim ve planlama becerileri

    ·         Tekrar yapma düzeyi

    ·         Güç denetimi ve dikkat toplama becerileri

    ·         Öğrenme süreçlerine ilgi düzeyleri

    ·         Çalışmaya verdikleri önem

    ·         Başarı ve yetkinlik beklentisi

  4. SCL 53,  Psikolojik Belirtileri Tarama Ölçeği uygular ve değerlendirir.

      Bu  ölçeğin içeriği şu alanları kapsar;

·         Heyecan korku düzeyleri,

·         Çatışma süreçlerinde ortaya çıkan işlevsel ve fiziksel bozuklukları,

·         Takıntılı düşünce bozuklukları,

·         Kişiler arası ilişkilerdeki sorunlar,

·         Depresyon,

·         Kaygı düzeyleri,

·         Öfke ve düşmanlık düzeyleri,

·         Paranoid düşünce – şüphecilik hezeyanlar,

·         Psikotik bozukluk durumları

·         Uyku ve iştah bozuklukları, suçluluk duyguları

Merkez, yapılan tüm bu çalışmalar sonucuna göre ve ayrıca sınıf akademik danışmanlarının ve yönetimin yönlendirmesiyle öğrencilerle sorunlarına yönelik bireysel görüşmeler ve grup çalışmaları yapar. Böylece bilinçli ve kendi arzusuyla merkezden yardım almaya gelen öğrencilerin dışında, araştırmalar neticesinde yardıma ihtiyacı olan öğrencilere ulaşılarak merkezden yararlanmaları sağlanır.

Anket ölçek ve seminerlerin dışında öğrenciyi tanımak için yapılan başka çalışmalar var mı?

Genelde Hazırlık Okullarında olmayan Akademik Danışmanlık Sistemi, bizim okulumuzda mevcuttur. Bu sistemin yürütülmesi merkezin sorumluluğundadır. Öğrenci Gelişim ve Danışma Merkezi  tarafından seçilmiş akademik danışman hocalar, öğrenciyi her açıdan takip edip, öğrenci bilgi formları doldururlar ve öğrenci dosyaları tutarlar.  Öğrenci sorunları ile ilgilenen, başarısını takip eden, onu yönlendiren bu sistem, öğrenci başarısı ve motivasyonu açısından son derece  yararlı olmaktadır. Bu dosyalardaki  bilgiler ihtiyaç doğrultusunda bölümdeki danışman hocalara da aktarılır ve böylece öğrencinin takibi ve bölümlerle işbirliği sağlanır.

Öğrencilerin  Merkeze ilgisi nasıl, yardım almaya geliyorlar mı?.

“...Kendi  tercihi ile Merkeze başvuran bilinçli öğrenci oranı  % 10 civarında olup bu oran oldukça düşüktür. Maalesef öğrencilerimizin büyük bir kısmı sorunlarını paylaşmaktan, içlerini dökmekten kaçınmaktadırlar... Ancak yukarıda sözünü ettiğim ölçek ve anketler, sınıf okutmanlarının ve yönetimin gözlemleri, ayrıca quiz ve sınav neticeleri doğrultusunda ihtiyacı olan öğrenciler tespit edilir. İlk görüşmelerde Merkeze olan güven ve inançları sağlandıktan sonra öğrenciler Merkeze seve seve ve düzenli olarak gelirler...”

Akademik yıl başında yapılan oryantasyon programları, broşürler ve akademik danışmanlar vasıtasıyla Merkez ve görevleri öğrencilere tanıtılır. Kendi  tercihi ile Merkeze başvuran bilinçli öğrenci oranı  % 10 civarında olup bu oran oldukça düşüktür. Maalesef öğrencilerimizin büyük bir kısmı sorunlarını paylaşmaktan, içlerini dökmekten kaçınmaktadırlar. Psikolojik yardım almayı bir zayıflık olarak görmektedirler. Ancak yukarıda sözünü ettiğim ölçek ve anketler, sınıf okutmanlarının ve yönetimin gözlemleri, ayrıca quiz ve sınav neticeleri doğrultusunda ihtiyacı olan öğrenciler tespit edilir. İlk görüşmelerde Merkeze olan güven ve inançları sağlandıktan sonra öğrenciler Merkeze seve seve ve düzenli olarak gelirler. Geçen sene Merkezden yardım alan öğrenci oranı fakültedekiler hariç, %32’ye yükselmiştir. Bu oran 250 öğrenciye tekabül etmektedir. Bu senede sayı bu civardadır.

Destek verdiğiniz öğrenci sayısı oldukça fazla, şu anda Merkezde kaç kişi çalışıyor?

 

 Merkez  2001  yılında  kurulmuş  olup,  şu  anda  kadroda  Merkez  başkanı Yrd.Doç.Dr. Neşe Alkan, Psikolojik Danışman Yrd.Doç.Dr. Dilek Karaduman ve Uzman Psikolojik Danışman, Gaye Aksoy bulunmaktadır. Merkezin bölümlere de hizmet verdiği dikkate alınırsa, eleman sayısının yeterli olmadığı görülmektedir. 2 elemanın daha Merkeze alınması planlanmıştır.

Son olarak yaşadığınız sizi etkileyen bir olayı bizimle paylaşır mısınız? 

Unutamadığım yüzlerce olay var. Öğrenci özellerini anlatmam etik açısından doğru olmaz, ancak  sizlerle paylaşmakta bir sakıncası olmadığını düşündüğüm ve bire bir yaşadığım, çok geçmişte kalmış ufak bir olayı size anlatayım.

Hazırlık Okulunda derse girdiğim ilk yıllarda bir kız öğrencim sınıfta son derece mutsuz, huzursuz, hatta öfkeli gözüküyordu. Sınıfa  gelip gidiyor, ama arkadaşları ile iletişim kurmuyor, dersi takip etmiyor ve derse katılmıyordu. Hatta, sınıf içinde olmasına rağmen, quiz ve sınav sorularını cevaplamıyor, boş kağıt veriyordu. Benim ve diğer derse giren hocaların uyarı ve ikazlarının hiçbir etkisi olmamıştı. Bu öğrenci ile iletişim kurmakta bayağı zorlanıyorduk. O dönemde,  Danışma Merkezimiz henüz kurulmamıştı. Bu alanda uzman olmasam da, tüm  hocalarda olması gereken sınırlı psikolojik ve pedagojik bilgime ve yıllar içinde edindiğim  deneyimime güvenerek, bu öğrenciyi çözmeye ve yardımcı olmaya karar verdim.

Ofisimde yaptığım ilk özel görüşmemde ona öncelikle bu davranış ve tutumunun nedenini sordum. Cevabı  “Benim tepkim siz hocalarıma değil, onlarla bir alıp veremediğim yok, benim tepkim (Tanrıyı kastederek) Yukarıdakine” oldu. Sebebini sorunca, “18 yaşındayım, bu zamana kadar iki dileğim için Tanrıya dua ettim, ikisi de gerçekleşmedi” dedi.  Bende “peki, Tanrının sana sen istemeden verdikleri  için ne diyeceksin?” diye sorunca, biraz şaşırdı. “Ne gibi  yani?” dedi. Tanrının ona, o istemeden verdiği fiziksel ve zihinsel sağlığını, güzel yeşil gözlerini, üniversitede okuma şansını,  okul masrafını karşılayan ailesini örnek olarak verdim. Bir an  yüzündeki sert ifade kayboldu, dudaklarında hafif bir gülümseme belirdi. “Hiç böyle düşünmemiştim” dedi.

Görüşmelerimiz haftada iki kez haftalarca sürdü. Uzatmayayım, sonunda öğrenci kendisi ve çevresi ile barıştı, İngilizceyi sevdi, sorumluluklarının üstesinden gelip başarılı oldu. Okuldan mezun olduktan sonra da bir süre beni aradı, hatırımı sordu.

Öğrencilerin buna benzer veya daha ciddi durum ve sorunlarında verilen psikolojik desteklerin neticelerini almak bazen aylarca sürebiliyor. Büyük sabır ve uğraşı gerektiriyor. Ama inanın olumlu neticelere ulaştığımız zaman duyduğumuz haz ve sevinç o kadar çok ki  tüm uğraşılara değiyor. Şunu kesinlikle  gözlemliyoruz ki kendisiyle ve çevresiyle barışık gençler daha çok başarılı oluyorlar.

Bu güzel sohbet ve verdiğiniz değerli bilgiler için ben  teşekkür ederim.

Beni sabırla dinlediğiniz için teşekkür ederim.