Sahibi:
Prof.Dr. Abdurrahim Özgenoğlu
Yayın Kurulu :

Prof.Dr. İsmail Bircan
Prof.Dr. Oya Batum Menteşe
Uzman Nilüfer Ünal
Editör:  Nilüfer Ünal
             3 Ayda bir yayınlanır.

Prof. Dr. Osman Ersoy

Hocamız Prof. Dr. Osman Ersoy öğrencilerine meslek derslerinin yanısıra, meslek ahlakı, insan olmak, iş etiği ve devlete karşı sorumluluklarımız konularında da nasihatler verirdi ve bu nasihatler bizleri çok etkilerdi. Çünkü, bu öğütler hayat dersleriydi ve bizler de  onurlu ahlaklı ve çalışkan vatandaş olmanın yollarını öğrenirdik. Nitekim öyle de oldu, derslerdeki nasihatlari bizlerin hayat yolundaki rotası oldu ve olmaya da devam ediyor.

Aşağıdaki yazı Hocamızın bizlere verdiği öğütlerin özeti ve adeta  vasiyeti gibi. Bu nedenle Prof. Dr. Osman Ersoy’un  Çele’de  (5 Temmuz 1963, s.2) yayınladığı “ARADIĞIMIZ ADAM” başlıklı  yazısını siz okuyucularımızla da paylaşmayı istedik.

 Kısa ama içeriği çok zengin olan bu yazının dergimizde yayınlanmasına izin veren Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Türk İslam Sanatları Anabilim Dalı öğretim üyesi ve hocamızın sevgili oğlu Sayın Prof. Dr. Bozkurt Ersoy’a teşekkür ederiz. 

ARADIĞIMIZ ADAM

Prof. Dr. Osman Ersoy

“...Bizim istediğimiz, aradığımız kişi, çalışma alanında ve tuttuğu işte başarılı olan adamdır. Bizim özlemini çektiğimiz, yıllar yılı bulamadığımız kişi ülkesinin çıkarı uğrunda kişisel çıkarlarını gözetmeyen adamdır...”

Bir adam aramıştık, bir adam arıyoruz. Bu toprağın insanlarının yüzyıllar boyunca sürüp gelen dertlerine derman olmasını bilen adamı arıyoruz. Kimbilir belki de bu adamı bulmaya, yetiştirmeye ya da ona yetişebileceği ortamı yaratmaya bizim kuşağın da gücü yetmeyecek. Aradığımız adamı bulamayınca sorumlu aydınları, okur-yazar insanları olan ve çağdaş uygarlıklarla yarışan bir ülkeye hiç bir zaman kavuşamayacağız.

Atatürk Devrimleri’nden bu yana hep ülkemizi her yönüyle geri kalmış ülkeler sırasında çıkaracak adamı aradık. Analar, babalar, özlemini çektikleri günleri göremeden öldü ya da ihtiyarladılar. Onların yerini alanlar, durmadan bu ülkenin adamını aradılar; fakat, yitirdiğimiz kişiyi bir türlü bulamadık.

Aradığımız adam Devlet malını, öz malı ve canı gibi korumasını bilen adamdı. “Devlet malını deniz” sayan kişiler, elbette bu ülkenin adamı olamazdı. Yaptığı gezinin harcamasında otomobil yolculuğunu tren, tren yolculuğunu uçak gibi gösteren kişi aradığımız adam olamazdı. Gittiği yabancı ülkenin, nerede ise, taşını toprağını bile bu yoksul milletin parası ile alıp getirmeyi amaç edinen kişi de aradığımız adam olamazdı.

Bizim istediğimiz, aradığımız kişi, çalışma alanında ve tuttuğu işte başarılı olan adamdır. Bizim özlemini çektiğimiz, yıllar yılı bulamadığımız kişi ülkesinin çıkarı uğrunda kişisel çıkarlarını gözetmeyen adamdır.

Aslında biz, bu ülkenin adamını hep kendimizden uzakta aradık. Yanılmayıp, kendimizi bu yurdun adamı sayıp, belirli bir sorumluluğu yüklensek ve bize düşeni karınca kararınca yapabilseydik, bu ülkenin aradığı adam olabilirdik.


[1] Çele, (5 Temmuz 1963) s.2