Sayı:8/Yıl 2 Eylül/2007
ISSN: 1306-3472


Sahibi:
Prof.Dr. Abdurrahim Özgenoğlu
Yayın Kurulu :

Prof.Dr. İsmail Bircan
Prof.Dr. Oya Batum Menteşe
Uzman Nilüfer Ünal
Editör:  Nilüfer Ünal
             3 Ayda bir yayınlanır.

İŞ BİRLİĞİNE DAYALI ÖĞRENME (COOPERATIVE LEARNING)

FERİDE GÜVEN

1953 yılında Kars'ta doğdu. Öğrenimine Ankara Sarar İlkokulu, Namık Kemal Orta Okulu'nda başlayıp Ankara Kız Lisesinde sürdürdü. 1973 yılında Gazi Eğitim Enstitüsü İngilizce Öğretmenliği Bölümünü bitirdi. 1980 de Londra Üniversitesi'nden Lisans tamamlama diploması aldı. 1993 yılında Hacettepe
Üniversitesi Eğitim Fakültesi Eğitim Programları ve Öğretim
anabilim dalında master derecesi aldı. Çalışma hayatına Anadolu Liselerinde başlayarak sırayla, Yabancı Diller Yüksek Okulu, Gazi Üniversitesi, Merkez Bankası, Başkent Üniversitesi , TED Ankara Koleji , Meteksan , Mobilsoft gibi kurumlarda önce öğretmenlik sonar yöneticilik yaptı. 2003 -2005
arasında UNICEF Haydi Kızlar Okula ve Çocuk Dostu Okul kampanya ve projelerinde dışarıdan danışmanlık yaptı.Şu anda Atılım Üniversitesi İngilizce Servis Dersleri birimi Koordinatörü olarak çalışmaktadır.

İŞ BİRLİĞİNE DAYALI ÖĞRENME (COOPERATIVE LEARNING)

Üniversiteler gençleri geleceğe hazırlayan kurumlar olarak önemli bir  görev üstlenmiştir. Özellikle üniversite eğitiminin ilk yıllarında genç yetişkin olan öğrencilerin farklı beklentileri, alışkanlıkları, amaçları olduğu ve bunun sınıf içi etkileşimlere yansıdığını  bilinmektedir.    Etkili bir eğitim öğretim sürecinin işe koşulabilmesi için genç yetişkin öğrenenlerin ihtiyaçları  ve öğrenen merkezli bir eğitim ortamının düzenlenmesi , eğitimin buna göre  planlanması  ve uygulanması önemlidir. Genç yetişkin eğitiminde öğrencilerin beklentilerinin öğrenme biçimlerinin, ve güdüleyici faktörlerin bilinmesi eğitimin etkili biçimde başlatılıp sürdürülmesi için çok önemlidir. Öğrenen merkezli bir eğitim ortamının hazırlanması,  olumlu bir eğitim ortamının düzenlenmesi,  içerik hazırlama ve geliştirme, temel ve destek materyallerin geliştirilmesi , etkileşimli etkinlikler hazırlamak, içeriğin etkili sunumu, ve öğrenme etkinliklerinin düzenlenmesi konularını içerir. Eğiticiler genç yetişkin öğrencilerin yaratabileceği olası direnci ve sorunları  azaltmak, öğrenme ve kazanımlarını artırmak öğrenmeyi öğretmek üzere çeşitli yöntem ve teknikler uygulamak durumundadır.  Bunları yaparken bir çok teknik ve stratejileri tanımak, uygun olanları uygun zamanda ve uygun biçimde uygulayarak olumlu bir öğrenme ortamı oluşturmak gerekir.  Bu bağlamda genç yetişkin eğitiminin bir mücadele- challenge olduğunu bilerek işe koyulmak  ve bu konuda eğiticiler olarak sürekli kendimizi geliştirmekte  fayda vardır. Böyle  yapmakla genç yetişkinlerin var olan bilgi ve becerilerini güçlendirmenin yanı sıra   eksik olanları da kazandırma sürecine girerken onlarla olan iletişim kanallarını çoğaltabiliriz.  

Bununla da yakından ilgili olarak 21-23 Ağustos 2007 tarihleri arasında Birleşmiş Milletler (BM) ile  Kadın Sorunları Genel Müdürlüğünün (KSGM ) yetişkin eğitimi ile ilgili yürüttüğü bir proje  çerçevesinde ‘Eğiticilerin Eğitimi’ kapsamında ‘İşbirliğine Dayalı Öğreme’ konusunda Minnesota Üniversitesi profesörlerinden Prof. David W. Johnson’ın yürüttüğü bir eğitim programına katıldım. Dr. Johnson kardeşi ve meslektaşı  Roger T. Johnson ile  birlikte 1960’lı yıllardan beri bu konuya ilişkin pek çok araştırma yapmanın yanında, üniversite bünyesinde İşbirliğine Dayalı Öğrenme Merkezi (Cooperative Learning Center) adıyla bir de araştırma merkezi kurmuşlar. Bu merkez yıllardır, öğrenciler arasındaki farklı etkileşim ortamlarının öğrenme üzerindeki etkilerini araştırmakta ve literatüre önemli katkılar sağlamaktadır.

Prof. Johnson işbirliğinin günlük yaşam problemlerinin çözümünde  yetişkin ve genç yetişkinlerin sıklıkla başvurdukları bir yöntem olduğunu ve bunun öğrenme sürecine aktarılmasının da olumlu sonuçlar yarattığını savunmakta. Dr Johnson işbirliğine dayalı öğrenme yönteminin (cooperative learning), ortak öğrenme amaçlarını en üst düzeyde gerçekleştirmek üzere öğrencilerin derste küçük gruplar hâlinde (2-4 kişilik) işbirliği içerisinde birlikte çalışması esasına dayalı bir öğrenme ve dolayısıyla bu öğrenmenin kılavuzlanması, yani öğretme yöntemi olduğunu belirtmektedir.    

Araştırmalar öğrenme durumlarında öğrenenlerin:
Okuduklarının   %10 unu

Duyduklarının % 20 sini 

Gördüklerinin   %30 unu

Gördüklerinin ve duyduklarının    % 50 sini,
Söylediklerinin   % 70 ini,

Kendi yaptığının  % 90 ını  bilinçli bir biçimde sakladığını göstermekte.

İşbirliğine dayalı öğrenme-öğretme yöntemi öğrenciye hem kendisinin hem başkalarının öğrenme sorumluluğunu taşıma, öğrenmeyi etkili biçimde yaparak, yaşayarak öğrenme ve herşeyden önemli olarak “öğrenmeyi öğrenme” sağladığı için bizim öğrencilerimiz için de yararlı olabilir  düşüncesi ile bu bilgileri ve izlenimlerimi sizlerle paylaşmak istedim.

Aşağıda İşbirliğine Dayalı Öğrenme yöntemi ve  özellikleri ile ilgili özet bilgi ve ayrıca konuşmacının izni ile kullanılan dokümanın bir kopyasını bulacaksınız.  

Prof. David Johnson, öğrenme ortamlarında öğrencilerin birlikte çalışırken  değişik öğrenme etkileşimlerinde bulunduklarını belirtmektedir. Bu etkileşim durumları şunlardır:

1. Rekabetçi / Yarışmacı öğrenme durumu Kazan-kaybet (win-lose):

Bir eğitim ortamında bazen bir kısım  öğrenciler kazanırken diğerleri kaybeder ve kimin“en iyi” olduğunu ortaya çıkarmak için öğrencilerin birbiriyle yarıştığı yarışmacı (competitive) öğrenme durumları oluşur.

Bu tür, yarışmaya dayalı öğrenme ortamında öğrencilerin öğrenme amaçları ortak olmakla birlikte amaç gerçekleşmesi bakımından öğrenciler arasında negatif bir ilişki oluşur. Yani gruptaki bir bireyin amacına ulaşması, diğerlerinin amaçlarını gerçekleştirememesine bağlı olur. Bazı öğrencilerin başarılı sayılabilmeleri için diğerlerinin başarısız olması gerekir.  Bireyin ulaşmak istediği sonuç sadece kendisi için yararlı iken gruptaki diğer bireyler için olumsuz olur.   

2. Bireysel öğrenme durumu (Individualistic):

Bu durum, öğrencilerin öğrenme ortamında  başkalarının  ne yaptığıyla ilgilenmeksizin kendi amaçlarını gerçekleştirmek üzere tek başlarına  çalıştıkları öğrenme durumudur.
Bireysel çalışmaya dayalı öğrenme durumunda  grup üyelerinin amaç gerçekleştirmesi bakımından birbiriyle ilişkisi olmaz. Bireyin amaçlarını gerçekleştirmesi diğerlerinin amaçlarını gerçekleştirip gerçekleştirmemesi üzerinde hiçbir etki yapmaz. Yani birey kendi amaçlarını gerçekleştirirken gruptaki diğer bireylerin amaçlarını gerçekleştirip gerçekleştirmediği ile hiç  ilgilenmez.

3. İşbirliğine Dayalı Öğrenme (Cooperative Learning):

Bu durum, çalışmanın sonucuna göre grup üyelerinin ya birlikte kazandığı ya da birlikte kaybettiği, ortak amaçlar çerçevesinde birlikte çalışmayı gerektiren işbirliğine dayalı (cooperative) öğrenme  durumudur.

İşbirliğine dayalı öğrenme durumunda, öğrencilerin öğrenme amaçları ortak ve  grup üyelerinden birinin amaçlarını gerçekleştirmesi, gruptaki diğer bireylerin de amaçlarını gerçekleştirmesine bağlıdır. Yani amaç gerçekleştirmesi açısından grup bireyleri arasında olumlu bir ilişki vardır. Amaç birliği yapmış olan grup üyelerinden birisinin amacına ulaşması diğerlerinin de amaçlarına ulaşmasına bağlıdır.

İşbirliğine Dayalı Öğrenme Grubu (Cooperative Learning Group):

Ortak öğrenme amaçlarını gerçekleştirmek ve elde edilen verimden tüm üyelerin yarar sağlaması esasına dayanan öğrenme grubudur. Böyle bir grupta, grup üyeleri öğrenilecek materyali anlama ve daha fazla çalışma konusunda birbirini teşvik eder, konuları aralarında tartışarak bilgi paylaşımı sağlar.  Bütün üyelerin öğrenmesi ve diğerlerinin öğrenmesine katkı sağlanması esas olduğu için bireysel başarı düzenli biçimde kontrol edilir. Hiçbir üyenin çaba sarf etmeden  grup başarısından yararlanmasına izin verilmez. Sonuçta elde edilen başarının grup üyelerinin bireysel performansının toplamından daha büyük olması beklenir.  Bütün üyeler, bireysel çalışmaları hâlinde elde edebilecekleri başarıdan daha fazlasını böyle bir grup çalışmasıyla elde edebilirler.

Aşağıda işbirliğine dayalı öğrenmenin temel öğeleri açıklanmıştır. Bu öğeler işbirliğine dayalı öğrenme yönteminin özellikleri ya da işlevleri olarak da alınabilir.

1. Dayanışma (Positive Interdependence):

İş birliğine dayalı öğrenmenin temeli dayanışma dır. Grup üyelerinin her biri  gruptaki diğerlerinin de öğrenmesinden sorumludur. Gruptaki her öğrenci kendi çabasının gruptaki herkese ve gruptaki diğer bireylerin çabalarının da kendisine yararlı olduğunun bilir ve kabul eder. Grubun başarısı grup üyelerinin her birinin öğrenme amaçlarını gerçekleştirmesine bağlıdır. Grup üyeleri, üyelerden birisi bile  başarısız olursa tüm grubun başarısız sayılacağını bilir. Bu tür bir dayanışmanın grup üyelerinin tamamını, yapabileceklerinin en iyisini yapmaya güdülemesi  beklenmektedir.  

 2. Bireysel Sorumluluk (Individual Accountability): İş birliğine dayalı öğrenme uygulamasının en önemli amacı, her üyesinin bilgi beceri ve davranış bakımından güçlü bireyler olmasını ve potansiyelleri  ölçüsünde grubun amaçlarının gerçekleşmesine katkıda bulunmasını sağlamaktır. Bu amacın gerçekleşebilmesi için grup üyelerinin her biri, kendisine düşen görevi en iyi şekilde yerine getirmek sorumluluğu ile yükümlüdür.

Eğitici- Öğretmen bireysel sorumluluk kazandırmak için üyelerin her birinin performansını ayrı ayrı değerlendirip sonucu birey ve tüm grupla paylaşır. Eğitici-Öğretmen ayrıca, grupları çalışma sırasında gözlemleyip her üyenin katkılarını kaydederek, gelişigüzel seçtiği üyelere sorular sorup, grubunun ya da kendisinin çalışmasını özetlemesini ve öğrendiklerini tüm sınıfla paylaşmasını ister. Böylece öğrencilerin bireysel sorumluluklarının gelişmesine katkıda bulunur.

3. Yüzyüze Etkileşim (Face-to-face Interaction): Bu öğe, öğrenmenin daha etkili ve verimli şekilde gerçekleşmesi için grup üyelerinin birbirini cesaretlendirmesi, desteklemesi ve yardım etmesi demektir. Grup üyeleri süreçte karşılaştıkları problemleri nasıl çözdüklerini birbirine açıklar, edindikleri fikirleri grup arkadaşlarıyla tartışır  ve bu konuda  birbirlerini cesaretlendirir , destekler ve yardım eder. Grup üyeleri arasında yüz yüze etkileşimin artması, üyelerin birbirine karşı sorumluluk duygusunun, akıl yürütme ve sonuç çıkarma becerilerinin gelişmesini ve sosyal dayanışmanın artmasını sağlar. Bu arada, yüz yüze etkileşim sayesinde sözel olmayan iletişimin (vücut dili gibi)  yararları da öğrenme ortamına taşınmış olur.
Yüz yüze etkileşimin istenilen etkiyi sağlayabilmesi için işbirliğine dayalı öğrenme gruplarının üye sayısı mümkün olduğunca küçük tutulur. Dr. Johnson, işbirliğine dayalı öğrenme gruplarındaki üye sayısının 2 ile 4 arasında olmasının ideal olduğunu, dörtten fazla öğrencinin bir grupta toplanmaması gerektiğini belirtiyor. Oturma düzeni ise, öğrencilerin birbirini görebileceği şekilde düzenlenir.

 4. Sosyal Beceriler (Social Skills):

İş birliğine dayalı öğrenme çabalarının etkili ve verimli olması, kişiler arası iletişim becerilerinin yanında diğer sosyal becerilerin de kullanılmasını sağlar.  Eğer grup üyeleri birbirini yeterince tanımıyor, birbirine güvenmiyor, birbiriyle etkili iletişim kuramıyor ve birbirine yeterince destek olamıyorsa iş birliğine dayalı öğrenme çabalarından alınacak verim düşer. Bu nedenle eğitici- öğretmen, sadece ders konularının öğrenilmesinden değil liderlik, başkalarına güven, empatik yaklaşma, uzlaşma ve etkili iletişim becerilerini kazandırmakla da kendisini sorumlu hissetmelidir.

  5. Grubun Kendini Değerlendirmesi (Group Processing):

İş birliğine dayalı öğrenmenin bu ögesi, grup üyelerinin, bireysel ve grup amaçlarını ne düzeyde gerçekleştirip gerçekleştiremediklerini değerlendirmesini ve birlikte çalışma becerilerinin geliştirilerek devam ettirilmesi anlamındadır. Grup, üyeleri hangi etkinliğin yararlı ve hangilerinin yararsız olduğuna, hangi etkinliklere devam edilmesi, hangilerinin değiştirilmesi gerektiğine tartışarak karar verir. Eğer grup çalışmasının başarılı olması bekleniliyorsa grubun birlikte çalışma becerisi ve verimliliğinin nasıl artırılacağının değerlendirilmesine de zaman ayırılır. Böyle bir değerlendirmenin grup üyelerinin öğrenme etkinliğinden maksimum verimi elde etmelerini sağlayacağı gibi, grup bilinci ve birlikte çalışma alışkanlığı da kazandırdığı belirtiliyor.  

Aşağıda işbirliğine dayalı öğrenme –öğretme tekniklerinden bazı örnekler verilmiştir.

1. Parça parça okuma  (Jigsaw reading)

•          Sınıfta dörder kişilik gruplar oluşturulur.

•          Her grup üyesine okunacak-çalışılacak  metnin bir parçasını verilir.

•          Her kese kendi bölümünü okuyup anlamak ve grup arkadaşlarına anlatmakla yükümlü olduğu açıklanır

•          Öğrenmeyi kolaylaştırmak için diğer gruplarda aynı metni çalışanlar bir araya gelip anlatılacak önemli konu ve noktaları saptar. Bunlar uzman grup olurlar.

•           Bu ‘’uzman’’ grupların çalışmasından sonra her uzmanın  kendi grubuna dönerek anlatması gereken bölümü grup arkadaşlarına detaylı biçimde anlatması sağlanır.

•          Süreçte eğitici gruplar arasında dolaşarak gerekli yardım ve desteği sağlar

•          Bu çalışmanın peşinden sınıfta yapılacak değerlendirme veya sınavlar uygulanabilir, öğrencilere geri bildirim verilir.

2. Düşün- eşleş-paylaş (Think-Pair-Share)

Bu teknik üç aşamalı işbirliği gerektirir.

  • Birinci aşama: Öğretmenin yönelttiği bir soru veya  problemle ilgili olarak, öğrenciler tek başlarına sessizce düşünürler.

  • İkinci aşamada öğrenciler ikili gruplara ayrılır ve fikir alışverişi yaparlar .

  • Üçüncü aşamada ikili gruplar görüşlerini diğer gruplarla daha sonra da ve tüm sınıfla paylaşırlar.  

  • Konuyla ilgili ortaya çıkan çözüm veya gelişme tüm sınıfla paylaşılır ve değerlendirme yapılır.

3. Üç aşamalı görüşme  (Three step interview)

  • Sınıf 4 erli gruplara ayrılır, gruplar numaralndırılır.

  •  Her grup üyesi başka bir gruptan bir  eş seçer

  • Birinci aşamada öğrenciler eşlerine ders, konu problem vb ile ilgili soru sorup açıklamalarını ister

  • İkinci aşamada eşler rolleri değiştirir, ayni işlem tekrarlanır 

  • Son aşamada eşler diğer eşten aldıklari bilgileri gruplara aktatır .

  • Genel değerlendirme ve özetleme çalışması yapılır.

4. Aralıklı Tekrar (three  -minute review )

·        Eğitici- Öğretim elemanı  tartışma veya ders anlatırken 5-6 dakika aralıklarla durur ,

·        Öğrencilere 3 er dakika verilerek anlatılanları düşünerek gözden geçirmeleri söylenir.

·        Öğrencilerin yönelttiği sorular cevaplandırılır veya öğrencilere yönlendirici ve açıklayıcı sorular sorulur

·        Bu aralıktan /sindirme süresinden sonra derse- tartışmaya devam edilir.

5. Grup, Çift, Tek (Team Pair Solo )

Başta, öğrencilerin düzeyine göre biraz zorlayıcı olabilen  bu çalışma  öğrencilerin  birlikte problem çözmeleri için yapılan bir etkinliktir

·        Öğrencilere grup olarak üzerinde çalışmaları gereken bir problem, çalışma veya soru verilir.

·        Öğrencilerden bu çalışmayı önce grup halinde yapmaya çalışmaları istenir ,

·        Sonra ikili çiftler halinde çalışırlar

·        Daha sonra da tek başlarına sonlandırmaları istenir. 

Bu çalışma yardımlaşarak öğrenmeye örnek olacak bir uygulamadır. Öğrencilerin tek başlarına yapamayacakları, yardım ve etkileşimle başarabileceklerini göstermek üzere düşünülmüştür.

6. Not alarak çalışma - Double Entry Journal
Bu çalışma sınıf içi tartışmalarına hazırlanmak üzere çalışılacak bir metinin  detaylı okuma ve not alarak sınıfa yansıtılması çalışmasıdır.

  • Öğrenciler kendi başlarına , verilen bir çalışma metnini okur ve önemli konuları not ederler.

  • Bu konularla ilgili açıklama, görüş veya varsa sorularını aşağıdaki gibi bir tabloya yazarlar .

  • Bu notları sınıfa getirir  ve arkadaşlarıyla paylaşırlar

  • Sınıfta öğrenciler ikili, 3lü dörtlü gruplar halinde  bu açıklama ve soruları tartışırlar

  • Daha sonra tüm sınıfça  tartışma ve değerlendirme yapılır 

Konu:

Kaynak:

Önemli başlıklar 

Görüş, açıklama ve sorular

 

  • ............................

  • ...............................

  • ..............................

  • ................................

 

  • ..........................

  • .......................

  • ..................

  • ..............

  • ...............

Sonuç ve Öneriler

İş birliğine dayalı öğrenme yöntemi temel olarak öğrencilere birlikte çalışma alışkanlıkları kazandırmak, öğrenmeyi öğrenmek gibi beceri ve alışkanlıklar kazandırmayı amaçlamaktadır. Bu tekniğin etkili ve verimli olması yukarıda açıklanan 5 öğenin/fonksiyonun  uygun ve tam kullanımına bağlı olduğu vurgulanmakta.  Eğiticilerin  bu öğrenme-öğretme stratejisini kullandıkça deneyim kazanacakları, zamanla bu stratejilerin her düzeyde, her derste ve her konu alanının öğretiminde kullanılabileceği savunulmaktadır. 
İş birliğine dayalı öğrenme –öğretme yönteminin  etkili  olması grubun böyle bir amacı gerçekleştirmeye uygun olarak yapılanmış olmasını  gerektirmektedir. Grup uygun yapısal özelliklere sahip değilse ve öğrenme için gerekli biçimde güdülenmemişse iş birliğine dayalı öğrenme yönteminden  istenilen verimin elde edilemeyeceği ifade edilmektedir. Bu nedenle heterojen ve küçük grup çalışmalarının daha etkili olduğu unutulmamalıdır.

İş birliğine dayalı öğrenme –öğretme yönteminin, etkili çalışma ve öğrenme stratejileri kazandırmanın yanısıra çağımızda  çok önem kazanmış olan ekip çalışması (team work) becerisinin kazandırılmasında, sosyal becerilerinin geliştirilmesinde ve iyi arkadaşlık ilişkilerinin oluşturulmasında da oldukça etkili bir yöntem olduğu savunulmakta. Bu yöntemin ayrıca, yaşam boyu gerekli olan değişik sosyal becerilerin kazanılmasında,  karşılaşılan güçlüklerin çözümünde, insanları tanıma, anlama  ve baş etme becerileri gelişiminde etkili olacağı açıklanmaktadır. Ayrıca, kişilerarası olumlu ilişkiler kurma ve iletişim becerilerini kazandırmada en etkili yöntemlerden  birisi olduğu savunulmaktadır. 

Açıkca anlaşılacağı gibi, iş birliğine dayalı öğrenme yöntemi  problem çözme ve yaratıcı düşünme becerilerinin  kazandırılmasında da etkili bir araçtır. Bireysel ve yarışmacı öğrenme yöntemlerinden  farklı olarak bu yöntem, problem çözümü için öğrencilerin birlikte çalışması esasına dayanır. Bir probleme birlikte çözüm aramak, daha fazla çözüm önerisi üretmeyi gerektirir. Bu yolla, problemlere daha fazla çözüm önerilmekle birlikte, sonuçta grubun çözüm önerilerinden birisinde  ortak görüş  sağlamasını gerektirir. Bu uygulama, öğrencilere, “farklı düşüncelere sahip olmakla birlikte mantıklı bir görüş etrafında birleşebilme” (demokratik anlayış) becerisini kazandırma işlevi de görüyor. Birey kendi fikirlerini diğerlerine kabul ettirmeye çalışırken, diğerlerinin fikirlerini de alıp   analiz, sentez yapar ve eleştirir. Bunun  da eleştirel düşüncenin gelişimine önemli katkılar sağlayacağı düşünülmektedir.  

İş birliğine dayalı öğrenme yöntemi her yaş grubunda, her sınıf düzeyinde, her ders ve konu alanının öğretiminde başarı ile uygulanabilecek bir öğrenme –öğretme yöntemidir. Kalabalık sınıflarda uygulama zorlukları olabileceği düşünülse de  deneyim ve araştırmalar bu yöntemin  kalabalık sınıflarda da başarıyla uygulanabileceğini göstermektedir. Araştırmalar, kalabalık sınıflardaki tüm öğrencilerin derslere aktif katılımını sağlamanın bu yöntemle daha kolay olacağına işaret etmektedir. Dikkat ve özenle uygulandığında  her öğrenciye soru sorma, cevaplama ve düşüncelerini açıklama fırsatı vermesi bakımından cok yararlıdır. Akademik başarı üzerindeki olumlu etkilerinin yanında yüksek özgüven (self-esteem), empatik yaklaşım, iletişim becerileri, problem çözme, yaratıcı ve eleştirel düşünmenin gelişimine de büyük katkılar sağlaması beklenmektedir. 

Site Haritası | Sayılar | Kütüphane Ana Sayfası | Atılım Üniversitesi | Ana sayfa | İletişim