Sayı:7/Yıl 2 Haziran/2007
ISSN: 1306-3472


Sahibi:
Prof.Dr. Abdurrahim Özgenoğlu Yayın Kurulu :
Prof.Dr. İsmail Bircan
Prof.Dr. Oya Batum Menteşe
Uzman Nilüfer Ünal
Editör:  Nilüfer Ünal
             3 Ayda bir yayınlanır.

BURCU ERTONGA, ATILIM ÜNİVERSİTESİ İŞLETME FAKÜLTESİ ÖĞRENCİSİ


Ülkemizdeki eğitim sisteminin ezberci bir sistem olduğu kanısı içerisindeyim…. ülkemizdeki üniversitelerde ezberci eğitim sistemi hakim ve öğrencilerin kendilerini ifade edebilmeleri için çeşitli konularda tartışma ortamı yaratılmıyor. Bununda öğrencilerin özgüvenini bastırdığını düşünüyorum…. Ayrıca üniversite de olduğu gibi üniversiteye hazırlanma çabalarında da problemler ortaya çıkabiliyor.. Öğrenci, lisede bölüm seçme zamanı geldiğinde listelere bakıyor. "Acaba ne olsam?" diye düşünüyor. O kadar komik bir sistem ki, öğrencinin hedefini o güne kadar belirlemiş olması çok zor. Meslek seçiminin ve eğitim sisteminin bu kadar mantıksız bir temele dayandırılmasını anlamıyorum.

Önce sizi tanıyalım

Ben Burcu Ertonga, İngilizce İşletme Bölümü 3. sınıf öğrencisiyim. 21 yaşındayım ve Tınaztepe lisesi’nden mezunum. Ankara’da ailemle birlikte yaşıyorum.

Neden Atılım Üniversitesi ve neden bu fakülteyi tercih ettiniz?

Öncelikle şunu belirtmek isterim Atılım Üniversitesi’ne ikinci sınav deneyimimde yerleştim. İlk ÖSS’ye girdiğim zaman Bilkent Üniversitesinde hak kazanmış olduğum bölümler vardı fakat ikinci sene daha iyi bir yer olur inancıyla tercihte bulunmadım ve şimdi buradayım. Açıkçası Atılım Üniversitesi hayallerimde yoktu. İşletme bölümü ise kafamda hep vardı ve zaten koşullar da beni bu bölüme sürükledi ve bölümümden gayet memnunum okuluma ise önceleri önyargılı olmama rağmen gün geçtikçe bu önyargımı kırdığımı düşünüyorum sonuçta bana diplomayı verecek olan bu okul, bu yüzden okulumu ve bölümümü seviyorum.

Genel olarak ülkemizdeki eğitim öğretim ve üniversitelerdeki eğitim öğretim sistemi hakkındaki görüşlerinizi alabilir miyiz?

Ülkemizdeki eğitim sisteminin ezberci bir sistem olduğu kanısı içerisindeyim. Yurtdışındaki üniversitelerde öğrenciler daha akılda kalıcı, öğretici şeylerle eğitiyorlar. Mesela öğrencileri araştırmaya ve deney yapmaya yönlendiriyorlar ama ülkemizdeki üniversitelerde ezberci eğitim sistemi hakim ve öğrencilerin kendilerini ifade edebilmeleri için çeşitli konularda tartışma ortamı yaratılmıyor. Bununda öğrencilerin özgüvenini bastırdığını düşünüyorum. Ayrıca üniversite de olduğu gibi üniversiteye hazırlanma çabalarında da problemler ortaya çıkabiliyor. Öğrenci, lisede bölüm seçme zamanı geldiğinde listelere bakıyor. "Acaba ne olsam?" diye düşünüyor. O kadar komik bir sistem ki, öğrencinin hedefini o güne kadar belirlemiş olması çok zor. Meslek seçiminin ve eğitim sisteminin bu kadar mantıksız bir temele dayandırılmasını anlamıyorum.

Kütüphane ile ilk ne zaman tanıştınız ve ülkemizdeki üniversite kütüphaneleri hakkındaki görüşlerinizi alabilir miyiz?

Kütüphane ile ilk ilkokulda tanıştım. Okuduğum okulda ihtiyaçlarımızı karşılayabilecek kapasitede ve okumaya teşvik edici bir kütüphanemiz vardı. Hocalarımızda bu konuda bizi olumlu yönlendirdiler. Üniversite kütüphanelerinden bahsetmek gerekirse de bence bu üniversitelere göre farklılık göstermektedir. Genel olarak üniversite kütüphanelerinin öğrencilerin kitap ihtiyaçlarını az çok karşılayabildiklerini düşünüyorum ama bence bu kütüphanelerin geneli çalışma ortamı olarak yetersiz.

Şimdi birazda üniversitemiz kütüphanesi hakkında görüşlerinizi almak istiyorum. Kütüphanemiz ihtiyaçlarınıza cevap verebiliyor mu?

Öncelikle bizim kütüphanemizin yeterli büyüklükte olmamasının gürültüye yol açmasından dolayı motivasyon düşüklüğü açısından kütüphanede çalışmanın çok elverişli olduğunu söyleyemem. Ama kitap ihtiyaçlarımızı karşıladığını söyleyebilirim. Fakat mevcut kitaplarında sayısının yetersiz olduğunu düşünüyorum ve de son olarak şunu söylemek isterim. Bazen kitapları bulmamız gereken yerden çok başka bir yerde bulabiliyoruz ve buda bizim için zaman zaman sıkıntı yaratabiliyor.

Okuma alışkanlığı küçükken kazanılması gereken bir şeydir fakat tabi ki hiç birşey için geç kalınmış değildir. Bu yüzden insanların bu konuda bilinçlenmeleri gerektiğini düşünüyorum. Üniversiteli gençler olarak bu konuda kendimizi eğitmemiz gerektiğini ve kütüphanenin bizlere sundukları olanakları sonuna kadar kullanmamız gerektiğini düşünüyorum.

Kütüphanemiz ile öğrencilerimizin iletişimini değerlendirir misiniz?

Kütüphaneyi verimli kullanan öğrenciler olduğu gibi verimli kullanmayı bilmeyenlerinde olduğunu gözlemlediğimi düşünüyorum. Okuldaki zamanımın çoğunluğunu kütüphanede geçirdiğimi söyleyemem fakat gittiğim zamanlarda verimli kullanmaya ve bireysel çalışmaya özen gösteriyorum. Birçok öğrenci kütüphanede nasıl davranması gerektiğini bilmiyor. Buna sesli konuşanları örnek gösterebilirim. Hatta telefonla konuşana bile şahit olduğumu söylemek isterim. Bu hususta kütüphane çalışanlarının ellerinden geleni yapmaya çalıştıklarını düşünüyorum. Bu yüzden birazda sorumluluk bizlere düşüyor. Bunun dışında grup çalışmalarının da çalışma alışkanlığını ve öğrencilerin kütüphane ile iletişimlerini arttırdığı kanısındayım. Okuma alışkanlığı küçükken kazanılması gereken bir şeydir fakat tabi ki hiç birşey için geç kalınmış değildir. Bu yüzden insanların bu konuda bilinçlenmeleri gerektiğini düşünüyorum. Üniversiteli gençler olarak bu konuda kendimizi eğitmemiz gerektiğini ve kütüphanenin bizlere sundukları olanakları sonuna kadar kullanmamız gerektiğini düşünüyorum.

Kütüphanemiz tarafından bölümlere yapılan tanıtım sunumlarını değerlendirir misiniz?

Bu sunumların öğrencilerin ufkunu genişlettiğini, bölümlerine daha iyi vakıf olup kafalarında şekillendirmelerine yardımcı olduğunu düşünüyorum.

Üniversiteye ilk başladığınızdaki kütüphanemize bakış açınızla şimdiki bakış açınız arasında bir fark var mı?

Okula ilk geldiğimde kütüphanenin gayet küçük ve ihtiyaçlarımızı karşılayamayacağı konusunda önyargılıydım. Fakat şimdi öğrencilere bir şeyler katabilmek ve onları kütüphaneye bağlamak adına çalışmalar yapıldığının ve onları kütüphaneye kazandırılmak istenildiğinin farkındayım. Çünkü iyi bir gözlemci olduğumu düşünüyorum ayrıca gerek kütüphanedeki görevlilerin yaklaşımlarından gerek saygıdeğer kütüphane başkanımız Nilüfer Ünal ile yaptığım sohbetler sırasında öğrencinin ne kadar yanında olduklarını anladım. Ayrıca okula başladığım ilk zamanları bugün ile kıyaslayacak olursam öğrencilerin kütüphaneye olan ilgilerinin arttığını düşünüyorum.

Hayalinizdeki kütüphane nasıl olmalı?

Öncelikle böyle bir soru sorduğunuz için teşekkür ederim çünkü insanlar her zaman rahat ettikleri ve huzur buldukları yerde daha güzel çalışabilirler diye düşünüyorum. Çünkü kütüphanenin sadece kafanızı kitabınıza eğmek veya sessizlikten ibaret olmadığını düşünüyorum. Bence insan o atmosferi sonuna kadar hissetmeli. Benim hayalimdeki kütüphaneyi tanımlamam gerekirse öncelikle ben geniş ve rahat nefes alabileceğimi hissettiğim bir kütüphane isterdim. Bunun dışında kütüphanenin dekorasyonun ve motivasyon açısından seçilen renklerin önemli olduğunu düşünüyorum. Araştırma konusu yapabileceğimiz yani araştırma çalışmalarının yayımlandığı kitaplar, çeşitli araştırma dergileri, gazete arşivleri bizim ufkumuzu açabilir. Ayrıca çeşitli saatlerde öğrenciyi kütüphaneye çekebilmek için eğitici film, tarihi belgeseller yayınlanabilir belirli günlerde. Bu vesileyle de gelen insanlar kitaplara yönelebilirler. Ayrıca grup çalışmayı tercih edenler için ayrı kabinler yapılabilir. Bu hem onların rahat bir şekilde sesli çalışmalarını olanak sağlar hem de bireysel çalışanları rahatsız etmemiş olur.

Ayrıca insanların ara verdiklerinde rahatlamaları amacıyla müzik odalarının ve hatta zeka oyunlarının oynanabileceği mekanların olmasını isterdim mesela kafalarının dağılması için klasik müzik dinlemenin ve zeka oyunları oynamanın kafa boşaltmaya yardımcı olacağını düşünüyorum. Bunun dışında kütüphane dışına çıkmadan sigara veya çay içilebilecek mekanlar yaratılmasının insanların kütüphaneden kopmamalarına da yardımcı olacağı kanısı içerisindeyim.
 

Ayrıca en önemlisi de sevdiğim işi yapmak istiyorum. Her gün işe giderken keyifle gitmek istiyorum. İşimin bana maddi ve manevi hazzı birlikte sağlaması çok önemli. Bunun dışında mezun olduğumda bir takım yerlere çalışmaya girip kendimi geliştirdikten sonra kendi işimi yapmak ve kendimin patronu olmak istiyorum.

Son olarak birazda gelecekle ilgili hedeflerinizden söz edelim.

Gelecekle ilgili hedeflerimin başında kariyer yapmak geliyor ve bu doğrultuda yüksek lisans yapmayı düşünüyorum bunun yanı sıra yabancı dilimi geliştirmek ve birkaç sene yurtdışında yaşamak istiyorum. Ayrıca en önemlisi de sevdiğim işi yapmak istiyorum. Her gün işe giderken keyifle gitmek istiyorum. İşimin bana maddi ve manevi hazzı birlikte sağlaması çok önemli. Bunun dışında mezun olduğumda bir takım yerlere çalışmaya girip kendimi geliştirdikten sonra kendi işimi yapmak ve kendimin patronu olmak istiyorum.

Dergimize söyleşinizle katkıda bulunduğunuz için size çok teşekkür eder, hayallerinizin gerçekleşmesi dileğiyle başarılar dileriz.

Ben de size çok teşekkür ederim.

Site Haritası | Sayılar | Kütüphane Ana Sayfası | Atılım Üniversitesi | Ana sayfa | İletişim