SOHBET KÖŞESİ > Prof.Dr. Cem Saraç
                               
> Prof.Dr. Oya Batum Menteşe
                                > Yasemin Çongar

                                > Osman Özer


Ulusal lisans (Ulusal Akademik Site Lisansı – UASL) esasında Ulakbim’in bu güne kadar yapması gereken ama yapmadığı bir çalışma. Temelleri 1997 yılında bütün üniversitelerin temsilcileri ile Tübitak Feza Gürsey salonunda yapılan bir toplantıda atılmış. ULAKBİM'in ulusal bir merkez olması ve hizmet politikası, temel amaç ve hedefleri, Ulusal Akademik Ağ (UlakNET) alt yapısı, elektronik kaynaklara abonelikte ulusal lisans ile yeni ve farklı bir alternatif oluşturmuştur. Buna göre ULAKBİM, temel misyonu gereği, ülkemizdeki akademik bilgi üretimini etkinleştirmek, bilgi hizmetlerini ulusal ölçekte yaygınlaştırmak ve bilimsel bilgiye erişimde araştırmacılar arasında fırsat eşitliği yaratmayı amaçlamaktadır. 

Sayın Cem Bey, öncelikle bu söyleşiyi kabul ettiğiniz için size çok teşekkür ederiz.Bize kendinizi tanıtır mısınız?

Merhabalar, ismim Cem Saraç. Hacettepe Üniversitesi Mühendislik Fakültesi’nde öğretim üyesiyim. Lisans ve yüksek lisans derecelerimi Hacettepe Üniversitesinden, doktora derecemi ise Leeds Üniversitesinden (İngiltere) aldım. 2.5 yıl kadar Yükseköğretim Kurulu’nda Bilgi İşlem Dairesi Başkanı olarak çalıştıktan sonra, hemen ardından 9 yıl kadar da Hacettepe Üniversitesi’nde Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı yaptım. Jeoistatistik, Modelleme teknikleri, teorik simülasyon teknikleri ve bunların bilgisayar yazılımları esas olarak ilgi alanımı oluşturmaktadır. Master ve Doktora düzeyinde bu konular kapsamında Hacettepe Üniversitesinde dersler vermekteyim. 

Ulakbim’de ne zaman göreve başladınız?

Bu ayın sonunda yani 30 Mart‘da tam olarak 2. yılım bitip, 3. yılıma başlayacağım. Ulakbim’de 38. madde kapsamında çalışıyorum. Esas kadrom Hacettepe Üniversitesinde. 

Bugünlerde tartşması yapılan ulusal lisans anlaşmaları konusunda biraz bilgi verebilirmisiniz. Bu çalışmalar ilk defa ne zaman başladı, ve devamında neler oldu?

....ULAKBİM’in TÜBİTAK Bilim Kurulu'nun 11.02.2006 tarih ve 139 sayılı Kararı ile Ulusal Akademik Site Lisansı projesinin kapsamını Sağlık Bakanlığı'na bağlı Eğitim ve Araştırma Hastaneleri'ni de içerecek şekilde geliştirmesidir. Bu şekilde, gerek üniversiteler, gerekse Eğitim ve Araştırma Hastanelerindeki araştırmacıların uluslararası bilimsel ve akademik içeriğe erişimlerinde fırsat eşitliği yaratılarak, ülkemizdeki bilimsel bilgi üretiminin etkinleştirilmesi amaçlanmıştır... 

Ulusal lisans (Ulusal Akademik Site Lisansı – UASL) esasında Ulakbim’in bu güne kadar yapması gereken ama yapmadığı bir çalışma. Temelleri 1997 yılında bütün üniversitelerin temsilcileri ile Tübitak Feza Gürsey salonunda yapılan bir toplantıda atılmış. ULAKBİM'in ulusal bir merkez olması ve hizmet politikası, temel amaç ve hedefleri, Ulusal Akademik Ağ (UlakNET) alt yapısı, elektronik kaynaklara abonelikte ulusal lisans ile yeni ve farklı bir alternatif oluşturmuştur. Buna göre ULAKBİM, temel misyonu gereği, ülkemizdeki akademik bilgi üretimini etkinleştirmek, bilgi hizmetlerini ulusal ölçekte yaygınlaştırmak ve bilimsel bilgiye erişimde araştırmacılar arasında fırsat eşitliği yaratmayı amaçlamaktadır. 

 

Bu konuda da , TÜBİTAK Bilim Kurulu 19.11.2005 tarih ve 136 sayılı Kararı doğrultusunda, Ulakbim’e Ulusal lisanslar konusunda yetki vermiştir. ULAKBIM, bu proje kapsamında ilk olarak Web of Science Atıf İndeksleri (SCI, SSCI & A&HCI), IEEE/IEE e-dergi veri tabanı, Engineering Village2 ve CAB veri tabanları için, üniversiteler (devlet, özel ve vakıf), TÜBİTAK ve Enstitüleri, askeri okullar ve polis akademileri için, veri tabanının konu kapsamındaki kurumlar dikkate alınarak, yayınevleri ile 3 yıllık abonelik anlaşmaları yapılmış ve bütün bu kurumların abonelik ücretleri Ulusal Akademik Ağ (UlakNET)'da olduğu gibi ilgili Kurumlar adına TÜBİTAK-ULAKBİM tarafından ödenmiştir.  

Bu sayede, üniversitelerimiz ve diğer akademik kurumlarımız kütüphane bütçelerinden sağlayacakları önemli ölçüdeki tasarrufları diğer ihtiyaçları için kullanabileceklerdir. Yayınevleri ile sözleşmelerin tek bir merkezden (ULAKBİM) yapılması nedeniyle ülke çıkarları açısından çok büyük bir maddi kazanç sağlanmıştır. 

Ayrıca, unutmadan eklemek istediğim bir nokta da, ULAKBİM’in TÜBİTAK Bilim Kurulu'nun 11.02.2006 tarih ve 139 sayılı Kararı ile Ulusal Akademik Site Lisansı projesinin kapsamını Sağlık Bakanlığı'na bağlı Eğitim ve Araştırma Hastaneleri'ni de içerecek şekilde geliştirmesidir. Bu şekilde, gerek üniversiteler, gerekse Eğitim ve Araştırma Hastanelerindeki araştırmacıların uluslararası bilimsel ve akademik içeriğe erişimlerinde fırsat eşitliği yaratılarak, ülkemizdeki bilimsel bilgi üretiminin etkinleştirilmesi amaçlanmıştır. 

ANKOS’un iddiasına göre, “ULAK-BİM Avrupa Birliği’nden aldığı yardımla veri tabanlarının ödemeleri yapmakta. Ancak, yardım sona erdiğinde kütüphanelerin yeniden ANKOS konsorsiyumunu oluşturması çok zor”, Bu konudaki düşüncelerinizi alabilir miyiz?

Ulusal Akademik Site Lisansı kapsamında kullandığımız bütçe Tübitak TARAL tarafından karşılanmaktadır. TARAL tam olarak Ar-Ge faaliyetlerini gerçekleştiren (üniversiteler, araştırma kurumları, sanayi kuruluşları vb.), bunların sonuçlarını talep eden (özel ve kamu kurumları, STK'lar, vb.) ve bu faaliyetlere kaynak sağlayan (kamu ve özel sektör) tüm kurum ve kuruluşların işbirliği ve stratejik odaklanmaları içinde etkinlik göstereceği bir Türkiye Araştırma Alanının kısaltılmış adıdır. Dolayısı ile AB fonları değil ulusal fonların bu amaç için kullanıldığı son derece açıktır. Ayrıca ULAKBİM, 1996 yılından beri tüm üniversitelerin ağ alt yapısı giderlerini karşılamaktadır. Oldukça yüklü miktarlardaki bu ödemeleri 1996 yılından günümüze eksiksiz yapması, bu konu için bence tartışmasız güzel bir referansdır.  

ANKOS’un çalışmalarını değerlendirebilir misiniz.?

ANKOS, bence şüphesiz günümüze kadar oldukça güzel çalışmalar yapmıştır. Şu ana kadar her toplantıda belirttiğim üzere burada da vurgulamak istiyorum: Biz hiç bir şekilde ANKOS’a karşı bir tavır içinde değiliz. ULAKBİM ulusal anlamda her üniversitemiz için yararlı olabilecek veri tabanları ile ilgilenmektedir. Ulusal ölçekte olmayanlar ve az sayıdaki üniversitelerimizin ilgilendiği veri tabanları için zaten ANKOS olmak zorundadır. Şu anda ulusal çaplı olmayan birkaç veri tabanı kapsamında ULAKBİM’de, ANKOS çatısı altında yer almaktadır.  

ANKOS, bence şüphesiz günümüze kadar oldukça güzel çalışmalar yapmıştır. Şu ana kadar her toplantıda belirttiğim üzere burada da vurgulamak istiyorum: Biz hiç bir şekilde ANKOS’a karşı bir tavır içinde değiliz. ULAKBİM ulusal anlamda her üniversitemiz için yararlı olabilecek veri tabanları ile ilgilenmektedir. Ulusal ölçekte olmayanlar ve az sayıdaki üniversitelerimizin ilgilendiği veri tabanları için zaten ANKOS olmak zorundadır. Şu anda ulusal çaplı olmayan birkaç veri tabanı kapsamında ULAKBİM’de, ANKOS çatısı altında yer almaktadır.

Ancak ANKOS’un ULAKBİM’e karşı tavrını gerçekten anlamış değilim. Tamamen uyum içinde olması gereken iki kurum, Sayın Prof.Dr. Karasözen sayesinde karşı karşıya gelmiştir. ANKOS’un kurulduğu günden beri doğal yönetim kurulu üyesi olan ULAKBİM, ani ve komik bir değişiklikle yönetim kurulu üyeliğinden çıkarılmış, üniversitelerimiz de ULAKBİM’i ve ANKOS’u destekleyenler şeklinde bölünmüştür. Akdeniz Üniversitesi’nden Sayın Nevzat beyin uğradığı üzücü olay, maalesef daha hala hafızalarımızdan çıkmamıştır.  Thomson Web Of Science veri tabanında lisans sahibi ANKOS olduğu için ilgili veri tabanı için görüşmeler yapılırken, ANKOS’a bilgi verilmiş ve lisans için de izin alınmıştır. Ancak, Elsevier Science Direct veri tabanında ANKOS’un lisansla hiçbir ilişkisi olmadığından, lisanslar her üniversite için kendi adlarına olduğundan doğrudan üniversitelerden teyit mektubu istenilmiştir. Bu noktada ANKOS, ULAKBİM bizi takmıyor bizden izin almadı şeklinde gereksiz ve talihsiz bir çıkış yapmıştır. Lisansın ANKOS ile en ufak bir ilişkisi olsa, ANKOS adı herhangi bir şekilde geçse, ANKOS Başkanının herhangi bir imzası olsa, pek tabii ki Web Of Science örneğinde olduğu gibi ANKOS’la anlaşmak, izin almak durumundaydık. Ama açıkça görüldüğü gibi her üniversiteden teyit istenilmesi, yasal bir durumdu. Gelinen nokta da ULAKBİM saygınlığını koruyarak, Science Direct hakkındaki kararını duyurmuş ve isteyen üniversiteler bu oluşuma katılmışlardır. Sonuç olarak 74 kurum için lisans anlaşması yapılmıştır. 74 kurumun ödemeleri 2007 yılından başlayarak, ULAKBİM tarafından karşılanacaktır. Bu son derece heyecan ve gurur verici, ülkemiz eğitim ve araştırma faaliyetlerinin etkinliğini ve üretkenliğini artırmada büyük önem taşıyan bir projedir.

Bizim en büyük eksikliklerimizden birisi de, Türkiye’de üretilen bilimsel çalışmaların veri tabanının olmaması. Kurumunuzun yapmış olduğu çalışmalar var ama, disiplinlerarası akademik ürünlerin daha geniş bir çerçevede yapılması mümkünmüdür?. Başka bir deyişle, ULAK-BIM’in koordinatörlüğünde, bu konularda Ankara’daki kütüphaneler arasında  ortak bir çalışma yapılabilir m?

ULAKBİM, Türkçe veri tabanları konusunda gerçekten ciddi çalışmalar ve oluşumlar içindedir. Türk Tıp Veri Tabanı 1996 yılından beri, Sosyal Bilimler Veri Tabanı 2002, Tarım, Veteriner ve Biyoloji Bilimleri Veri Tabanı 1992 ve Mühendislik ve Temel Bilimler Veri Tabanı 1992 yılından beri indekslenmektedir. Ülkemizde yayınlanan bütün bilimsel dergiler (süreli yayınlar) bu kapsama girmemektedir. Her veri tabanın akademisyenlerden oluşan bağımsız bir kurulu bulunmakta ve yayınlarla ilgili kaliteyi artırmaya yönelik kararlar bu kurullar tarafından, bağımsız olarak alınmaktadır. Dolayısı ile dergilerin indekslenmesine ilişkin kurallar bu kurullar tarafından alınarak uygulanmaktadır. 

Hatta biraz daha ileri gideceğim. Ortak bir “Kütüphane Otomasyon Programı” yapılamaz mı?

Bence gerçekten yapacak çok proje var. Bunlardan ilki ortak bir kütüphane otomasyonu ya da toplu katalog projesi neden olmasın ? Bence ulusal lisans çalışmalarından sonra sıra artık bu projelere geldi, bunları hep beraber oturup, konuşup projelendirmemiz gerekli diye düşünüyorum.   

Tekrar teşekkür ederiz.

Ben de ULAKBİM ve şahsım adına teşekkür eder, saygılarımı sunarım.