ÖĞRENCİ TOPLULUKLARI > NLP Topluluğu
                                                 > Kişisel Gelişim Topluluğu


ÖĞRENCİ TOPLULUKLARIMIZI TANIYALIM

NLP ( Neuro Linguistic Programming)
SİNİR DİLİ PROGRAMLANMASI
TOPLULUĞU
KURUCU BAŞKAN: Emrah Büke
(505)926 10 66

 

“BİZ” KİMİZ?

Topluluğumuz “NLP” adıyla Aralık 2006’da üniversitemiz bünyesinde kurulmuştur. Yönetim kurulumuz aşağıdaki gibidir.

AMACIMIZ?

NLP İngilizce olarak Neuro Linguistic Programming şeklinde bilinmektedir. Türkçe’ ye sinir dili programlanması olarak geçmiştir. Topluluk olarak, evrensel boyutlarda ciddi biçimde üzerinde çalışılan bir konu olan sinir dili programlanmasını araştırmak, öğrenmek, bilmek ve sonrasında okulumuz ve ülkemiz için yararlı hale getirmeyi amaçlamaktayız. Ancak bunların yanında, sadece sinir dili programlanmasını değil aynı zamanda dünyada gelişmekte olan diğer konularla da ilgilenmeyi bir prensibimiz olarak kabul etmekteyiz.

 

GERÇEKLEŞTİRMEYİ DÜŞÜNDÜĞÜMÜZ ETKİNLİKLERİMİZ

Daha çok yeni kurulmuş olan topluluğumuz ilk etkinliği olarak “13-19 Mart 2007 Dünya Beyin Haftası” ile ilgili programı okulumuzda sunacaktır.

 

DÜNYA BEYİN HAFTASI NEDİR?

Dünya Beyin Haftası henüz ülkemizde kutlanmayan, üniversite boyutuyla Türkiye’de ve çoğu Avrupa ülkesinden önce okulumuz NLP topluluğu tarafından ilk olarak işlenecek yepyeni bir konudur. Bu haftada “beynin daha aktif kullanılması yöntemleri, zekayı geliştirme, beyin sağlığı vb.” konularda bilgilendirme ve etkinlikler düzenlenir. Biz de bu hafta içerisinde okulumuzda “beyne yönelik” seminerler düzenleyeceğiz.

 

BEKLENTİLERİMİZ

Topluluğumuz ülkemizde alışılagelmiş sistemlerin dışına çıkıp bu sistemlerin yerine daha güncellerini takip ederek ülkemize kazandırmayı hedeflemektedir. Buna örnek olarak, ülkemizdeki eğitim konularında bizce eskimiş olan bir konuyu gösterebiliriz. Bu konu hepimizin de aslında yaşarak bugünlere kadar geldiğimiz (belki alışkanlıklarımızdan, belki de düşünmememizden kaynaklanan) ve her birimizin kabul ettiği ilköğretim, ortaöğretim ve hatta bazen üniversitelerimizdeki sınıflarımızın renkleridir. Dikkatle incelediğimiz zaman çoğu sınıfımızın rengi gri olarak boyanmış ve öğrenciler bu sınıflarda uzun yıllar eğitim almışlardır. Ancak artık biliyoruz ki; gri renk insan psikolojisini ve davranışlarını çok olumsuz yönde geliştirmekte ve bu durumlar hayat boyu devam etmektedir. Artık eğitim yuvalarında hedeflenen renk “kırmızı, fıstık yeşili, açık mavi” gibi insanı teşvik eden renkler olmaya başlamıştır ve hızla da bu hale sınıflarımız getirilmelidir.

Bu ve bu tür konularda araştırmalar yapıp gelişime katkıda bulunmayı bunun içinde gerekli olan gücü damarlarımızda dolaşan asil kandan almayı ülkemiz için bir borç bilmekteyiz.

 

BİZE GÖRE DEĞİŞİMDE ÖNCÜ OLMASI GEREKEN KONU HANGİSİDİR?

Bize göre köklü bir değişikliğe ancak eğitim yoluyla başlanabilir. Çünkü ilk adım eğitimden atılırsa sonra gelen kısımlar bir zincirin bütünleyici halkaları gibi olacak ve gelişimde büyük adımlar da böylece atılmış olacak. Peki eğitim noktalarında yapmayı düşündüğümüz alanlara gelirsek;

Onları da şöyle özetleyebiliriz:

Her şeyden önce sağlam nesillerin sağlam eğitimlerden geçerek yetişen bireylerden oluştuğu düşüncesinde olup buna ek olarak sınıf düzenlemesinden eğitim tekniklerine doğru nefes almaktan yürümeye konuşmaya vb. varan tüm konularda bu ana kadar benimsenmemiş ancak dünyanın farklı yerlerinde yoğun çabalarla üzerinde durulmuş olan konulara eğilmek eğitimde radikal bir atılım olacaktır düşüncesine derin bir inançla bağlıyız.

Bunu şöyle açabiliriz;

Dünyanın en zeki liderlerini, işadamlarını, eğitimcilerini incelediğimiz vakit genele yansıyan özellikler şöyledir:

En zeki insanlar fiziki olarak çok iri olmayan aynı zamanda zayıf denebilecek yapıya sahip olan insanlardır. Bunun gibi, insanların eğitim ortamlarında küçük ama sonuçları çok etkili yenilikler yapılabilir. Bu konudaki inancımız şu anda büyük firmalara tarafından insanları kendilerine çekmek için kullanılmaktadır. Bunlardan en basiti, mesela, sınıflarımızın renkleridir. Grinin insan psikolojisi üzerinde bilinen bir olumsuz etkisi vardır. Ancak ülkemizde çoğumuz böylesi boyalı sınıflardan geçerek bir yerlere varabildik. Oysaki dünya araştırıldığında bu durum hiç de böyle değil. Mesela en yakın örnek olarak ABD’de büyük firmalar beyin fırtınası odalarını kırmızı renkten oluşturup içeride klasik müzik çalarak çalışmalarına devam etmektedir. Sonuç ortadadır! Ay sonunda bu şirketlerin kar oranlarında artış gözlemlenmiştir. Biz sanırım bu konularda bir kökten değişimin arayışlarına gidebiliriz. Bunun için yapacak olduğumuz çağrı haklımız adına ülkemiz için herkesedir: “Denenmemişi deneyelim, sonuçlar şaşırtıcı olacak!”

 

YÜRÜYÜŞ, NEFES ALMAK VB ŞEYLER NELERDİR PEKİ,

RENKLERİ ANLADIK DA?

İşte bu konunun da bizce okullarda hakkıyla gençlere iyi bir şekilde gösterilmesi gerekir. Bir kere her şeyden önce küreselleşme sürecinde tüm dünya eğitim alanında bir yerlerden nasibin almak zorundadır. Örneğin, artık çoğu Avrupa ülkesi yabancı bir dilin eğitimini yaparken (bir zamanlar ki benim ilköğretim zamanlarım yaklaşık 10 yıl öncesi) bizdeki gibi şu kelimeyi 10,20,30… yaz yarın gel bakayım demiyor öğrenciye. Ya ne diyor? Artık hafıza insanlara o kadar anlaşılır olmaya başladı ki bizim 30 defa alt alta yazıp öğrendiğimizi bu tekniklerle sadece 10 saniyede öğrenenler var. Bunun için Türkiye’de son zamanlarda yapılan bazı çalışmalar da var. Hatta ve hatta bu konuda “Dünya Hafıza Şampiyonumuz” bile var. Yani biz de değişiyoruz!

Ha şimdi de yürüyüşe geçelim. İnsanların yürüyüşleri aslında onların başarılarını (evet doğru okudunuz başarılarını da) gösterir. Nasıl mı? Bir inceleyelim tarihimizi, büyük liderlerimizi. Aslında insana doğal olarak verilen bir sistemde yürüse insan sorun kalmayacak gibi görünüyor.(sağ adımla sol kol sol adımla sağ kol hareketi- bu harekette her iki beyin de çalışır ve gelişir) Yine aynı şekilde düzgün nefes almak..(burundan alıp ağızdan vermek- burundan alınan havada sağ delikten giren hava sol beyni sol beyinden giren hava sağ beyni çalıştırır.) Belki duymuşsunuzdur “En zeki insanlar her iki beynini birden kullanabilen insanlardır.” Diye bir cümle.

Bizden şimdilik sadece söylemesi. İlerde daha çok teknikler öğreneceğiz.

 

KÜTÜPHANEMİZ HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİMİZ...

Okulumuz kütüphanesi topluluğumuz tarafından ve diğer öğrencilerce de çok sıkça kullanılmaktadır. Ancak kütüphanemizdeki dijital ortamın araştırma yapmaya daha uygun hale getirildiğinde hem bireysel hem de kitlesel bağlamda çok daha etkileyiciliğe ulaşacağının inancındayız.

 

Saygılarımla,