ÖĞRENCİ TOPLULUKLARI > Kişisel Gelişim Topluluğu
                                                 > NLP Topluluğu


ÖĞRENCİ TOPLULUKLARIMIZI TANIYALIM

Yaklaşık 5 aylık bir alt yapı çalışması sonucunda “Kişisel Gelişim Topluluğu” adı altında bir Üniversite kulübü kurduk.

 Bireylerde Kişisel Gelişim bilincini uyandırmayı hedef edinen ve bunu gerçekleştirebilmek için yola çıkan kulübümüz, Atılım Üniversitesi bünyesinde etkin ve ses getiren aktiviteler gerçekleştirmeyi amaçlamaktadır.

Vizyonumuz, siz Atılımlı öğrencilerin ya da öğretim elemanlarının, ülkesi ve kendisi için önemli gördüğü noktalara ulaşabilmeleri için gerekli yetilere sahip olabilmelerine yardımcı olabilmektir.

Misyonumuz ise, bu vizyon doğrultusunda durmadan ve yılmadan çalışmaktır.

Topluluğumuz, amaçlarını en geniş bakış açısıyla belirleyerek ulaşmak istediği noktalara hızla ilerlemekte ve gerekli bütün desteği sizlere vermeye gayret etmektedir.

Topluluğun amaçları aşağıda belirtilmiştir:

a)      Öğrenmeyi öğrenmek, hayatın sunduğu fırsatların farkına varmak ve daha etkin bir biçimde yararlanmak, kendini geliştirmenin yollarını aramak, olumsuz gibi görünen şartları olumluya çevirmenin yollarını aramak, liderlik potansiyelini ortaya çıkarmak, girişimciliği artırmak, insanlar arası iletişimde başarılı olmak ve dilin önemini anlamak, başarılı olmanın yollarını aramak, olayları, durumları ve insanları analiz edebilme yeteneğini geliştirmek,

b)      Kulüpler ve üniversiteler arası etkileşimi artırmak, ortak çalışmalar yapmak, öğretim elemanları ve öğrenciler arasındaki iletişimi ve işbirliğini güçlendirmek,

c)      Öğrencilerin kendine olan öz güvenlerini artırmak, zihinsel potansiyellerini maksimum düzeyde kullanmalarına yardımcı olmak,

d)      Öğrencilerin kültürel ve sosyal yönden gelişmesine katkıda bulunmak

e)      Atılım Üniversitesinin tanınırlığına katkıda bulunmak.

 kisiselgelisimtoplulugu@gmail.com

 

2006 - 2007 BAHAR DÖNEMİ AKTİVİTE LİSTESİ

 

Tarih

Saat

Konuşmacı/Eğitmen

Aktivite

Salon

 

 

 

 

 

 

1-

28.02.2007

13.30 - 15.30

Osman ÖZSOY

Konferans

Kırmızı

2-

07.03.2007

13.30 - 15.30

Rahmi KELEŞ

 Konferans

Kırmızı

3-

24-25.03.2007

Tüm Gün

Rahmi KELEŞ

NLP Wokshop

Kırmızı

4-

21-22.04.2007

Tüm Gün

Münir ARIKAN

Liderlik Workshop

Kırmızı

 

SÖYLEŞİ : RAHMİ KELEŞ

 Hayat ucu bucağı gözükmeyen bir deniz! Bu koca denizde boğulmamak için yüzmeyi bilmek gerek, aç kalmamak için de balık tutmayı! NLP bizlere daha az enerji harcayarak yüzmeyi, daha az enerji harcayarak en iyi balığı tutabilmeyi öğretiyor. Peki NLP bize bunları nasıl sağlıyor? NLP hakkında bilgi almak, kafamıza takılanları en doğru ağızdan öğrenebilmek için bizlerde KGT olarak bir Pazar günü Atılım Üniversitesi Yüksek Lisans Hocası ve NLP Uzmanı Rahmi Keleş hocamızın kapısını çaldık.

 

Bizi konuk eden sayın Rahmi hocamıza, değerli eşine, çocuklarına ve ayrıca yardımlarından dolayı KGT Başkanı sayın Can ULUDAĞ’ a sonsuz teşekkürler ederim.

TUĞBA DEMİRCİOĞLU

 

DEMİRCİOĞLU; Rahmi Keleş öğretici bir misyon edinmeye nasıl karar verdi?

KELEŞ: Öncelikle şunu belirtmek istiyorum; ben hocalığı ve öğreticiliği çok seven bir insanım. Üniversiteyi bitirdikten sonra 5 sene hocalık yaptım, sonrasında bürokrasiye döndüm, oradan emekli olduktan sonra tekrar hocalığa başladım ve şuan Atılım Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde  hocalık yapmaya devam ediyorum. Bu mesleği seçtim çünkü öğretmenlik benim en sevdiğim iş.

 

DEMİRCİOĞLU : NLP’nin açılımı nedir?
KELEŞ: NLP’nin açılımı N: Neuro L:  Linguistic P: Programming ‘dir. NLP’ nin tam Türkçe karşılığı sinir dili programlamasıdır. Beyin dili yada zihin dili programlaması olarak da tanımlıyoruz.

 

DEMİRCİOĞLU; NLP hakkında bir çok tanım var. Siz NLP’yi nasıl tanımlıyorsunuz?

KELEŞ: Bence NLP insanları mutlu etme sanatıdır. Her insan doğduğu andan itibaren kendi zihin programlarını çevresiyle birlikte (anne, baba, öğretmen…) oluşturarak büyümeye başlar. Bilinç altında sürekli programlar yazarız. Bir süre sonra bu programlar bizi idare etmeye başlar. Bu durumu bir örnekle açıklayacak olursak; çocuk küçüktür, evde soba yanıyordur. Çocuk sobaya dokununca eli yanar ve elini sobadan hızla çeker. Bu olay çocuğun kendisini yüksek ısıya karşı programlamasıdır. Artık çocuk programlanmıştır ve bir daha sobaya dokunmaması gerektiğini biliyordur. Hepimiz hayatımızı, bu programlamaları yaparak ve sonrasında bunlara uyarak geçiririz. İşte, NLP hayatımıza yön veren programlarda, bizi mutlu edecek düzenlemeler ve değişiklikler yapma imkanını sunar. Geçmişimizden günümüze kadar oluşan programlardan bizi mutsuz eden bir yazılım varsa, NLP bu programları silip bizi mutlu edecek yazılım programları düzenlememizi sağlayan teknikler sunar. Özetle, NLP insanları mutlu etme sanatıdır.

 

DEMİRCİOĞLU: NLP hem hayatımızı kolaylaştırır hem de bizi mutlu eder diyebilir miyiz?

KELEŞ: Hayatımızı kolaylaştırması ve bizi mutlu etmesi için NLP’ yi tek başına bir ilaç gibi düşünmemek gerekir. NLP teknikler sunar. Önemli olan bizim onları hazmedip, hayata en doğru biçimde geçirebilmemizdir. NLP’nin bize sunduğu teknikleri en doğru şekliyle uygularsak hayatımızı istediğimiz  biçimde yaşarız.

 

DEMİRCİOĞLU: NLP’ yi bir moda ya da geçici bir heves olarak tanımlayanlar var. Bu konudaki görüşleriniz neler?
KELEŞ:  NLP insan hayatına önemli şeyler katar ve bunu bir moda olarak adlandırmak çok yanlış olur. Çünkü moda geçicidir. NLP’ yi bir moda olarak adlandırmak hem bu tekniklere, hem de NLP ile ilgilenen insanlara haksızlık olur.

 

DEMİRCİOĞLU:  NLP ile tanıştığınız güne hayatınızın dönüm noktası diyebilir misiniz?

KELEŞ:  NLP hayatıma çok şeyler kattı, ancak ben hayatımın NLP ile tanışmadan önceki devresinde de çok güzel şeyler yaşadım. Bu sebeple NLP’yi  öğrenmeye başladığım güne hayatımın dönüm noktasıdır diyemem. Ancak NLP benim hayatımın dönüm noktasıdır diyebilecek bir çok insan var. Geçmişini birazcık olsun zor geçirmiş insanlar NLP ile hayatlarının baştan aşağıya değiştiğini söylüyorlar.

 

DEMİRCİOĞLU: NLP farklı kitlelere farklı tekniklerle mi hitap eder yoksa her kitleye hitabı aynı şekilde midir?
KELEŞ:  NLP temelinde aynı olmakla birlikte tabi ki farklı sorunlara farklı teknikler sunarak yaklaşır. Buna örnek vermek istersek pazarlama işi yapmak isteyen kişilere dışa dönük teknikler sunarken, NLP ile zayıflamak isteyen insanlara içe dönük teknikler sunar.
 

DEMİRCİOĞLU: NLP farklı dallarda ihtisaslaşıyor mu?
KELEŞ:  NLP’nin ihtisaslaşma alanı insandır. Bu bir terapist olabilir, bir mühendis olabilir yada bir doktor olabilir. İnsanın olduğu her yerde NLP vardır. NLP, herkesin işine yarayan bir şeyler bulabileceği bir bilim dalı gibidir.

 

DEMİRCİOĞLU: NLP bir sanat mıdır yoksa bir bilim midir?
KELEŞ:  NLP ile uğraşanlar bu konuda bir ayrım yapmıyorlar . Beynin sol tarafı matematik, mantık, analiz, dil gibi konularla uğraşırken; sağ tarafı renkler, yaratıcılık, boyut, hayal gibi konularla ilgilenir. NLP uzmanları beynin her iki tarafını da dengeli olarak kullandırtmayı amaçladığından ; NLP, bilimin sanatla birleştiği yer olarak kabul edilir.  

 

DEMİRCİOĞLU: Size göre NLP’ nin Türkiye’de geldiği yer neresidir?
KELEŞ:  rkiye’de çok kısa süreli kurslarda insanlar NLP konusunda eğitiliyorlar. Bu kısa süreli kurslar sonunda da bir tek sertifika ile kendini uzman sayıp, kurs vermeye çalışan kişiler çıkıyor. Halbuki uzmanlık bu kadar kolay bir iş değildir. Örneğin ben aldığım eğitimlerin yanı sıra NLP ve başka konular hakkında 700 tane kitap okudum ve bu bilgiler artık benden taşmaya başladığı zaman insanlara bir şeyler anlatmaya başladım. Türkiye’de NLP konusunda kendini yetiştirebilmiş sayılı insan vardır. Şayet benim fikrimi soracak olursanız, Türkiye’de NLP ile ilgili  söz söylemeye 10 kişinin hakkı vardır diyebilirim.

 

DEMİRCİOĞLU: Peki bu durumda sizce NLP’ nin geleceği karamsar mı?
KELEŞ:  Öncelikle bir şeyin gelişmesinde kalite önemlidir, kantite (sayı) değil. Bu  nedenle NLP’ yi ciddiye alıp, kantiteden ziyade kalitesini düşürmemeye çalışırsak, NLP’ yi hak ettiği yerde görebiliriz.

 

DEMİRCİOĞLU: Kabak ile kavağın bir hikayesi var. Bir kavak ağacının dibinde bir kabak filizi boy vermiş. Mevsim ilk baharmış. Güneş açmış, yağmur yağmış, kabak filizi büyüdükçe büyümüş ve neredeyse kavak ağacı ile aynı boya gelmiş. Bir gün dayanamamış: “Ağaç sen bu boya kaç ayda geldin” diye sormuş. ”On yılda” demiş ağaç. Sırıtarak ağaca “Ben senin boyuna bak iki ayda geldim“ demiş. Ağaç hiç karşılık vermemiş, sonbahar gelmiş, havalar soğumuş, kabak yavaş yavaş yapraklarını dökmeye, üşümeye başlamış ve gövdesinin yavaş yavaş aşağı doğru indiğini görünce korkuyla sormuş ağaca ”Ağaç bana neler oluyor?”. “Ölüyorsun”demiş ağaç. “Peki neden” diye korkuyla sormuş kabak. “Çünkü benim on yılda geldiğim yere sen iki ayda geldin” demiş. Bu hikayeden de yola çıkarak uzman olmak isteyen bir kişinin kabak değil kavak olması için neler yapması gerekir?
KELEŞ:  Kavak ağacı olmak istiyorsak, kavak kadar emek vermelisiniz, zaman ayırmalısınız. Hangi konuda olursa olsun ne kadar emek verirseniz o kadar sonuç alırsınız. Kimse size gelip NLP’ yi enjekte edemez. NLP’ yi öğrenmek sizin çabanıza bağlıdır. Kısa süreli kurslar sizi uzman yapamaz sadece sizi geliştirir, hayatınızı kolaylaştırır. Eğitimci olmak için alınacak eğitim, bireysel olarak kendinizi geliştirmekten çok daha farklıdır. Eğitimci olmak ciddi bir çabayı ve altyapıyı gerektirir. Eğitimcilik uzun soluklu bir iştir. Yani Kavak olmak gerçekten hiç ama hiç kolay değildir.

 

DEMİRCİOĞLU: NLP uzmanları ile farklı alanlarda uzman kişiler arasında bir çatışma var mıdır?
KELEŞ:  Evet, NLP uzmanlarıyla en çok psikologlar çatışır. Bunun sebebine gelince, dünya üzerinde yaklaşık 6 milyar insan var ve tüm insanlar eşsiz bir nüsha olarak yaratılmıştır. Yani sizinle aynı özelliklere sahip olarak yaratılmış bir kişi daha yok, bu dünyaya gelmedi ve gelmeyecek de. NLP her insanın kendisine özel bir yaklaşım sunarken, psikologlar bu insanları şizofren, panik atak, paranoyak vs. gibi gruplara ayırıyorlar ve 6 milyar insanı 300-500 şablonun içerisine sokuyorlar. Bu noktada NLP uzmanlarıyla psikologlar arasında bir çatışma çıkıyor. Mesela bir psikologa gittiğinizi düşünün. Örf, adet, toplum baskısı, yetiştiriliş biçiminiz  gibi sebeplerden dolayı sorununuzu karşınızda ki uzmana bütün netliğiyle anlatma gibi bir şansınız yok. Hadi, anlattınız diyelim. İnsanların algılama sistemleri birbirinden farklı olduğu için karşınızda ki psikolog sizin anlatmak istediğiniz şeyleri kendi algı sistemi doğrultusunda kavrayacaktır. Her insanda olduğu gibi her psikologun da algılama sistemi birbirinden farklıdır. Bir psikologun sizin durumunuzla ilgili önemli gördüğü noktaları, başka bir psikolog farklı algılayabilir. Bu yüzden NLP’nin mantığında, - dünyada var olan bütün insanlar için ayrı ayrı şablonlar olması gerektiği - vardır. İnsanın kendisini kendisinden daha iyi tanıyacak birisi olmadığı gerçeğinden hareketle, en iyi psikologu da yine kendisi olabilir. Psikoloji eğitimi alanların mutlaka NLP donanımına da sahip olmaları gerekir diye düşünüyorum. Bu disiplinler birbirlerinin rakibi değil, birbirlerinin tamamlayıcısı olmalıdırlar.

 

DEMİRCİOĞLU: NLP 1970’ler de ortaya çıktı ve 40. yılına girdi. NLP’nin gidişatı hakkında ve NLP hakkında son sözleriniz nelerdir ?
KELEŞ:
 Bu işin talepkarları iyiyi kötüden, doğruyu yanlıştan, kaliteliyi kalitesizden ayıracak bir ölçüye sahip oldukları sürece, kaliteyi yakalarlar ve kalite gelince de başarı kaçınılmazdır. Zaten iyinin hiç sonu yoktur. O nedenle NLP’ninde sonu ve ‘işte oldumu’ yoktur. Her gün üzerine yeni teknikler, yeni bilgiler ve eklenmelidir. Çünkü NLP de malzeme insandır, amaç da insanın mutlu yaşamasını sağlamaktır.