YAYIN DÜNYAMIZDAN  > Alfred Nobel ve Vasiyeti
                                         >
Orhan Pamuk ve Nobel.
                            
            > Üniversitemiz Yayınları.
                                         >
Kitap Tanıtımı.
                                         > Ankara İle İlgili Kitaplar.

                                         >
25.Tüyap Kitap Fuarı  


Alfred Nobel Kimdir ?

Bugün kendi adıyla verilen Nobel Ödülleri ile tanınan Alfred Nobel, 1 Ekim 1833’te iflas etmiş bir iş insanının oğlu olarak dünyaya gelDİ. Alfred Nobel’in babası, eğitimi olmayan kendi kendini yetiştirmiş mucit bir kimyacıydı. Bu mucit babanın yaşamı borçlanmalar ve iflaslarla geçti. Gırtlağına kadar dayanmış borçlardan nasıl kurtulacağını düşündüğü sırada karlı bir iş olanağı çıktı ve St. Petersburg’a gitti. 1937’de Alfred henüz 4 yaşında bir çocukken babası Immanuel Nobel, Saint Petesburg’a taşınır ve burada bir mayın fabrikası kurar. St. Petesburg’da kurduğu ilk atölyeyi gene batırıp iflas eder. Ailesini ancak beş yıl sonra yanına alabilir  Alfred Nobel, zayıf bünyeli bir çocuk olduğu için okula gidemez ve evde özel dersler almaya başlar ve en çok kimyada başarı gösterir. 

Bu esnada babası, daha büyük bir atölye kurar ve sualtı mayını yapmayı başarır. Bu ürünü Rus Deniz Kuvvetleri’ne bol miktarda satar. 1853-1856 yılları arasında Kırım Savaşı sırasında sattığı mayınlarla atölyesini büyütüp fabrikaya dönüştürür. Ancak savaştan sonra mayın satışı kesildiğinden Immanuel Nobel bir kez daha iflasla yüz yüze gelir ve eşini de alarak Stockholm’e geri döner.

Rusya’da fizik- kimya eğitimi gören Alfred Nobel, daha sonra Stockholm’e döner ve kimya çalışmalarını babasının laboratuvarında yürütür. Nitrogliserini geliştirerek 1864’te patlayıcı üretimine başlar. 1866’da dinamitin patentini alır.   Dinamitin bulunmasıyla endüstriyel ve teknik alandaki atılımlar hız kazanır. Bu hız Alfred Nobel’e büyük gelir olanağı sağlar. Dinamiti bulduktan sonra boş durmayan Alfred Nobel; Stockholm, Hamburg, Ardeer, Paris, Karlskoga ve San Remo’da laboratuvarlar kurar. Sadece patlayıcıyla kalmayıp; latik teknolojisini, suni deri gibi sentetik maddeleri de geliştirir. Öldüğü zaman 355 patentin sahibidir. Yirmi ülkede 90 fabrika kurmuştur. Mucitliğini başarılı ve dinamik iş insanlığıyla pekiştiren Alfred Nobel, dünya ekonomisinde halen önemli rol oynayan şirketler kurmuştur. İngiltere’de “İmpericel Chemical Ind” (ICI), Almanya’da “Dynamit Nobel”, Fransa’da “Societé Centrale de Dynamite”, Norveç’te “Dyne Industrier” o dönemde kurulan şirketlerden Bazılarıdır. Yaşamının son yıllarında Bofors’u satın almıştır.

Dinamiti bularak çığır açan, bıraktığı vasiyetname ile uzun vadeli düşünen biri olduğu belli olan Alfred Nobel gerçekten kimdir peki? Pek çok kimsenin ruhsuz ve gaddar olarak tanımladığı Alfred Nobel’in bir dahi olduğunu herkes kabul ediyor. İsveççe, Rusça, Almanca, İngilizce ve Fransızca’yı mükemmel konuşuyor, okuyor ve yazabiliyordu. Toplumu etki altına alabilecek bir gücü olduğu söyleniyormuş, ama o topluluk içine girmekten hiç hoşlanmazmış.

Yaşamını kuvvetli bir patlayıcı bulmaya adamış olan Nobel, bulacağı maddenin insanları öldürmek için değil, ekonomik kalkınma için kullanılması gerektiğini düşünmekteydi. Üstelik Avrupa’da gelişmekte olan barış hareketine derin bir ilgi duymaktaydı. Hem tahrip edici bir patlayıcı bulmaya çalışmak, hem de barış hareketlerine ilgi duymak... Birçok kişiye göre, ki bunların arasında Albert Einstein da vardır, Alfred Nobel, dinamitin icadı sırasında yaşanan patlamada ölen kardeşinin vicdan azabı yüzünden, tüm servetini insanlığa hizmet edenlerin ödüllendirilmesi amacıyla harcanması için bağışlamıştır. Ancak Nobel, dinamit konusunda başından beri yapılmakta olan eleştirileri hiçbir zaman kabul etmemiştir.

Kimilerine göre Alfred Nobel’in hayatını, 1888 yılında bir gazetede yayımlanan yanlış bir haber değiştirdi. Alfred Nobel, 1888 yılında gazetede kendi ölüm haberini okudu. Başlık “Ölüm Taciri Öldü” olarak atılmıştı. Haber ajanslarına ulaşan haber, Alfred Nobel’in ağabeyi olan Ludwig Nobel’in ölüm haberiydi. Ancak bu yanlış anlama Alfred Nobel’in hayatını değiştirmeye yetecek bir olayla sonuçlanmıştı. O gelecekte bir “ölüm taciri” olarak anılacaktı. Barış için çaba gösterirken, silah tacirliğinden para kazanıyordu ve bu bir gün insanların onun ölüm haberini “Ölüm Taciri Öldü” başlığı altında okumalarına sebep olacaktı. Yaşamı boyunca “gaddar ya da ruhsuz” olarak nitelendirilen Alfred Nobel, ölümünden sonra tüm servetini ödüllere bıraktığı için “deli” yakıştırmasına belki de bu olayların sonucunda maruz kaldı. Vasiyetin açıklanmasından sonra, İsveç Kralı, İsveç Bilimler Akademisi ve tıp ödülü hakkında karar veren Karolinska Enstitüsü bu olaya tepki gösterdi. Kral vasiyeti yargı yoluyla bozdurmak için Nobel’in yeğeni Emanuel’i Rusya’dan çağırdı. Ancak Emanuel, amcasının vasiyetini beğendiğini söyleyerek Kralı dinlemedi ve Nobel Ödülleri’nin önünü açmış oldu.

Nobel’in bırakmış olduğu büyük miras 103 yıldır dünyaya somut katkısı olan insanlara dağıtılmakta.

Alfred Nobel'in Vasiyeti

"Ardımdan bıraktığım gayrimenkulumun ve servetimin tamamı, aşağıdaki şekilde dağıtılacaktır. Kapital, emniyetli bir şekilde Fon'da toplanmalıdır. Bu fon'un geliri her yıl Insanlığa en büyük hizmeti yapan kişilere dağıtılmalıdır. Bu gelir beş ana bölüme ayrılmalı ve aşağıdaki şekilde dağıtılmalıdır. Bir kısım fizik sahasında en büyük keşfi yapan kişiye verilmelidir. Bir kısım kimya sahasında en büyük keşfi yapan kişiye verilmelidir. Bir kısmı fizyoloji ya da tıp alanında en büyük keşfi yapan kiþiye verilmelidir. Bir kısım edebiyat sahasında en büyük eseri yazan kişiye verilmelidir. Bir kısım Milletlerarası barış ve kardeşlik için en büyük çalışmayı yapan kişiye verilmelidir. Fizik ve kimya konusundaki keşifler, Isveç ilim konseyince değerlendirilmelidir. Tıp konusundaki çalışmalar Stockholm'deki Caroline Enstitüsü tarafından değerlendirilmelidir. Edebiyat ve barış konusundaki mükafatlar Norveç Parlementosu tarafından seçilen beþ kişilik bir heyet tarafından değerlendirilmelidir. En büyük ve kesin arzum mükafatlar adaylara dağıtılırken kesinlikle milliyet tefrika yapılmamasıdır. En mühimi, mükafatı alacak şahıs bir Iskandinavyalı da olabilir, olmayabilir de.

Paris, Kasım 27, 1895
Alfred Bernard Nobel

KAYNAK:
Işın, G. (2003). Savaş - barış ve Alfred Nobel. PiVOLKA, 2(10), 9-12.