Ankara Özel > Yaşadığımız Kent
                           > Ankara'nın Başkent oluşunun 83 yılı

 

YAŞADIĞIMIZ KENT ANKARA

Yaşadığımız kentin özelliklerine, serüvenine, değişimine, tarihine yabancıyız. Alışveriş ettiğimiz mekanlarda, yürüdüğümüz caddelerde, yaşadığımız semtlerde yaşadığımız kentin içinde, bir uyurgezer gibi dolaşıyoruz

Günümüzde, Ankara’lıların  yaşamı zor. Günlük koşuşturmalar içinde geçen zorlu bir yaşam söz konusu. Ama sevindirici olan bir şey var Ankara’da...  Akşam metroya bindiğiniz zaman, kitap okuyanların sayısı çok fazla. Neler okunuyor diye baktığımızda, günümüzün en çok satılan kitaplar listesindeki kitaplar; Latife Hanım, Yüzyılın Aşkları, Kırmızı Bisiklet, Baba ve Piç, Son İmparatorluk Osmanlı, bunun yanısıra Google'ın Büyülü Öyküsü, John Battelle, Çağdaş Eğitim Akımları, Haremin Son Günleri gibi kitapların okunduğunu izlemekteyim. Bir kütüphaneci olarak bu beni mutlu ediyor. .. 

Diğer yanda ise, lise öğrencilerinin yerlere oturarak gurup halinde test çözdüklerini gözlemliyorum. Bu da bana acı veriyor. Genel kültürden uzak, çevresinden uzaklaşmış, ezberci bir gençlik... Dolayısıyla sorgulayamayan, bildikleri arasında ilişki kuramayan, yaratıcılıktan uzak genç bir nesil..

Metroda çok genç bir başka gurup daha var. Anaokulundan dönen 2-7 yaş arası bir nesil... Onlar, o minik sevimli ve meraklı bakışlarıyla annelerine sordukları sorulara kulak misafiri olduğumda hayretler içinde kalıyorum. Merak ettikleri okadar çok şey var ki, “Bütün icatların altında bu soru sormak, ve merak etmek yatmıyor mu. ....Sonrasında bu merak niye bitiyor, çocuk niçin soru sormaz oluyor.. Aslında bu da bir araştırma konusu olabilir......”

Metroda bir çocuk annesini soruları içinde boğmuş, anne cevap vermeye çalışyor ama bazı soruların cevaplarını da bilemiyor. İşte sorularından birkaç tanesi.

--- Anne, burası neresi ?

---Yenimahalle oğlum

---Niçin “Yenimahalle” demişler

---- ?

---Anne, Ankara’da deniz yok ama neden “Denizciler Caddesi” deniyor?

----?

O küçücük çocukla annesi konuşurlarken kendi kendimi sorguladım. Gerçekten neden "Denizciler Caddesi" denmiş, niye bunu araştırmadım, suçlandım ve o minikten çok iyi bir ders aldığımı düşündüm.

 “Niçin, neden”  sorularından çok uzaklaştık, merak da etmiyoruz artık, robotlaştık. Günlük rutin işlerimizin dışında kentimize yabancıyız. Evet yabancıyız...  Yaşadığımız kentin özelliklerine, serüvenine, değişimine, tarihine yabancıyız. Alışveriş ettiğimiz mekanlarda, yürüdüğümüz caddelerde, yaşadığımız semtlerde yaşadığımız kentin içinde, bir uyurgezer gibi dolaşıyoruz.

Gerçekten, Ankara’da deniz yok ama, neden "Denizciler Caddesi" denmiş, neden "Hergele Meydanı" ?

Bu sorularımıza cevap aradığımızda ulaşacağımız bir kitap var. “Şeref Erdoğdu: Ankara’nın Tarihi Semt isimleri ve Öyküleri. Ankara: Kültür Bakanlığı Yayınları, 2002, 144 s. ”

Aşağıda o kitaptan aldığım bir bölümü sizlerle paylaşmak istedim. İşte, "Denizciler Caddesi" ve "Hergele Meydanı" ile ilgili bilgiler.

DENİZCİLER CADDESİ

 “Ankara’nın başkent olduğu yıllarda devlet dairelerine binalar veriliyor.....

Bu bina ve konak bulma hengamesinde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na da Ankara eşraf ve zenginlerinden Alişan Bey’in konağı münasip görülmüştü. Bu konak ki zamanın şairleri, saz aşıkları, din adamları, ulemasının misafir edildiği konak. Bugünkü Denizciler caddesinin sonunda inişte sağ tarafta kalan onbeş odalı ahşap bir konaktı. Deniz Kuvvetlerinin buraya yerleşmesinden bu caddede adeta bahriyeli asker ve subay kaynaşırdı. Bu yüzden bu caddenin adı Denizciler caddesi olarak anılır.

HERGELE MEYDANI

Ankara’nın en eski tarihi meydanlarından birisidir. Bir uçtan bir uca uzanan yemyeşil düzlük. Etrafı kavak ağaçları ile çevrilmiş, o yılların hipodromu diyebiliriz.Bu meydanın hududunu çizelim. Ulus’taki sanat okulunun köşesinden Ankara Gazi Lisesi’nden alın, halen Kültür Bakanlığı binasını içine alan, yukarıda Numune Hastanesine dayanan koca bir düzlük.

 

Bu düzlüğün özelliği Ata yadigarı cirit oyununun burada oynanması. Davul zurnaların  coşturucu havasında bu meydanda oynanırdı. Askere gidenler gene bu meydandan uğurlanırdı.

 

O yılların Ankara’sında ahırı olan kimseler inek beslerlerdi. Erkenden kalkıp sütü sağdı mı, ineğini önüne katar ver elini bu meydan, toplanan inekleri çoban (Kel Mevlut) sürüyü alır götürür boş olan Maltepe sırtlarında otlatır, akşam gene bu meydana sürüyü getirir, inek sahipleri ineğini alır evine dönerdi.

 

Anadolu’da özellikle Ankara’da at ve inek sürüsüne hergele denir. İşte Hergele meydanının öyküsü. Zamanla evler, binalar yapıldı. Alan daraldı. Bir değirmen yapıldı işlemedi. Bu binaya Ankara İtfaiyesi yerleşti adı oldu İtfaiye Meydanı, daha sonra Opera binası yapıldı. Opera Meydanı oldu.

Sayın Mustafa Şerif Onaran (Cumhuriyet Gazetesi Kitap Eki Sayı: 867 s.28) köşesinde şöyle diyor; 

“...Kentin kişiliğini yapan öyle özellikler var ki, içinde yaşasanız bile  onları göremezsiniz. Bir kenti anlatmak; yeni açılan yollarla, alanlarla, nice yapıların yaşadığı değişimle, çarşıların cıvıltısıyla, unutulmuş bir bahçede sevdiğiniz insanın anılarıyla birlikte olmak anlamına gelebilir...”

....”Kentlerin canlı bir varlık olduğunu, gecekondusundan köşküne dek bir evin içinde  yaşananların o yapıyla bütünleştiğini unutmayalım. Kapılar kapandığı zaman sevinçler de, üzgünlükler de gizli kalır. Tek tek insanların yaşantısıdır bir kentin dokusuna sinen....” 

Sayın Onaran bunları söyledikten sonra, “Ankara Kent Kitaplığı” oluşturma önerisinde bulunuyor ve şöyle devam ediyor; 

“...O zaman geçmişten günümüze, Ankara’nın belleğinde gizli kalmış nice gerçekler aydınlanacaktır, Ankara ile ilgili küçük bir ayrıntı belki de Türkiye’nin kurtuluşu anlamına gelecektir..” 

Ancak, bu proje, Üniversitemiz Mütevelli Heyet Başkanı Sayın İ. Yalçın Zaim tarafından yıllar önce hayata geçirilmiş ve halen kütüphanemiz tarafından da çalışmaları yapılmaktadır.    

Ekim ayının 13’ü Ankara’nın başkent oluşunun 83. yıldönümü. Bu günü kutlamaları çerçevesinde, Üniversitemizde de etkinlikler gerçekleştirildi. Sayın Prof. Dr. Anıl Çeçen, Ankara’nın başkent oluşu ile ilgili bir konferans verdi. Bu konferansın tam metnini “Ankara” sayfamızda okuyabilirsiniz.  kütüphanemiz Ankara kitapları konulu sergi açtı. Ayrıca Ankara konulu fotoğraf sergisi ve belgesel gösterim öğrencilere sunuldu.

Nilüfer Ünal