PSİKOLOJİ BÖLÜMÜ > 11. ULUSAL PSİKOLOJİ ÖĞRENCİLERİ KONGRESİ’ NDE!


ATILIM ÜNİVERSİTESİ PSİKOLOJİ BÖLÜMÜ ÖĞRENCİLERİ
11. ULUSAL PSİKOLOJİ ÖĞRENCİLERİ KONGRESİ’ NDE!


Yazan: Kübra ARLI
Düzenleyen: Öğr. Gör. Özlem GÜMÜŞ


Ege Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Psikoloji Ana Bilim Dalı Öğrencilerinin 5-8 Temmuz 2006 tarihleri arasında düzenlediği “Kurgudan Gerçeğe Korkularımız” konulu 11. Ulusal Psikoloji Öğrencileri Kongresi, Türkiye Üniversitelerindeki tüm psikoloji bölümü öğrencilerinin katılımıyla gerçekleşti.

Sempozyuma hazırlık aşamasında, Üniversitemiz Fen-Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü birinci ve ikinci sınıf öğrencileri olarak öğretim elemanlarımızın da yardımlarıyla araştırma grubu kuruldu. 7 kişilik bir araştırma grubundan oluşan bu gurupta iki ayrı araştırma konusu belirlendi ve gurup iki araştırma gurubuna ayrıldı. Gizem BAŞAR, Kübra ARLI, Pınar DALDİKLER, Buğra ÇİFTÇİ ve Canan ASİLTÜRK’ ten oluşan gurup;
 

“Üniversite Öğretim Elemanının Üniversite Öğrencisiyle İlişki Tarzının Öğrenci Değişkenleri Üzerindeki Etkisi” konusunu; Deniz ERTAŞ ve Elif CETE’ den oluşan gurup da, “Üniversite Öğretim Elemanının Üniversite Öğrencisiyle İlişki Tarzını Belirleyen Faktörler” olarak araştırma konularını belirlediler.

Araştırmalara, bu konuyla ilgili uygulanacak anketi oluşturmakla başlandı. Birinci grup Wubbels tarafından geliştirilen QTI (Questionnaire on Teacher Interaction)’ ı kullanmaya, ikinci grup ise Harkin tarafından geliştirilen CSQ (Communication Styles Questionnaire)’ yu kullanmaya karar verdi.

QTI; tamamı Atılım Üniversitesi öğrencisi olmak üzere 163’ü kadın, 201’ i erkek, toplam 364 kişi üzerinde; CSQ, ise yine tamamı Atılım Üniversitesi’ nde öğretim elemanı olmak üzere 34’ ü kadın, 25’ i erkek olmak üzere toplam 59 kişi üzerinde uygulandı. QTI, öğrencilere, okulun çeşitli yerlerinde bireysel olarak uygulandı. CSQ ise rektörlük makamından alınan izinle fakülte ve bölüm sekreterliklerince öğretim elemanlarına iletildi.

Daha sonra verileri analiz edebilmek için Öğretim görevlimiz Özlem Gümüş’ ün yardımıyla SPSS (Statistical Package for Social Scientists) programının kullanılması konusunda eğitim alındı ve derslerden arta kalan zamanlarda da verilerin SPSS’ e girilmesine başlandı.

Asıl çalışma ise bundan sonra başlıyordu…

Finallerin bitiminden sonra araştırmanın diğer bölümlerini oluşturabilmek için literatür taraması ve verilerin analizine hız verildi ve araştırmanın özeti oluşturulup kongre düzenleme kuruluna gönderildi. Gelen cevap olumluydu. Cevaptan sonra kısa bir süre içerisinde araştırmaya son hali verilip İzmir’ e hareket edildi.

Araştırmanın her bir bölümü, bir ilki yaşamanın verdiği büyük heyecanla öğrenciler tarafından teker teker başarıyla sunuldu. Böylece, Ege Üniversitesi’ nde, 06 Temmuz 2006 günü saat 15.30 da başlayan sunum başarıyla tamamlanmış oldu. Daha sonra çeşitli üniversitelerden gelen diğer öğrencilerle sunumlarına katılarak yeni bilgiler edinildi. Bunun yanında çalışmalar sırasında kurulan sıcak arkadaşlıkları daha da pekiştirmek ve İzmir’ i tanımak için yapılan küçük gezintilerden sonra büyük bir mutluluk ve üniversiteyi başarıyla temsil etmenin verdiği gururla Ankara’ ya dönüldü.

Araştırmanın belli başlı bulgularından kısaca söz edecek olursak:

“Üniversite Öğretim Elemanının Üniversite Öğrencisiyle İlişki Tarzının Öğrenci Değişkenleri Üzerindeki Etkisi” konulu araştırmanın bulguları:


Bulgular cinsiyet, yaş ve bölüm olmak üzere alt başlıklara ayrılmıştır.


Cinsiyet:
Kız öğrenciler öğretim elemanlarını; lider ve daha anlayışlı; erkek öğrenciler; daha memnuniyetsiz, daha kararsız ve daha zıt olarak değerlendirmektedir.

Yaş:
Öğrencinin yaşı arttıkça, öğrenci öğretim elemanını daha memnuniyetsiz ve daha cezalandırıcı olarak değerlendirmektedir.

Bölüm:
İşletme öğrencileri öğretim elemanlarını, mühendislik öğrencilerine göre daha katı ve psikoloji öğrencilerine göre daha memnuniyetsiz; psikoloji öğrencileri ise öğretim elemanlarını, mühendislik öğrencilerine göre daha anlayışlı olarak değerlendirmektedir.

“Üniversite Öğretim Elemanının Üniversite Öğrencisiyle İlişki Tarzını Belirleyen Faktörler” konulu araştırmanın bulguları:

Bulgular cinsiyet, yaş, uzmanlık alanı ve deneyim olmak üzere alt başlıklara ayrılmıştır.

Cinsiyet:
Kadın öğretim elemanları erkek öğretim elemanlarından daha yüksek standartlara sahip ve öğrencileriyle iletişimlerinde daha sıcaktırlar. Erkek öğretim elemanları ise daha yumuşak, öğrencileriyle iletişimlerinde daha az sıcak ve daha kararsız olmak eğilimindedirler .

Yaş:
35 yaştan küçük olan öğretim elemanlarının 35-45 yaşları arasında olanlardan daha yumuşak oldukları tespit edilmiştir. Diğer yandan, yaşı 45 ve üzeri olanlar, 35-45 yaşları arasındaki olanlardan öğrencileriyle ilişkilerinde daha yumuşaktır. Öğrenciyi kontrol edebilme boyutu açısından da 35 yaşın altındakilerin 35-45 yaş arasındakilere göre öğrencileri daha az kontrol edebildikleri bulunmuştur .

Uzmanlık Alanı:
Mühendislik alanındaki öğretim elemanlarının matematik bölümü öğretim elemanlarına göre standartları daha yüksektir. Matematik bölümü öğretim görevlilerinin İngilizce servis dersleri hocalarından daha yumuşak ve son olarak da İngilizce bölümü öğretim elemanlarının öğrenciye tanıdıkları özerklik matematik bölümü öğretim elemanlarından daha yüksektir .

Deneyim:
20 yıldan çok deneyime sahip öğretim elemanları, 10-19 yıl deneyime sahip olanlardan daha yumuşak; bir diğer bulguya göre ise 10 yıldan az deneyime sahip öğretim elemanlarının öğrenci üzerindeki kontrolü 10-19 yıl deneyimli olanlardan daha az olarak bulunmuştur.