YanSIMALAR > Kütüphanecilikten.
                        >
Üniversitelerimizden
                        >
Şehrimizden.


Google dijital kitap projesini genişletti*

Google'dan Kütüphaneciler için tartışma listesi

Kitap tanıtımında 'canlı’ devrim! Tezgáhtarlıktan kütüphaneciliğe

Google dijital kitap projesini genişletti*

*Kaynak:
http://www.milliyet.com.tr/2006/08/10/son/sonyas04.asp
 

Google arama motoru, California Üniversitesiyle anlaşma yaptığını ve üniversite kütüphanesini internet ortamına aktaracağını açıkladı.

Dünyanın önde gelen kütüphaneleri arasında gösterilen California Üniversitesi kütüphanesinin sanal ortama taşınması, yeryüzündeki bütün basılı kitapları internette yayımlamayı tasarlayan Google'ın bu iddialı ve tartışmalı projesi doğrultusunda atılmış adım oldu.
California Üniversitesi yetkililerine göre, 10 kampüsteki 100'den fazla kütüphanede dünyanın en geniş akademik çalışma ve araştırma arşivi bulunuyor.

Google tarafından yayımlanan açıklamada, "bundan böyle ister öğrenci, ister profesör olsun, herhangi bir kimsenin California'dan binlerce kilometre uzakta, dünyanın en ücra köşesinde bile olsa, internette bir tıklamayla üniversite kütüphanesine girebileceği" belirtildi.

Google'a göre, kütüphane sanal ortama taşındığında telif hakkı da gözetilecek ve internet kullanıcılarına bazı kısıtlamalar getirilecek.

Harvard ve Stanford üniversiteleriyle Amerikan Kongresi kütüphanesi de Google'la daha önce benzer anlaşmalar yapmıştı.

400 kadar Fransız yayınevini bünyesinde barındıran Ulusal Yayıncılar Birliği, Google'ın bu projesine itiraz ediyor ve telif hakları yüzünden şirketi mahkemeye vermekle tehdit ediyor.

[Başa dön]

Google'dan Kütüphaneciler için tartışma listesi

google'ın başlattığı yeni bir hizmet olan kütüphaneciler mektup arşivi şu an da bulunan en büyük kütüphaneciler tartışma platformu olmaya aday.

http://www.google.com/librariancenter/librarian_newsletter.html 

[Başa dön]

Google, internette tarih yazıyor

İnternetin en büyük arama motoru Google, Google Haber Arşivi adıyla son 200 yıllık haberleri internete koydu. Arşivdeki en eski haber 1700'lere dayanıyor. Aralarında The New York Times, The Wall Street Journal, The Washington Post, The Guardian ve Time gibi İngilizce basın devlerinin haber arşivleri artık internette. Google, ABD'nin önde gelen gazeteleriyle ortaklaşa olarak eski haberleri internet üzerinden kamuya açıyor. Akademik veritabanları LexisNexis, Factiva ve HighBeam de Google'a destek verdi ve bazı bölümlerini arama motoruna açtı.

Haberin devamı:
http://www.ntvmsnbc.com/news/384264.asp

Kitap tanıtımında 'canlı’ devrim! Kitap tanıtımında 'canlı’ devrim!
 

 

 


25 Ağustos 2006 Cuma Milliyet

 


Beyoğlu’ndaki İstiklal Kitabevi, kitap satışlarını desteklemek için yeni bir uygulama başlattı. Tiyatrocu Yeliz Demir, kitabevinin vitrinindeki sallanan sandalyesine oturup çevreye aldırmaksızın kitap okuyor...

Yasemin Bay


Her gün binlerce insanın gelip geçtiği İstiklal Caddesi’nde allı pullu onlarca vitrin içinden biri dikkat çekiyor... İstiklal Kitabevi. Girişi küçük bir okuma odasına çevrilmiş. Üzerinde bir sürü kitabın olduğu ufak bir masa, arkada “Kitap Okuyorum” yazılı afiş ve sandalye. Az sonra bir kadın geliyor, sandalyeye oturuyor ve başlıyor kitabını okumaya. Yoldan gelip geçenlere, meraklı gözlere aldırış etmeden... Bu her gün 18.30 - 22.30 saatleri arasında tekrarlanıyor...
Tiyatro oyuncusu Yeliz Demir, İstiklal Kitabevi’nin vitrininde kitap okumaya başlayalı henüz 3 gün oldu. Kitabevinin sahibi Medet Daş, kitap satışlarını artırabilmek ve insanları kitap okumaya teşvik etmek için böyle bir çalışma yapmaya karar verdiklerini söylüyor:
“Satışlarımızı nasıl artırabiliriz, insanları kitap okumaya nasıl özendirebiliriz diye sürekli düşünüyoruz zaten. Önceden haftada bir ya da iki gün imza günleri, söyleşiler yapıyorduk. Ama bence bunların miadı doldu artık. İnsanların çok fazla ilgisini çekmemeye başladı. Biz de farklı ne yapabiliriz diye düşünürken bu uygulama geldi aklımıza.”

Reklamcılar fikri beğendi

Daş, projeyi uygulamaya koymadan önce yayınevleriyle ve reklamcılarla görüştüğünü, fikir alışverişinde bulunduğunu belirtiyor. Yayınevlerinden olumlu ve olumsuz birçok tepki almış. Fakat özellikle reklamcılar bu fikri çok beğenmiş. Her işin ticari bir boyutu olduğuna dikkat çeken Daş, “Ama bizim öncelikli amacımız insanları kitaplarla biraz daha yakınlaştırmak. Kitap okumayı unutmuş insanlara onu yeniden hatırlatmak” diyor.
Daş, projeyi uygulamaya karar verdiklerinde tiyatro ve sinema eğitimi almış pek çok kişiye canlı mankenlik teklifi sunduklarını ama birçoğunun çeşitli nedenlerle bunu kabul etmediğini söylüyor.
Teklifi kabul eden Demir ise bu çalışmanın çok doğru bir uygulama olduğu görüşünde. Demir, mankenliği kabul etmesinin nedenini şöyle açıklıyor:
“Tiyatro oyuncusuyum. Biz oyuncuların tiyatrodan para kazanma olasılıkları çok düşük. Çeşitli işler yapmak zorundayız. Bu da onlardan birisi ve çok keyif alıyorum.”
Yaptığı iş karşılığı asgari ücretin üzerinde bir para alan Demir, vitrinde kitap okumanın hiç de zor olmadığı görüşünde. “Geçmişten antrenmanlıyım” diyor ve ekliyor: “4 çocuklu bir ailede büyüdüm. Kalabalık ailelerde kitap okuma mücadelesi vermenin ne demek olduğunu biliyorum. O nedenle şimdi hiçbir şeyden etkilenmeden kitabımı okuyabiliyorum.”
Bir ay sürecek uygulama henüz çok yeni olduğu için kitap satışları üzerindeki etkisi hakkında bir tespitte bulunmak zor. Ama görünen o ki, Demir kitabını okurken kitabevi ve vitrin önü daha kalabalık...

Okurun tepkisi: 'Bu canlıymış!’

Kitabevinin sahibi Medet Daş, herhangi bir yayınevinin reklamını yapmamak adına Demir’i kitap seçiminde özgür bırakıyor. Demir, kitap okurken kimseyle konuşmuyor, gülmüyor, konsantrasyonunu bozmuyor. Sadece cep telefonundan aranırsa cevap veriyor. Birçok tepkiyle karşılaştığını anlatıyor:
“İnsanlar ne okuduğumu merak edip kitabın adını görmeye çalışıyor, vitrin camını tıklatıyor, benimle konuşmaya uğraşıyor. Önceki gün bir adam girdi içeriye. Girerken beni ya fark etmedi ya da cansız manken olduğumu düşündü sanırım. Tam dışarıya çıkarken kitabın sayfasını çevirdim. O kadar korktu ki! 'Bu canlıymış!’ deyip kendini dışarı attı.”
 

[Başa dön]

Tezgáhtarlıktan kütüphaneciliğe
 


DOĞAN HIZLAN, 17 Temmuz 2006 Hürriyet


D&R Genel Müdürü Kürşat Demircioğlu ile yapılan söyleşinin başlığı dikkatimi çekti:
Üniversiteli kitapçılar aranıyor (Burcu Özçelik, Hürriyet İK, Pazar, 16 Temmuz 2006).
Kitapçıdaki satış elemanının niteliği üzerine Ertuğul Özkök’le konuşurken, bir yazısından ve bu yazı üzerine ona Vitali Hakko’nun söylediklerinden söz etti.

Özkök, Beymen’den alışveriş yaparken, bugünkü deyişle satış elemanından, eski deyişle de tezgáhtardan söz etmiş. Onu nasıl daha çok eşya almak için bilgilendirerek ikna ettiğini, böylece alış arzusu uyandırdığını yazmış.
Aynı gün Vitali Hakko onu aramış, bakın ne demiş...
"Satıcılık artık tezgáhtarlık olmaktan çıktı. Başka bir nitelik kazandı."
Gerçekten de satıcının alıcıyı ikna etmesi, bilgilendirmesi bugünün satıcısının temel özelliklerinden biri.
Tüketici ile psikolojik ilişki kurması gerekiyor.
Onu bilgilendirmesi şart. Hele bu kitapçılıkta birinci sırayı alıyor.
Alıcıya kitap okumayı sevdirmeyi de bu maddeler içine koyunca, kitap satış elemanının bir kütüphaneci olma özelliği ortaya çıkıyor.
Kitap satıcısı için gerekli özellikler CD satıcısı için de geçerli.

KİTAPLARI OKUYARAK OKURA SATAN KİTAPÇI

Kürşat Demircioğlu’nun yeni alınan D&R elemanları için düzenledikleri kursların önemine katılıyorum:
"Kitapları okuyarak konular hakkında bilgi sahibi olabiliyor. Biz destekliyoruz okumalarını. Hatta yeni çıkan kitapları okuyup değerlendirmelerini istiyoruz."
Bilgisayar çağında kitaplar hakkında bilgi vermek, onun niteliğini öğrenmek için bir tuşa basmak káfi. Bu da kitap satıcısının ön bilgi edinmesini kolaylaştırıyor.
Ancak yüz yüze insan ilişkisinin yerini hiçbir alet alamaz.
Geçmişteki kitapçılar, istediğiniz kitabı bulamadığınız takdirde size nerede bulabileceğinizi, tükenip tükenmediğini, ne zaman basılacağını bile söylerlerdi.
Eğer bir öğrenci gelip de ödevi için kitap istese, bir kütüphaneci gibi onları aydınlatırlardı.

Bugünün kitapçısı internetten yararlanabilir, çeşitli sitelerden kitaplar üzerine bilgi edinir, onları da okurlarına aktarır. İnanıyorum ki o zaman birçok okur aynı mağazaya gelir.
Kitap satıcısının iyi bir okur olması, mesleğinde yükselme hızını artırır. Çünkü kitap herhangi bir madde, mal değildir.
* * *
HİÇBİR meslek artık sıradan bir iş değil. Uzmanlık, bilgi, deneyim istiyor

[Başa dön]