Kitap TANITIMI > Ankara İle İlgili Kitaplar.
                             > Yayın Dünyamızdan.
                             > Üniversitemiz Yayınları.

 

ANKARA İLE İLGİLİ KİTAPLARI

 

"Yaban"lar Ve Yerliler Başkent Olma Sürecinde Ankara/ L. Funda Şenol Cantek.İstanbul: İletişim, 2003. Dizi Memleket Kitapları 373 p.

Fiyat: 12.500.000 TL
ISBN 9750501861

Ankara’nın, Cumhuriyet Türkiyesi’nin başkenti olarak yeniden kuruluşu, tutkularla ve sancılarla yüklü bir süreçti. Yeni Türk ulusunun inşasının söylemsel modeli ve bir nevi sergi mekânı idi, Ankara. Halkı vatandaşa dönüştürme projesinin, Batılılaşma, modernleşme, medenileşme ülkülerinin sosyal şantiyesi idi…
Bu kitap, “bozkır kasabasından başkent yaratma” mitolojisinin ulus-devlet kuruluşundaki işlevine ilişkin bir kuramsal analiz çerçevesinde, bu mitolojinin berisindeki çelişkileri, sosyo-psikolojik çalkantıları irdeliyor.
Ulusun “Babası” olarak Mustafa Kemal’in şehirde bir disiplin fantazisi yaratan varlığı ve insanların kendilerini O’nun sürekli gözetimi altında algıladıkları bir şehir hayatı… Ankara’yı, İstanbul’la zıtlık içinde tahayyül etmenin moral karmaşaları… Medenileşme arzusu ile aydın despotizminin yol açtığı tepkiler arasındaki gerilim… Ankara’nın eski halkını “yabani taşralılar” olarak gören “yeni/zoraki Ankaralılar” – onları “yaban dışarlıklılar” olarak gören yerliler…
L. Funda Şenol Cantek, edebiyatımızdaki “Ankara” imgeleri ve dönemin basını yanında, eski Ankaralıların bu “modernleşme” tecrübesine ilişkin hatırlamalarına başvurarak, son derece canlı bir tasvir koyuyor ortaya.

Yazar:

L. Funda Şenol Cantek

 


Adı Ankara/Yakup Kadri Karaosmanoğlu ; Editör Bahriye Çeri.İstanbul: İletişim, 2004. Dizi Yakup Kadri Bütün Eserleri 10.252 p.

Fiyat: 12.500.000 TL
ISBN: 9754701342

Millî Mücadele yıllarında hiçbir çıkar gözetmeksizin yurtları için çalışan bazı subayların ve politikacıların zaferden sonra “sermaye çevreleriyle ilişkileri” ya da “arsa spekülasyonu”, “taahhüt işi” gibi girişimlerle zenginleşmeleri, “inkılap”a boşvermeleri. Romanın kadın kahramanı Selma’nın yaşamı izlenerek Millî Mücadele inancının ateşli dönemleri ve sonrası anlatılıyor.

Yazar:

Yakup Kadri Karaosmanoğlu


 Ankara, Mon Amour!/Şükran Yiğit; Editör Can Cankoçak, Murat Gültekingil . İstanbul : İletişim, 2003. Dizi Çağdaş Türkçe Edebiyat 121. 167 p.

Fiyat: 7.200.000 TL
ISBN: 9750501152
 

Ankara, Mon Amour! /
üst üste asılınca ertesi gün daha iyi ısıtan paltoların /
cepli basma elbiselerin /
dualarla ekilen simit ağaçlarının /
üç tam bir paso’nun /
troleybüs hızında giden bir hayatın /
Zümrüt Pastanesi’nin ve Alemdar Sineması’nın /
sabahtan öğlene bir yağmurla değişiveren dünyaların /
ikindi sessizliklerinin /
“bir hatırası olmanın” /
“bir çay koyalımın” /
mavi ODTÜ otobüslerinin /
ciddiyetle Grundrisse okumaların /
Nisan Tezleri’nde aranan şiirin /
yirmi yaşında olmanın /
tiril tiril yeşil elbiseler giyen bir hayalin /
kaplumbağa soyunun /
en zor geçen o ilk altı ayın /
elinden kavuşanların sevinci,
ayrılanların hüznü alınan Ankara Garı’nın /
yani çocukluğun /
arkadaşlığın /
aşkın öyküsü... /
Bize vaat edilenler de bunlar değil miydi zaten?

 

Yazar:

Şükran Yiğit


 

Ankara´nın Kamusal Yüzleri. İstanbul : İletişim, 2002. Dizi: Memleket Kitapları 6. 246 p.

Fiyat:  9.800.000 TL
ISBN 9750500822
 

Ankara´nın Kamusal Yüzleri
Ankara´nın `başkent` kimliğini ve ondanöte Cumhuriyet´i, ulus-devleti simgeleyen üç meydanı: Kızılay-Ulus-Sıhhıye... 1950´lere dek, Cumhuriyet´in kamusal mekânları idi bu meydanlar... Sonra, gitgide, bir yandan trafik kavşağına dönüştürülerek depolitize edildiler, bir yandan da `öngörülmemiş`, ya da `istenmeyen` bir çoğulculuğa alan açtılar. Ve Ankara´nın, kalabalıklara evsahipliği yapan bir başka kamusal mekânı: Yüksel Caddesi yaya bölgesi... Kentsel gündelik hayatın asli bir unsuru olan, kamusal bir mekânda `yürüme` deneyimi için mecralar açan, bu `faaliyete` biçim veren bir alan... Kızılay, Ulus, Sıhhiye meydanlarını ve Yüksel yaya bölgesini `okuyarak`, kentin, kamusal alanın, politikanın anlamlarını çözümleyen yazılar yer alıyor elinizdeki kitapta. Ankara´nın ve genel olarak kentin çoğul kamusal kimlikleri üzerine, kentsel kimlik ve `kamusal bilinç` arasındaki gerilim üzerine kuramsal bir temele yaslanan yazılar... `Başkent`te gün be gün `katedilen` mekânların tarihi, değişimi, bugünü ve muhtelif çehrelerine ilişkin tasvirler sunan bir Ankara kitabı... Aynı zamanda, politik ve kuramsal bir inceleme: mekânın politakasına dair...

 


Mendile, Simite,Boyaya, Çöpe... Ankara Sokaklarında Çalışan Çocuklar/Betül Altıntaş ; editör Tanıl Bora. İstanbul : İletişim, 2003. Yayın No İletişim 901, Dizi Araştırma-İnceleme 146. 256 p.

Fiyat: 9.800.000 TL
ISBN:  9750501268
 

Sokaklarda çalışan çocuklar, son on yılda Türkiye’de kent hayatında gittikçe daha fazla görünür oldu. Güneydoğu’dan zorunlu kitlesel göçün bunda büyük etkisi var. Yerlerinden, varlıklarından koparılan, yeteneklerinin “işe yaramadığı” kentlerde tutunmaya çalışan yoksul ailelerin geçim yükünü çocuklar üstleniyor. Sokakta çalışmaya gidiyorlar. En ağır, en “pis” işlere giriyor, olmayan “iş”ler icat ediyorlar.
“Zannediyorlar biz hırsızlık yapıyoruz…”
“İnsanlar bizi anlamıyor. Bazıları bizi dilenci sanıyor. Bizi küçük görüyorlar, küfrediyorlar, bir şey diyemiyoruz, çekip gidiyoruz.”
Bu sözlerin sahipleri, 11 yaşındaki “Ayşe” ile 14 yaşındaki “Adnan”. Ayşe ile Adnan hırsızlık yapmıyorlar, dilenmiyorlar. Ayşe Ankara sokaklarında yara bandı satıyor, Adnan ayakkabı boyuyor. Böylece ailelerinin geçimine katkıda bulunuyorlar. Hatta “Ayşe”lerin, “Adnan”ların getirdiği paralar birçok durumda ailenin ana gelir kalemini oluşturuyor.
Betül Altuntaş, Ankara sokaklarında çalışan çocukların yaşam dünyasına eğiliyor. Onların, ailelerinden tamamen kopmuş olan “sokakta yaşayan çocuklar”dan farkına dikkat çekiyor. “Sokak çocukları” genellemesinin gözden kaçırdığı önemli ayrımlar, bunlar… Yazar, kâğıt mendil, çiçek, yara bandı satan, simitçilik yapan, ayakkabı boyayan, çöp toplayan dört grubun dinamiklerini, iç ilişkilerini, aile bağlarını, koşullarını da ayrı ayrı ele alıyor. Böylece, bu küçük “sokak emekçilerine” yekpâre bir kalabalık, bir “güruh” olarak bakıldığında farkedilmeyen özellikleri, ayrımları saptıyor. Kitapta sokakta çalışan çocukların bütün dünyadaki durumuna, konuya ilişkin yaklaşım biçimlerine, Türkiye’deki yasal ve kurumsal düzenlemelere ilişkin değerlendirmeler de yer alıyor.

Yazar:

Betül Altıntaş


Şehrin Zulası Ankara Kalesi/Akın Atauz...[ve bşkl.]. Stanbul : İletişim, 2004. Yayın No İletişim 999, Dizi Memleket Kitapları 8. 312 p.

Fiyat: 14.000.000 TL
ISBN: 9750502167
 

Tanpınar’ın söyleyişiyle, “bir iç kale, bütün ümitlerin kendisinde toplandığı son sığınak”tır. Ankara Kalesi, Ankara’da “şehir ruhu”nun kurtarılabileceği yerdir; şehrin zulasıdır…
Ankara Kalesi hakkında, tıpkı kalenin kendisi gibi dağınık, karmaşa içinde bir kitap, elinizdeki! Boy boy, çeşit çeşit yazılardan oluşuyor.
Güven Tunç ve Figen Özbay, kaderlerini kaleyle birlikte düşünen insanları, “Kalenin Bekçileri”ni anlattılar. Fotoğraflarla, imgelerle ve kendi kısacık sözleriyle…
Akın Atauz, kalenin -genellikle bilinenden çok daha uzun ve zengin olan- Ankara tarihi içindeki yerini ve gelişimini, iktisadî, sosyal ve etnografik boyutlarıyla, neredeyse başlıbaşına bir kitap ölçeğindeki makalesiyle ele alıyor.
Asuman Türkün ve Zuhal Ulusoy, Ankara’nın modernleşme süreci içinde şehrin Kale’yle ve Kale’nin şehirle ilişkisinin seyrini, Kale mekânının dönüşümünü inceliyorlar.
Necdet Teymur, Kale’yi “korumaya ve imar etmeye” dönük “projelendirme” çalışmalarına eleştirel yaklaşımını, bir “proje” formatında sunuyor.
Ve… Mithat Sancar ve Gürsel Korat, “kendi kalelerini”, Kale’yi nasıl bildiklerini, nasıl sevdiklerini anlatıyorlar…
 

Yazar:

Akın Atauz...[ve bşkl.]