ATILIM ÜNİVERSİTESİ
Kütüphane ve Dokümantasyon Müdürlüğü
Elektronik Bülteni

Sayı: Haziran/2006

KÜTÜPHANECİLİKTEN

 

Bilkent Üniversitesi Kütüphanesi Sanat Galerisi 27 Nisan - 21 Mayıs 2006 tarihleri arasında 22 suluboya sanatçısının "Bahar" konulu resim sergisine  ev sahipliği yapacaktır.  27 Nisan'da 18:00 - 20:00 saatleri arasında  açılış resepsiyonu yapılacak olan sergi her gün 11:00- 18:00 saatleri arasında  görülebilir


Ceza olarak 5 yıl klasikleri okuyacaklar

Erzurum’da bir mahkeme ‘darp’ fiilinden hakkında dava açılan 3 çocuktan ikisine 5 yıl boyunca Doğu ya da Batı klasiklerini okuma, 1 çocuğa da ildeki internet kafelere gitmeme yükümlülüğü getirdi. Öğrenciler klasiklerden her ay bir kitap bitirerek 10 sayfalık özetlerini mahkemeye sunacak. Karıştıkları darp olayı nedeniyle Erzurum 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yargılanan E.A., A.K. ve D.K.’nın 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 23. maddesi uyarınca 5 yıllık “denetimli serbestlik’’ tedbirine tabi tutulmalarına karar verildi. Daha önce de kasıtlı bir suça karışmadıkları için söz konusu madde uyarınca serbest bırakılan sanıklardan E.A., 5 yıl boyunca ildeki internet kafelere gidemeyecek. Denetimli serbestlik süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi ya da internet kafeye gitmesi durumunda E.A. hakkında yeni bir cezai işlem uygulanacak. Diğer sanıklar A.K. ve D.K. 5 yıl boyunca Doğu ya da Batı klasiklerinden okuyacakları kitaplardan 10 sayfalık özetler çıkararak, Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğü aracılığıyla 2. Asliye Ceza Mahkemesi’ne sunacak. Çocuklar, denetimli serbestlik süresinde istenilen şartları yerine getirmeleri durumunda dava resen ele alınıp düşmesine karar verilecek.


01-04-2006 Radikal Gazetesi

Kütüphaneler en kötü dönemini yaşıyor

 

Kütüphane uzmanlar, binaların da ferah ve cazip olması gerektiğini söylüyor. Internet odalari da, internet kafelere alternatif olabilir.

MAHMUT HAMSİCİ

İSTANBUL - Kütüphane Haftası 42. kez kutlandı. Ancak Türkiye'de bu kutlamaların hiçbir anlamı yok. Çünkü kütüphaneciliğin durumu günden güne kötüye gidiyor ve aslında kimse bir şey yapmıyor... Ciddi bir kültür politikası olmayan devletin haliyle ciddi bir kütüphanecilik politikası da yok. Görüştüğümüz uzmanların sıraladığı kütüphanecilikle ilgili sorunlar bir hayli fazla: Yeterli kaynak aktarılmaması, güncel kitap ve yayınların alınmaması, binaların modernize edilmemesi, kütüphanecilerin azlığı, toplumun bu konuda özendirilmemesi...

Görüşlerine başvurduğumuz Hacettepe Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Bülent Yılmaz, Türk Kütüphaneciler Derneği Başkanı Ali Fuat Kartal, Milli Kütüphane Başkanı Celal Tok, Beyazıt Devlet Kütüphanesi Müdürü Şerafettin Kocaman, kütüphaneciliğe önem verilmemesinden yakınıyor. '

'Binalar modernleştirilmeli'

Prof. Dr. Bülent Yılmaz'a göre yöneticilerinin çoğu kütüphanecilik eğitimi almamış Türkiye'nin AB’ ye uyumu zor. Bir diğer sorunlu süreç ise halk kütüphanelerinin yerel yönetimlere devriyle ilgili. Yılmaz' a göre gerekli yasal düzenlemeler yapılmalı ve genel müdürlük denetleyici, yönlendirici bir merkezi örgüte dönüştürülmeli. Aksi takdirde halk kütüphaneleri yok olabilir. Yılmaz, kütüphanelerle ilgili sorunların kaynağında yatan nedenleri söyle sıralıyor: "Koleksiyonların yenilenmemesi, az ve ilgi çekmeyen süreli yayınların alınması, yöneticilerin yüzde 80'inin kütüphanecilik mezunu olmaması, gençleri internet kafelerden kurtaracak filtreli internet sisteminin kurulmaması."

Türk Kütüphaneciler Derneği Başkanı Ali Fuat Kartal, ise kütüphane binalarından başlamak gerektiği görüsünde: "Kütüphane binası diyebileceğimiz bina sayısı çok az, çoğu yerde bodrum katında, insanların ulaşamayacağı karanlık, izbe yerlerde kütüphaneler var. Binanın merkezi yerlerde olması ve de çekici olması gerekir, insanların bu karanlık ortamlarda gidip kitap okuyacak halleri yok."

Kültür Bakanlığı’na bütçeden az pay verildiğini, dolayısıyla kütüphanelere gelen katkının da az olduğunu hatırlatan Kartal da kütüphanecilik eğitiminin önemini vurguluyor. Çok az kütüphanecilik mezunu olması, onların kütüphaneciliğin önemini kavramasını engelliyor. Ayrıca özlük hakları açısından da kütüphaneciler mağdur durumda. Fuat Kartal, Bülent Yılmaz gibi halk kütüphanelerinin bu haliyle yerel yönetimlere devredilmesine karşı. Kütüphanecilikle ilgili sorunların çözümünde Yılmaz’la ayni görüşleri paylasan Kartal'a göre kütüphane bilincinin ilkokuldan itibaren oluşturulması için bütün okullarda kütüphane açılmalı, kütüphanede çalışmak eğitimin bir parçası haline getirilmeli.

'Yayınevleri de sorumlu'

Türkiye'nin en büyük araştırma kütüphanesi olan Milli Kütüphane Müdürü Celal Tok, Milli Kütüphane'de bile ciddi bir kütüphaneci sıkıntısı olduğunu söylüyor. Milli Kütüphane'de 200 kişinin çalıştığını, çoğunluğunun da geçici isçiler olduğunu anlatan Tok, daha fazla bütçeye ihtiyaçları olduğunu söylüyor. Tok, halk kütüphanelerinin yerel yönetimlere devredilmesinin önemli olduğu görüsünde.

İstanbul’daki en büyük araştırma kütüphanesi Beyazıt Devlet Kütüphanesi Müdürü Şerafettin Kocaman da kadro konusundan sirayetçi. Kütüphanelerinin 20 kişiyle çalıştığını belirten Kocaman'a göre bu sayı en az 100 olmalı. Kocaman, İstanbul’a 10 milyon kitaplı büyük yeni bir kütüphane açılması gerektiği görüsünde. Kocaman'ın bir önerisi de Derleme Kanunu'nun değişmesi. Kocaman'a göre yalnızca matbaacılar değil yayınevleri ve yazarlar da her basılan kitaptan belirli sayıda Derleme Müdürlüğü'ne göndermek zorunda bırakılmalı. Yoksa koleksiyonlar eksik kalır.

AB'nin 20 kat gerisinde

Hacettepe Üniversitesi'nden Prof. Bülent Yılmaz'ın yaptığı araştırmaya göre Avrupa'da ortalama 7 bin 500 kişiye bir halk kütüphanesi düşerken, 1400 halk kütüphanesinin bulunduğu Türkiye'de 50 bin kişiye bir halk kütüphanesi düşüyor. AB'de bir halk kütüphanesinde ortalama 17 bin kitap, Türkiye'de 6 bin kitap bulunuyor. AB'de halk kütüphaneleri için kişi başına yılda ortalama 15 avro, Türkiye'de ise yarim avro harcama yapılıyor. AB'de bir kütüphaneci 6 bin kişiye hizmet verirken, Türkiye'de 260 bin kişiye hizmet veriyor. AB'de nüfusun yüzde 25'i halk kütüphanelerine üye, Türkiye'de ise bu oran yüzde 1. AB'de halk kütüphanesinde çalsan bir kütüphanecinin ücreti ortalama 2 bin avro,Türkiye'de ise 475 avro.

Kitap alımı gittikçe azalıyor

Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü' nün yayımladığı istatistikler AKP'nin kütüphanecilik alanında karnesinin zayıf olduğunu gösteriyor. Kurumun internet sitesinde yayımlanan istatistiklerden halk kütüphanelerine satın alınan kitap miktarlarına bakıldığında 1998'den itibaren tutarlı bir düşüş göze çarpıyor. İstatistikler satın alınan kitaplarda 1985'e kadar uzanıyor. satın alınan kitaplara bakıldığında 1989'dan beri en kötü rakamlar AKP hükümeti döneminden. Örneğin 1990'da 224 bin 28, 1992'de 471 bin 955, 1999'da 201 bin 263 kitap satın alınırken bu rakamlar 2000'de 103 bin 194'e, 2001'de 107 bin 797'ye, 2002'de 87 bin 791'e, 2003'te 67 bin 624'e 2004'te ise 71 bin 21'e düşmüş. Ciltlenen kitaplarda ise istatistiklerin başladığı 1974'ten beri en kötü rakamlar yine AKP hükümeti dönemine ait. 1995'e kadar rakam yüz binlerde seyrederken 2004'te 11 bin 490'a düşmüş.